Biz de ufacık bir makam, havasından geçilmez hale getirir insanları.
......
Dünyanın bir çok ülkesinde kıdem arttıkça insanların mütevaziliği artar, geri kalmış ülkelerde havasından yanına giremezsin.
Hayatımızı sorguladığımız, elimizdekilerin değerini ve çok şanslı olduğumuzu anladığımız bir gündü. Bizler sizlere yurtseverlik, hoşgörü, girişimcilik, iş kalitesi ve dürüstlükten söz ederken sizden samimiyet ve mahcubiyeti öğrendik. Samimiyeti, sevgiyi, konuşmadan çok şey anlatılabileceğini, gözlerin çok şey anlattığını öğrendiğiniz bir gündü. Bugün bir şey daha öğretti bize, bu dünyada hala çok iyi insanlar var ve bu dünya onların sayesinde dönüyor.
Hiç yanımızdan ayıramadığımız çocuklarımız ve kardeşlerimiz var bizim; tırnağına taş değse yüreğimizin parçalandığı çocuklar. Gece üstü açıldığında üstünü örtmek için uyuyamadığımız çocuklarımız, kardeşlerimiz var bizim. Bir an yanımızdan ayırmadığımız çocuklarımız. Hafif ateşi çıktığında hastane hastane dolaştırdığımız çocuklarımız, kardeşlerimiz var. Bu köylerdeki çocukların ise okuyabilmek için orta okula gitmek için on yaşında ailelerinden ayrılıp yatılı okula gitmeleri lazım. 14 yaşında yatılı okula gittiğim için en iyi anlayan insanlardan biriyimdir. Hastane yok köylerde. Kuş vakti çocuk hastalansa hastaneye gidemiyorlar çünkü yollar kapalı. Yollar açık olsa bile en kısa sürede hastaneye gitmeleri için 2,5 saat yol gitmeleri gerekiyor; tabii araç bulabilirlerse.
Her öğretmenin, her öğrencinin ve her anne-baba(velinin) okuması gereken bir kitap. Zaman zaman gözyaşlarımı tutamadığım gerçek hikayeler, ne zor şartlar altında yol gösterilen gencecik yürekler... Umudumuzu yitirmeden “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller” yetiştirmeye devam edeceğiz.
İyi ki öğretmen olmuşum dedirtti Ahmet Şerif hocam.
Yüreğinize, emeğinize sağlık hocam Masallarda Bir Peri Çıkar Karşınıza Gerçek Hayatta ÖğretmenAhmet Şerif İzgören