"Hayatın olumsuzluklarıyla mücadele ederken veya güzelliklerini yaşarken elde edilen deneyimi, hazzı, sevinci ya da üzüntüyü paylaşmak insan olmanın ortak paydasıdır."
Sayfa 39·Kitabı okuyor
Alıntı
“Mücadele ederken yorulduğunda ara verdiğinde içtiğin bir bardak su bile sana dünyanın en güzel şeyiymiş gibi gelebiliyor. İnsan mücadeleden korkar ve konforlu alanından çıkmak istemez ama mücadele onu gerçek anlamı ile yaşatan şeydir.”
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Arthur Ashe ve "Neden Ben?"
Arthur Ashe, Wimbledon tenis dünyasının ilk siyahi şampiyonudur. Hayatının bir döneminde, bir kan nakli sırasında maalesef HIV virüsü kapar. AIDS hastalığıyla mücadele ederken dünyanın her yerinden hayranlarından mektuplar alır. Bu mektuplardan birinde bir hayranı ona şöyle sorar: "Tanrı böylesine kötü bir hastalık için neden seni seçti? Ne büyük bir talihsizlik..." Arthur Ashe, bu soruya ders niteliğinde bir cevap verir: "Dünyada 50 milyon çocuk tenis oynamaya başlar. 5 milyon tenis oynamayı öğrenir. 500 bini profesyonel tenisçi olur, 50 bini yarışmalara girer, 5 bini büyük turnuvalara erişir, 50’si Wimbledon’a kadar gelir, 4’ü yarı finale, 2’si finale kalır. Elimde şampiyonluk kupasını tutarken Tanrı’ya 'Neden ben?' diye hiç sormadım. Şimdi sancı çekerken, ona nasıl 'Niye ben?' diye sorabilirim ki? Mutluluk insanı tatlı yapar. Başarı ışıltılı. Zorluklar güçlü. Hüzün insanı insan yapar. Yenilgi mütevazı... Tanrı’ya asla ‘Neden ben?’ diye sormayın. Ne olacaksa zaten olur..."
Sayfa 47·Kitabı okudu
Alıntı
Anlamlı bir yaşam uğruna mücadele ederken bazen işin öznesini, yani yaşamın kendisini araçsallaltırıyoruz. Mutlu olmayı ya unutuyoruz ya da mutluluğu anlamlı bir hayatın "büyüsünü, kutsiyetini" bozacak olan gamsızlık olarak düşünüp olabildiğince uzak durmaya çalışıyoruz. Kronik mutsuzluklarımıza umarsızca çözüm arayıp duruyoruz sonra. Anlam ile mutluluğun bağını koparıp çırpına çırpına boğuluyoruz bunalımlarımızda."
Sayfa 128·Kitabı okudu
Alıntı
İnsan mutsuzluğuyla mücadele ederken güçlenir... Ve mutsuzlukla baş etmeyi öğrendiğimizde mutluluk kendiliğinden var olur, bizi hazırlıksız yakalar.
Sayfa 169·Kitabı okudu
Psikoloji
Bir Yazar Bir Kitap
KELİME DEFTERİ * Diğer yandan her yazarın belli kelimeler etrafında döndüğünü biliyordum. Öyle ki o kelimelerin bir araya getirilerek yorumlanması yazarın ilgilerini, ısrarlarını, meselelerini kısacası temel izleğini (personel mitini) ortaya çıkarabilirdi. Yazar o kelimelerden ibaret tek cümleye indirgenebilirdi. 13 * İşte benim Kelime Defteri’m: Aşk: Ezelden beri aşk olduğu için kelimelerin en başına yazıldı. Ezel Tanışıklığı: Aşkın tanımı. Bezm-i cânda Galib’in payına düşen kâle-i kâm. İhanet: Ezeli aşk üçgeni. Akıl ve Kalp: Aklıma yaslansam kalbim, kalbime yaslansam aklım yarı yolda bırakıyor. Acı: Kendimiz için çekersek bizi bencilleştirir. Kendi acımızda bütün evrenin acısını tecrübe edersek olgunlaşırız. Acıdan acıya fark var. Empati: İnsan olmanın ilk şartı. İnsan kendini başkasının, dahası kurdun kuşun, börtü böceğin, kırık dalın yerine koyabiliyorsa insandır. Hayvanlar: Sevmiyorsan da yaşama hakkına saygı göster. Yusuf’u yemeyen kurttan muhacir Masala, akıbeti meçhul karacalara. Yazdıklarımda hep varlar. İnsaniyet: Her türlü davanın üstünde. Ve ben artık insanlardan insaniyete sığmıyorum. Sahici: Düz cümleler kurmaya heves edişimin hem sonucu hem sebebi. Siyaset: Tek masumun acı çektiği yerde bütün geçerliğini yitirir. Savaş: Niye ki? Şefkat: Bütün duyguların üstünde duruyor, hâlâ. Zaman: Her şey her an yeniden yaşanıyor. An: Her şey anın içinde donmuş duruyor. Ölüm: Ölüm sonrasında bir hayat olduğundan, orada tekrar buluşup konuşacağımızdan kalemimin şu an elimde durduğundan emin olduğum kadar eminim. Kadim: Ne güzel kelime. Evrensel: Kadim ile birlikte. Perde: Bu perdenin arkasında ne var ki ömrünü onun önünde muztarib bir ruh gibi dolaşmakla geçiriyorsun? Hepimiz bu taraftayız. Arkada ne var? Gölge: Sen bana gölge ben sana gölge. Rabb’in nazarında sen gölge
TİMAŞ