Öncelikle kitabın okurken bende bıraktığı his ve düşüncelere değinmek istiyorum. Yaşar Ağabeyden ilk defa bir efsane okudum ve açıkçası okurken efsaneden ziyade roman okuyormuşum gibi hissettim. Kendine has üslubu ile efsaneyi sanki romanlaştırarak içerisinde eritmiş. İçerisinde türküler, deyişler, halk söylenceleri, müthiş betimlemeler, masalsı anlatımları, seslenişleri okurken çok keyifliydi elimden bırakmak istemedim. Dili gayet anlaşılır, herkese hitap edecek düzeyde ancak bazen Çukurova'ya ait söylencelerin olması zorlayabilir ama ben Çukurovalı biri olarak anlamakta pek güçlük yaşamadım aksine doyum yaşattı ve bir kere daha hayran kaldım kendisine.
Kitabın içerisinde "Köroğlu, Karacaoğlan ve Alageyik" efsaneleri bulunuyor. Her efsane kendi içerisinde belirli konulara odaklanmış. Kahramanlık, aşk ve tutkunun getirdiği bedellerin kahramanlar üzerindeki etkisine değiniyor. Beni sırasıyla en çok etkileyen: Alageyik, Karacaoğlan ve Köroğlu oldu. Karacaoğlan ve Köroğlu'na okuldaki derslerden kulak aşinalığım vardı ama Alageyiğin efsanesini bilmiyordum. Okuma yaparken kendimce merak ettiğim bazı şeyler oldu efsaneleri okuma sonrası araştırma ihtiyacı duydum. Özellikle mitolojik ögeleri araştırmak ve bilgilenmek açısından çok iyi oldu. Kullandığım makaleleri de ekleyeceğim (Yaşar Kemal’in Köroğlu Destanı Üzerine Bir İnceleme, Akademik Tarih ve Düşünce Dergisi İlkbahar 2018, 5(14), ss.377-406) ve (Geyik Avı İle İlgili İnanışlar: Alageyik ve Geyikler Lanetler Örneği- Siirt Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Cilt 10, Sayı 2, Aralık 2022).
1) Köroğlu efsanesi: Dünyada at yetiştiriciliği ile nam salmış bir seyistir Koca Yusuf. Peki bu nam salma nereden geliyor? Babasından elbette. Babası Bolu Beyi'ne yıllarca at yetiştirmiş, at yetiştiriciliği ile tanınır. Öyle