9/10
·109 syf.··
2025 57. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2025 12:23
Sakar ... Okurken kalbimin ritmini unutturan nadir kitaplardan biri oldu. Alexandre Seurat , bir çocuğun dünyasında yankılanan şiddeti öyle sessiz bir dille anlatıyor ki, sessizlik bile çığlık gibi geliyor insana. Her sakar deyişinde bir darbe, her susuşta bir yara gizli. En korkuncuysa bu hikayenin sadece bir kitapta kalmıyor oluşu. O küçük kızın yaşadığı çaresizlik, bir çocuğun gözlerinden dünyayı görmenin ne kadar yakıcı olabileceğini gösteriyor. Ve evet, öğretmenler.. Bir bakışları, bir cümleleri, bir fark edişleri bir hayatın yönünü değiştirebiliyor. Çocukların kalbine dikkatle bakan, gözlerinden acıyı okuyabilen tüm öğretmenlere derin bir teşekkür borçluyuz. Kitap bittiğinde bir süre hiçbir şeye odaklanamadım. Ne ışığa, ne sese, ne de insana. Çünkü Sakar, gerçeğin soğuk aynasında bir utanç lekesi. Ve o sakar değildi, biz düşürdük..
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,7bin okunma
Puan vermedi·95 syf.··
2020 92. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2020 00:00
Herkese selamlar . @birkutukitapcom 'un Mayıs ayından çıkan bir öykü kitabı ile geldim "Doğum Lekesi". Genç yazar @elifhumeyra.aydin 'ın kaleminden çıkmış bir eser. Yazırın hayatına bakmadan öykülerde psikoloji okuduğunu anlıyorsunuz. Satırlarında bunu size belli ediyor. Kitap 9 öyküden oluşuyor ve her öykünün de başkahramanlar kadın. Yaşadıkları, hissetlikleri kendi iç dünyalarındaki yaşadıklarını yazar çok iyi aktarmış. İç sesleri kendi seslerinden daha yüksek çıkan kendilerini kendilerinden başka duyanın olmadığı hikayeler. Yazarın ilk hikaye kitabı ve dilinin akıcılığını beğendim. Öykülerin bir sonları yok. Yazar burada bize de bir pencere açmış. Göz çukuru ve Uluma öykülerini çok beğendim. Kitap ayrıca Sait Faik Hikaye Armağanı Adayıydı ama malesef ödülü kazananadı... -Hesaplamaktan gerçekleştirmeye zaman bulamıyorsun. Bir kere olsun cesur davran. -Öyle ya, sebep ile başlangıç kardeştir biraz. -Her şeye çabucak alışmak kalp katılığından gelir... -"Bayan, bir problem mi var?" ... Var amca, ipimi zorluyorum desem anlar mı peki? *************************************** Elif Hümeyra Aydın, ilk kitabı Doğum Lekesi’yle öykücülüğümüze taptaze bir soluk getiriyor. “Şimdi bir yıkım mevsimi gelse, her şeyin bedelini bir çırpıda ödetecek denli sert bir kış. Sonrasında eve gidip koca bir nar patlatsak, bir duvar tümden kan kesse. Bir önceki o küçük silik erik lekeleri gibi değil, insana bir cinayeti anımsatacak lekeler bıraksa. Yere düşen taneleri yerken bizi bu yıkıma götüren sebepleri düşünsek.” .#kitaplarınmüptelasıyız
Hikaye-Öykü
Doğum LekesiElif Hümeyra Aydın · Dergâh Yayınları · 2019243 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
bir estet olarak aht
Puan vermedi·415 syf.··
2022 9. kitabı
ahmet hamdi tanpınar'ın spotify listesini barındıran harikulade bir sanat eseri huzur. bir kitap düşünün, size yalnız edebiyat vaad etsin ancak yanında sanatın formlarından biri olarak müziği de sunsun. sosyolojiden ve psikoloji tahlillerinden de tattırsın. inanılmaz bir haz alıyorsunuz. bu kitabın başı müzik, ortası müzik, arası müzik, sonu müzik. kitap dört bölümden oluşuyor ve bu bakımdan sonataya benzer. giriş melankoliyle kendini duyuruyor, roman da ikinci dünya savaşından bir gün evvelini anlatırken mümtaz'ın babasının ölümünü ve merdivenden düşüşüyle bir silahın patlayışıyla o sesi duyurur. ikinci kısım daha mutlu ve lirik bir sesle kendini duyuruyor; burada mümtaz'ın nuran'la bir aradalıklarını okuyoruz. üçüncü kısım ilki gibi yüksek ve melankolik bir sesle nuran'la aralarında yaşadıkları aşklarını anlatırken bir anda yıkıcı bir tesirle suat'ın ayak seslerini duyurur; dördüncü kısımda bir toparlanışı, kapanışı hissediyoruz. ahmet hamdi tanpınar'dan söz edeceksek, geri dönüşleri olan bir örgüden söz edeceğiz; bir iç içelikten. huzur'u okurken bu denli zamanda geri dönüşlerin olmasıyla, zaman zaman hangi dilimde olduğumu şaşırdım. huzur, bir nehir romandır. hem mahur beste'den hem de sahnenin dışındakiler'den izler taşır. nar lekesi gibidir bunlar, çıkmaz. nar lekesinin dökülüşüne şahit olmayanların yalnızca koyu bir leke dedikleri, bilenlerin "nar" diye isimlendirdikleri türden. ben yalnız koyu bir leke gördüm. görünürlüğü öyle çok ki merak edip hangi kitaplarla ilişki diye, akışın hangi nehre vardığını izledim ve işte bu iki kitapla da ilişkili olduğunu öğrendim. buna dikkat ederek okuyacak olsaydım; ilki mahur beste, ikincisi sahnenin dışındakiler ve son olarak huzur. son olarak diyorum ama ben asıl şimdi başlayacağım ya da başladım. işte öyle bir
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201921,4bin okunma
8/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2016 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2016 00:00
Kalbimi içime çekip bakıyorum dünyaya, âh ne boş! Yalnızlığın ufuk çizgisinde bengi bir suyla yıkanmak dedin mi, aklına Mücellâ gelmeli. Oturduğun sofradaki bir kaşık çorbada yahut sandık lekesi olmuş iğne oyalı bir havlunun isimsiz tarafında. Yaşamı sessizce seyreden insanlar vardır hani, yangın olsa değmez ona, sel gelse götürmez ondan bir şey, çünkü yoktur bir şeyi! Şikâyet nedir bilmeyen, kaderine kederini katıp sessizce ruhunu boy aynasından izleyen insanlardan bahsediyorum. Yani benden, yani senden, yani Mücellâ diyorum! Bir annenin kızı için gördüğü rüyayı ben bugün kelime atlasından bir ülke niyetine seçiyorum kendime. Gidip görülecek, gezilecek bir ülke. Kimsesizliğinden kalbine asılan kadınların görmezden gelindiği bir ülke! Mücellâ, Nazan Bekiroğlu okurlarının sabırsızlıkla karışık bir merakla beklediği son roman. Özellikle kapak tasarımıyla daha raflardaki yerini almadan epeyce konuşturdu okurunu. Bu nedenle bana göre Timaş’ın en başarılı kapak tasarımcısı Ravza Kızıltuğ, bir teşekkürü hak ediyor. Kırklı yıllardan başlayarak yetmişli yılların Türkiye portresini görebileceğimiz bir eser var elimizde. Bahçeli müstakil evlerin cebi kabarık müteahhitlere yeni yeni teslim olmaya başladığı, hayvanların süs biberi niyetine değil de gerçekten bir yoldaş olarak görüldüğü yıllar hani! Nazan Bekiroğlu Nar Ağacı’ında başladığı aile fertlerinin hayatlarına kalemiyle dokunma denemesini Mücellâ’da da sürdürüyor. Anlatıcı hırkası yine üzerinde ve biz onu ara sıra sayfalarda karşımıza çıkan Nazlı rolünde seyrediyoruz. Yazarların kitaplarıyla bütünleşmesi mevzusu derin bir mesele, kimileri yazdıklarına uzaktan bakarken kimileri de kendine kelimelerden bir kıyafet biçiyor. Cümleleri başarıyla yan yana getirenler için tüm usuller kabul görür nitelikte. Ayrıca Mücellâ’nın Nazan
Siyaset
MücellâNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202112,9bin okunma