Philipp Mainländer
İnsanın egoizmi kendisini sadece bir kendini koruma güdüsü olarak değil, aynı zamanda bir mutluluk güdüsü olarak da gösterir; yani insan, karakterine uygun olarak sadece hayatta kalmayı istemez, hayatın her anında arzularının, eğilimlerinin, özlemlerinin tam anlamıyla tatmin edilmesini de ister ki en yüksek mutluluğunu da buraya yerleştirir. Arzu - anında tatmin - yeni arzu - anında tatmin; doğal egoizmin istediği şekliyle bir hayat zincirinin halkaları bunlardır. Özlemden keyfe doğru durmaksızın yuvarlanıp giden böyle bir hayata hiçbir yerde rastlanmaz ve bu pratik olarak imkansızdır. Hiçbir idea tamamen bağımsız ve özerk değildir; ister bir kimyasal kuvvet isterse bir insan olsun, şüphesiz amansız bir şekilde etkisini gösterir ve kendi bireyselliğini dayatmak ister; fakat dünyanın geri kalanı da aynı amansızlıkla o ideaya etki eder ve onu kısıtlar. Bu etkilerin büyük bir kısmını ortadan kaldırıp sadece insanın insan üzerinde kurduğu etkilerle baş başa kalsak bile, o en çetin mücadelenin tablosunu çoktan elde etmiş oluruz; bu mücadelenin sonucu ise yüz arzudan sadece birinin tatmin edilmesidir ve bu tatmin edilen arzu da neredeyse her zaman tatmini en az istenen arzudur. Çünkü her insan kendi özel özleminin tam anlamıyla tatmin edilmesini ister ve bu tatmin edilme durumuna karşı çıkıldığı için onun uğrunda mücadele etmek zorundadır; bu nedenle, bireyin milyonlar üzerinde sınırsız bir otoriteye sahip olduğu durumlarda bile, yerine getirilmiş arzuların pürüzsüz bir ardıllığından oluşan hiçbir hayat akışına asla rastlanmaz. Zira tam da bu konumda, hatta bireyin bizzat kendisinde, istencin her seferinde çarpıp tatmin edilmeden kendi üzerine geri dönmek zorunda kaldığı sarsılmaz kısıtlamalar yatar.
Felsefe
Güzel, her türlü bağımlılık ve zorlama biçiminin kaybolduğu bir karşı koyuştur. Kendine yeten saf bir amaç olarak güzel herhangi harici bir belirlenimden özgürdür. Böyle harici bir belirlenimde, güzel "harici amaçlara faydalı bir uygulama aracı olarak hizmet eder ve işlenmesine karşı özgür olmadan mücadele eder ya da yabancı amaçları kendisi olarak kabul etmek zorunda kalır."
Sayfa 64·Kitabı okuyor
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İçerideki mücadele
Yeni sosyalist hükümet, yani işçi ve köylü hükümeti, şimdi tamamen çökmüş durumdaki ulusal ekonomiyi, maliyeyi ve sanayiyi yeniden tesis etmek için güçlü tedbirler alıyor. Ne var ki, "ayaktakımı" hükümetine kin ve öfkeyle bakan, yeni yaratım çalışmalarını kösteklemek için elinden geleni yapan burjuvazi olmasa daha da fazlası başarılabilirdi. Bunun bir örneği, tüm bakanlıklar, devlet kurumları ve hatta okul ve hastanelerdeki devlet memurlarının ayan beyan gerçekleştirdiği "sabotaj"lardır. Öğretmenler, doktorlar, gazeteciler ve eğitimli sınıfın tamamı işçilere, yani sosyalist devlete karşıydı. Bir halk komiseri göreve başlar başlamaz, tüm devlet memurları deneyimli grevciler gibi hemen çalışmayı durduruyor, bakanlıkları ve diğer kurumları boş bırakıyordu. Eğitim ve sağlık personelinin grevleri sonucunda birçok okul ve hastane kapanmak zorunda kaldı.
Sayfa 71 - Yordam Kitap, Birinci Basım, Ağustos 2023
zira tam da mutluluk için çabalayıp mücadele etmek, büyük talihsizlikleri kendine çeker fakat bu da akıllıca ve tavsiye edilebilir bir durumdur çünkü çok mutsuz olmak aslında çok kolaydır; oysa çok mutlu olmak sadece zor değil aynı zamanda imkânsızdır da.
Sayfa 45 - can yayınları
Alıntı
"Neticede hayat karşımıza ne çıkarırsa çıkarsın vazgeçmek de bizim kararımız olacaktır, mücadele etmek de. Yani kaderimizi asıl belirleyecek olan tercihlerimizdir."
Çok mutsuz olmamanın en güvenli yolu çok mutlu olmayı istememek, yani zevk, mülk, paye, onur vb. talepleri ölçülü bir düzeye indirmektir. Zira tam da mutluluk için çabalayıp mücadele etmek, büyük talihsizlikleri kendine çeker. Pozitif mutluluk bir kuruntudur, oysa acı gerçektir.
Sayfa 45·Kitabı okudu
Hayata Dair