Mustafa Ateş

Karlı dağlardan kopup gelen rüzgâr uzun süre evin her yanında uğulduyor. Gürültü artıyor, yükseliyor, rüzgâr sanki tüm evi, hepimizi sürükleyip hiçliğe götürme, kanyonu bir zamanlar olduğu gibi bırakma umuduyla saldırıyor, ama ev yerinde kalıyor ve rüzgâr yeniden diniyor, yeniliyor.
Sayfa 178 - Ayrıntı·Kitabı okudu
Edebiyat
“Kafa huzuru aslında hiç de yüzeysel bir şey değildir” diye söze başlıyorum. “Her şeyin başı budur.”
Sayfa 170 - Ayrıntı·Kitabı okudu
Edebiyat
Yolculuk etmek bazen, varmaktan daha iyidir.
Sayfa 122 - Ayrıntı·Kitabı okudu
Edebiyat
Bütün bunlar nasıl da yeni. Bize bir yağmur nasıl da gerekliydi.
Sayfa 96 - Ayrıntı·Kitabı okudu
Edebiyat
Kişilik çıkarılınca ne kalır geriye? Kemikler ve etler. Birtakım yasal veriler toplamı belki, ama kesinlikle kişi değil. Kemikler, etler ve yasal veriler kişiliğin giydiği elbiselerdir, bunun tersi ise doğru değildir.
Sayfa 93 - Ayrıntı·Kitabı okudu
Edebiyat