“Sarışın hanımın yaşından bahsetmedik. Çünkü bilmiyoruz. Dişlerini tarif etmedik. Çünkü görmedik. Fakat tahminimizce nazenin, olsa olsa yirmi yaşını henüz tamamlamış olmalı. Dişler de elbette iki dizi incidir!”
“Ev içlerine hapsedilmiş, öfkeli modern-laik sınıfın varlığını da kısa sürede keşfettim. Malatyalı Murat, beni herkesin alkollü içkiler içtiği, kadınlı erkekli davetlere götürdü. Bu evlerde kadınların başı açıktı. İçkiler evde yapılmıştı. Tahranda laiklik belli ki nicedir Türkiye’de olduğunun aksine, ordunun desteğiyle de olsa varolan ve telaşla korunması gereken değil, hiç var olmayan bir şeydi ve bu onu daha temel bir ihtiyaç yapıyordu. “
Tehlikeli oyunlar, albayım: Salonda At Yarışları. Bilge Bilge. Sonunda ‘I found my love you’ albayım. Sevmeden olmuyor. Bilge Bilge. Düşünelim düşünelim.
Banliyödeki o küçük apartman binasının sakinleri olan bizler sabırsızlıkla senin taşınmanı beklemeye başlamıştık. (Çünkü daracık hayatlar yaşayanlar, kapılarının önünde boy gösteren yeniliğe karşı daima merak duyarlar.)