(……)
“Ölmek
Bir sanat, tıpkı öbür şeyler gibi
Ben son derece iyi yapıyorum bunu.
Öyle iyi yapıyorum ki
Cehennemi yaşıyor
Öylesine iyi ki
Gerçeklik duygusuna kapılıyor
Sanırım usta diyebilirsiniz bana
Marifet değil bunu yapmak
Bir hücredeyseniz
Marifet değil yapıp çekilmek
Dramatik olan güpegündüz
Memnuniyetle, aynı yere, aynı yüze
Aynı inceliksiz çığlığa dönmek
“Bir mucize!”
Beni kendimden geçiren
Bir bedeli var
Yaralarıma bakmanın
Kalbimin sesini duymanın
Gerçekten çarpıyor kalbim
Bir bedeli var, çok büyük bir bedel
Tek bir sözümü duymanın, dokunuşun
Ya da bir damla kanımın …”
Tanrım yeniden dirilişin tohumlarını Saçmamız için fırsat ver Kötülük ilkesini zayıflat Direnişini kır yoğunluğunu seyrelt Doğrulukla doldur doğumumuzu Peygamberin zamanından bir... Zaman düşür üstümüze Hakikat içimizde göğersin Yeniden o gümüş sükûnet gelsin İkindilerimizin saatine..
Yaşamın sorunlu tarafı buydu işte; size peş peşe verdiği her gün kıymeti bilinmesi gereken birer mucizeyken süreklilik yüzünden mucizeler gözden kaçıyordu