Hakim et Tirmizi & Kalbin Anlamı
"Dikkat ediniz! Kula kalbiyle iman etmek emredilmiştir. Kalp, Allah'tan sakınmanın, dinginlik duygusunun, Allah korkusuyla titremenin, Allah'a yönelmenin, yumuşamanın, itminanın, huşunun, arınmanın ve temizlenmenin yeridir."
Tirmizi kalbi öyle bir perspektiften ele alıyor ki her satırda şaşırıyor, hayran oluyor ve kalbin manevi katmanları hakkında bilgi sahibi oluyorsunuz. Bu bilmekte, bir noktada sadece bir et ve kan parçası olarak madden gözüken kalbin, manevi boyutunuda idrak etmemize vesile oluyor.
"Bilmelisin ki kalp, insanın içinin ve derununun bütün derecelerini kendinde toplayan genel bir addır. İnsanın içinde, bir kısmı kalbin dışında, bir kısmı kalbin içinde bulunan birtakım yerler vardır."
Tirmizi kalbin katmanlarını şu kavramlarla izah ediyor: kalp, göz, ev, harem, kandil ve ceviz. Bu kısmı benim izah etmem güç okuduğunuzda kavramanız bile zaman alabiliyor.
"Kalp ve sadr: Görme ve körlük kalbin eylemidir"
"Hz. Peygamber şöyle buyurur: Takva buradadır. Bunu derken eliyle kalbini göstermiştir"
"Nice Allah'tan uzak kafir vardır ki kendisine iman etmek nasip edilir. Nice Allah'a yakın mümin vardır ki onu Rabbi başarısızlığa uğratır ve böylece bedbaht birisi olarak ölür!"
Bu satırlar bana Ramazan içinde düşündüğüm bir hakikati yeniden tefekkür ettirdi. Bazen birini görüp işte onun imanı ve yaşantısı hakkında izlenimlerimle birlikte onu cehennemlik olarak tanımlayabiliyorum. Bu hadsizliğimi düşündüm ve dedim ki farzet öldün gittin Huzurdasın. Ve o cehennemlik olduğuna kanaat ettiğin kişi cennete doğru yol alıyor sen ise Allah muhafaza hesabını veremeyip cehenneme sürülüyorsun. Gözlerimden yaşlar süzüldü. Bir söz verdim kendime, bundan böyle sui zan değil tamamen hüsnü zan üzere olmaya gayret etmek için. Rabbim bu