‘Sıradan bir insan olmayı dilerdi. Bir işi olsun, kendi evi, kendi hayatı, kendi sorumlulukları, kendi aşkı…Hepsi ulaşılamaz gökyüzünün ucunda savrulup giden hayallerdi.’
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bazen sahte bir kayıtsızlıkla onu cezalandırmaya heves ediyor, ama aradan birkaç gün geçtikten sonra yenilgiyi kabul ediyordum, çünkü onu görmezden geldiğim zamanlarda çok daha huzurlu ve mutlu görünüyordu.
Balzac'ın bir kahramanı dünyayı boyunduruk altına almak ister, Dostoyevski'nin kahramanı ise onu alt etmek. Her ikisinde de günlük yaşamın üstüne çıkma gayreti, sonsuzluğa doğru bir yönelim vardır. Dickens insanlarının hepsi mütevazıdır. Tanrım, ne istiyor bunlar? Yılda 100 pound, sevimli bir eş, bir düzine çocuk, dostlar için donatılmış güzel bir masa, Londra civarında, penceresi yeşil bir manzaraya bakan, küçük bir bahçe içinde bir kır evi ve bir avuç mutluluk. Onların ideali sıradan bir burjuva idealidir: Dickens'ta bununla yetinmek zorunludur.
Sayfa 59 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyacak
“Kendinize fazla önem veriyorsunuz. İnsanların, işlerini güçlerini bırakıp sizinle, yalnız sizinle ilgili olduklarını sanıyorsunuz. Bu bir hastalıktır.”