8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2026 00:00
Kitabı hayatımın zor bir döneminde, babamın hastaneye yatışından bir süre sonra okudum. Herhangi basit bir şeyi düşünmenin bile acı verdiği zamanlardı. Böyle zamanlarda hep kitaplara sığınırdım. Bu kez elimde bu kitap vardı. İyi kitaplar zaten başlı başına iyileştiricilerdir. Bu kitap, adında da bu vaatte bulunuyor. Laurence Devillairs; aşk, dostluk, ölüm, hastalık, bağımlılık, güzellik, çirkinlik ve mutluluk gibi herkesin karşılaşabildiği 41 soruna filozofların gözünden bakarak felsefenin yalnızca düşünmek için değil, yaşamak için de gerekli olduğunu savunuyor. Devillairs, okuru ağır teorilere boğmak yerine, felsefeyi bir tür zihinsel ilk yardım çantası gibi kullanıyor. Bu nedenle felsefeye yeni başlayanlar için oldukça davetkâr bir eser. Hayatı Felsefeyle İyileştirmek, “Felsefe hayatıma gerçekten ne katabilir?” sorusunu soranlar için akıcı, düşündürücü ve pratik bir kitap. Bazen bir filozofun yüzyıllar önce sorduğu soru, bugün karşılaştığımız bir çıkmazı aydınlatabiliyor. Benim o günlerde yaşadığım aydınlanma veya nefes alışım gibi.
Hayatı Felsefeyle İyileştirmekLaurence Devillairs · Fol Kitap · 202513 okunma
7/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 00:00
Milarepa, ilk bakışta sade bir hikâye gibi görünse de, ne okuyorum ben dedirtse de okudukça insanın içine işleyen, düşündüren bir roman. Eric-Emmanuel Schmitt “Görünmezin Döngüsü” serisinin ilk kitabı olan bu eserinde bir karakterin geçmiş yaşamına yolculuğunu anlatıyor gibi görünse de daha çok insanın kendini tanıma, hatalarıyla yüzleşme ve iç huzuru arama çabasını ele alıyor bence. Rüyalarında geçmişe giden ve amcasının yani milarepanın düşmanlarıyla yüzleşen Simon’un yaşadığı dönüşüm, zaman zaman kendi hayatımızı ve seçimlerimizi sorgulamamıza neden oluyor. Özellikle mutluluk, özgürlük ve anlam arayışı üzerine yapılan göndermeler oldukça etkileyiciydi. Kitabın dili oldukça akıcı bu sebeple kısa sürede bitiyor. Bazı bölümlerde anlatımın fazla sembolik olması nedeniyle yavaşladığımı hissettim doğrusu fakat kitabın vermek istediği mesaj bana göre güçlü bir mesaj olduğu için bu sembolik anlatıma şaşırmadım. Böyle güçlü bir mesaj için o sembollere ihtiyaç var. Kendini geliştirme kitaplarından farklı olarak öğüt vermekten çok düşündüren, insanın iç dünyasına küçük bir yolculuk yapmasını sağlayan bir eser. Hayatın telaşı içinde durup kendine dönmek isteyen okurlara rahatlıkla tavsiye edebilirim. Çok beğendim diyemem ama okumaya değer bir kitap olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Şimdiden iyi okumalar dilerim.
1000Kitap
MilarepaEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 2026317 okunma
Ütopya maskesi takan distopya
9/10
·40 syf.··
Beğendi
·
2026 71. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 16:42
Bir kasaba düşünün; çocuğundan yaşlısına, erkeğinden kadınına, içinde ne kadar insan barındırıyorsa herkes mutlu. Geçim derdi, eğitim, yaşama sancısı gibi olgular yok. Savaş yok, herkes barış içinde.
Omelas'ı Bırakıp GidenlerUrsula K. Le Guin · İnka Kitap · 2026253 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 2. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 22:12
Cesur Yeni Dünya • Romanda insanlar laboratuvarlarda üretilir, doğmadan önce hangi sınıfa ait olacakları belirlenir ve çocukluktan itibaren koşullandırılırlar. Kimse aç değildir, savaş yoktur, büyük çatışmalar yoktur. Ancak bunun karşılığında aşk, aile, bireysellik ve gerçek seçim özgürlüğü de yok edilmiştir. • Kitabın en çarpıcı yanı, insanların baskıyla değil, haz yoluyla kontrol edilmesidir. Sürekli eğlence, tüketim ve “soma” adlı uyuşturucu sayesinde insanlar mutsuzluk hissetmezler. •Kitap bugün yazılmış gibi hissettiriyor. Sürekli eğlence, sosyal medya, tüketim kültürü ve insanların rahatsız edici gerçeklerden kaçma eğilimi düşünüldüğünde, Huxley’nin bazı öngörüleri şaşırtıcı derecede güncel görünüyor. Romanın vermek istediği mesaj, “mutluluk” adına insanlığın temel özelliklerinden vazgeçmenin tehlikeli olabileceği. •Kitapta kahramanlar sadece fikirleri sunmak için organize edilmiş gibiler. Kitap fikri romanı niteliğinde. 1984 romaninda karakterler daha güçlü ve daha çarpıcı hissettirmişti. Bu romanda içselleştirme duygusuna çok giremedim. Yazar biraz okuyucu ile arasına mesafe koyuyor. Ütopya okumayı çok severim, yıllar önce yazılmış ve ön görünen düşünceleri şu an yaşıyor olmak daha çarpıcı. • Favorim hala 1984:)
Edebiyat
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,1bin okunma
9/10
·160 syf.··
2021 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2021 19:55
Kitap tam anlamıyla bir klasik. Gülriz Sururi’nin dediği gibi bu ilk Türk müzikali ve o kadar ihtişamlı o kadar iyi ve o kadar bizden ki. Kesinlkle herkes okumalı. Haldun Taner külliyatına bu müthiş eserle devam etmekten mutluluk duyuyorum. Şimdi de sırada kısa öyküleri var.
Keşanlı Ali DestanıHaldun Taner · Yapı Kredi Yayınları · 20152,494 okunma
8/10
·238 syf.··
2026 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 16:40
Puslu Kıtalar Atlası, okuru daha ilk sayfalardan itibaren gerçekle hayalin iç içe geçtiği büyülü bir dünyanın içine çekiyor. İhsan Oktay Anar, tarihi İstanbul'u yalnızca bir mekân olarak
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,5bin okunma