Akif'in birçok anekdota konu olduğu üzere hukuku olan insanlara ve dostlarına karşı riayeti, mutlak bağlılığı, hürmet ve muhabbeti, yakınlığı onun ahlâkî şahsiyetinin ayrılmaz bir parçasıdır. Mithat Cemal'in ifadeleriyle "Akif dostuna kendi kuvvetini verir sonra ona tabi olurdu. Dostluğu da bir parça dinlere benzer. (...) Dostunu tenkit edemezdiniz; ederseniz Akif sizi de susturan bir sükutla susardı. Yahut fena bir edebiyata benzeyen mübalağalı medihlerle dostunu müdafaa ederdi; dostunun aleyhinde söylediğiniz şeylere inanmaktan kendi de korkuyor gibi bir mübalağa ile... "¹⁹³.
Sayfa 144 - İstanbul Zaim Üniversitesi Yayınları / ¹⁹³ Midhat Cemal, age, s. 410-11.