Son yıllarda internette masum arkadaşlıklar şeklinde başlayan, ancak sonu fiziksel aldatmaya ve ailelerin dağılmasına varan ilişkilerin bir hayli yaygınlaştığını görüyoruz. İnternetteki sohbet ortamları, evlilikte iki önemli psikolojik ihtiyaç olan beğenilme ve sevilme ihtiyacı karşılanmayan kadın ya da erkeğin sığınacağı limanlardan biri haline geldi. Chat arkadaşlığının neden cazip olduğunu gösteren güzel bir örnek var: Ürdün’de boşanan bir çift, farkında olmadan internette chatleşmeye başlıyor ve sanal ortamdaki ilişkileri ilerleyince birbirlerine uygun kişiler olduklarını düşünüp yüz yüze görüşmeye karar veriyor. Tabii buluştuklarında şaşırıp kalıyorlar. Bu örnekte de görüldüğü gibi, birbirlerini daha önceden çok iyi tanıyan kişiler bile, chat odalarında gerçek yüzlerini gizleyip kendilerini farklı biri olarak tanıtabiliyorlar.
Terapideki dördüncü yılının başında bir rüyadan bahsetti. “Dün gece bir rüya gördüm” dedi. “Başka bir gezegendeydim. Halkım uzaylı bir ırkla savaş halindeydi. Uzun bir süre savaşı kimin kazanacağı belli değildi. Ama ben hem saldırı hem savunma amacıyla kullanılacak harika bir makine geliştirmiştim. Çok büyük ve karışıktı.
Pek çok farklı silah sistemine sahipti. Suyun altında torpido atabiliyor,
çok uzak mesafelere roket gönderebiliyor, kimyasal silahlar kullanabiliyor ve başka pek çok şey yapabiliyordu. Makinem sayesinde savaşı kazanabileceğimizi biliyorduk. Makinenin yapımını bitirmiştim, son ayarlarını yaparken içeri bir adam girdi. Bir uzaylıydı. Düşman ırktan biri. Makinemi imha etmek için geldiğini biliyordum. Ama korkmadım. Kendime güveniyordum. Çok vaktim vardı. Onunla sevişebilir ve daha sonra o makineye henüz ulaşamadan ondan kurtulabilirdim. Laboratuarımın bir köşesinde bir divan vardı.
Divana uzanıp sevişmeye başladık. Aniden divandan fırladı ve makineye doğru koşmaya başladı. Makineye ulaşıp uzaylıyı öldürecek olan savunma sistemini aktif hale getirdim. Ama makine çalışmadı.
Daha önce test edecek fırsatım olmamıştı. Çılgınca düğmelere bastım,
kolları aşağı yukarı kaldırdım. Uyandığımda benim mi uzaylının mı başarılı olacağı belli değildi.” Bu rüyayı yorumladığımda Charlene çok sinirlendi.“Uyandığında ne hissettin?” diye sordum.
“Kızgınlık. Kızgındım.” “En çok neye kızgındın?” “Adamın beni kandırmasına. Benimle sevişmek ister gibiydi. Beni önemsediğini sandım. Ama aniden makineme saldırdı. Beni önemsiyormuş gibi davranıyordu ama başından beri makinenin peşindeydi. Beni kandırdı. Beni kullandı.” “Ama sen de onu kullanıyor ve aldatıyordun.” “Ne demek istiyorsun?” “Daha baştan makinenin peşinde olduğunu biliyordun. O halde niye bu kadar bozuldun? Onu yatağa