İtikat çerçevesinde tamamile temizlenen ben, amel sahasında tamamile mahrum bulunuyordum. Benim, işkembe-den daha mülevves şahsiyetimi tedrici bir nüfuzla yıkayan mürşidim, bir gün, eşiğinde bulunduğumuz Şaban ayının 15 inden itibaren namaza başlamamı emretti. Zevk ve aşkla söz verdim ve başladım. Fakat arada bir nefsimle ruhum arasındaki mücadele o kadar çetindi ki, günlerce ve gözyaşlarile namaz içinde yuğrulduğum devrelerin arasında, günlerce namazdan ayrıldığım zamanlar da oluyordu. Her temizliğin arkasından kirleniyor, kirleniyor, kire batıyor, sonra o yüksek zatın pâk huzuruna gidip bir anda içimi aydınlıkla dolduruyor, yine zulmete batıyor, yine zulmetten çıkıyor ve böylece yuvarlanıp gidiyordum. Yalınız, ruhuma yerleştirilen itikat hisarının üzerindeki bir kum tanesine bile sarsıntı gelmediğini görüyordum.
Üzerimdeki esrarlı nazar, muhkem ve emindi.