Puan vermedi·350 syf.··
2026 124. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 15:34
Açıkçası kitaba başlarken beni böyle bir hikâyenin beklediğini düşünmüyordum. Konusu ilk bakışta biraz farklı görünse de sayfalar ilerledikçe anlatılanların aslında hiç de yabancı olmadığını fark ediyoruz . Bir yanda sizi güldüren olaylar yaşanırken diğer yanda "Ama burada da haklılık payı var" dediğiniz noktalar çıkıyor karşınıza. Kitabın en sevdiğim yanı da buydu. Mizahla toplumsal eleştiriyi dengeli bir şekilde bir araya getiriyor. Bazen yaşanan olayların saçmalığına gülerken bazen de satır aralarında verilen mesajlar üzerine düşünmeden edemiyorsunuz. Eğlenceli, farklı ve alışılmışın dışında bir okuma deneyimiydi benim için. Kirasını, faturalarını ödemekte zorlanan ve hayatın yükü altında ezilen Bertuğ'un yolu, beklenmedik bir ilanla Afrika'daki Zigonya ülkesine kadar uzanıyor. Bir anda kendini tahtta bulan kahramanımız, alışık olduğu hayatla tamamen farklı bir dünyanın içinde buluyor. Fakat kral olmak sandığı kadar kolay değil. Ülkede bir şeyleri değiştirmeye çalıştıkça karşısına yeni engeller çıkıyor. Kimi zaman yıllardır süregelen alışkanlıklar, kimi zaman da eski düzenin devam etmesini isteyen kişiler onun işini zorlaştırıyor. Buna rağmen Bertuğ, elindeki sınırlı imkânlarla ülkeyi daha iyi bir noktaya taşımak için mücadele etmeyi bırakmıyor. Kiralık Kral, absürt olaylar ve mizahi anlatımıyla eğlenceli bir hikâye sunarken, satır aralarında toplumsal yapıya ve yönetim anlayışına dair düşündürücü noktalara da değiniyor. Güldüren olayların ardında, değişimin neden zor olduğu ve insanların yeniliklere nasıl tepki verdiği üzerine dikkat çekici gözlemler yer alıyor.
Kiralık KralHakim Türkmen · Bedevi Yayınları · 202614 okunma
Puan vermedi·384 syf.·
2026 55. kitabı
Gülseren Budayıcıoğlu'nun Kral Kaybederse romanı, çocukluğundan itibaren ilgi ve hayranlık görerek büyüyen Kenan Baran'ın hikâyesini anlatır. Kenan yakışıklı, karizmatik, zengin ve kadınların ilgisini çeken bir adamdır. Bu özellikleri nedeniyle kendisini her zaman ayrıcalıklı görür ve çevresindeki insanların ona hayran olmasını doğal karşılar. Hayatı boyunca istediği her şeye kolayca ulaşmış olması, onun narsist ve bencil bir kişilik geliştirmesine neden olur. Kenan'ın eşi Handan, ona yıllarca sadık kalmış, ailesini ayakta tutmaya çalışan fedakâr bir kadındır. Ancak Kenan, evliliğine rağmen başka kadınlarla ilişkiler yaşamaktan vazgeçmez. Bu ilişkilerden biri de Fadi ile olur. Yoksul ve zor şartlar altında büyüyen Fadi, Kenan'a büyük bir hayranlık duyar. Kenan ise Fadi'nin sevgisini kendi egosunu besleyen bir unsur olarak görür. Roman ilerledikçe Kenan'ın kurduğu kusursuz hayatın aslında sanıldığı kadar sağlam olmadığı ortaya çıkar. İş hayatında yaşadığı sorunlar, çevresindeki insanların ondan uzaklaşması ve ilişkilerindeki çatışmalar onu yavaş yavaş yalnızlaştırır. Kendisini her zaman "kral" olarak gören Kenan, ilk kez kaybetme duygusuyla karşılaşır. Özellikle Handan'ın değişimi ve artık eskisi gibi davranmaması Kenan'ın dengesini bozar. Zamanla Kenan'ın çocukluğunda yaşadığı deneyimlerin kişiliğini nasıl şekillendirdiği anlaşılır. Sürekli övülerek büyümesi, gerçek sevgi yerine hayranlık beklemesine yol açmıştır. İnsanlarla sağlıklı ilişkiler kuramayan Kenan, yaşadığı kayıplarla birlikte kendi eksiklikleriyle yüzleşmek zorunda kalır. Romanın sonunda Kenan'ın gücünün, karizmasının ve insanların üzerindeki etkisinin azalmasıyla "kral" kimliği sarsılır. Hayatında ilk kez gerçekten kaybetmenin ne olduğunu hisseder. Kitap, dışarıdan güçlü görünen insanların da derin
Kral KaybederseGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 201521,9bin okunma
Reklam
Okuuu
Puan vermedi·400 syf.··
2026 67. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 10:21
"Hayatta terk edemeyeceğin ne varsa hepsi küçük bir sırt çantasına sığabilmeli." İlk önce geçen yıl sonlarında canım ablam kitapsevdam okurken dikkatimi çekmişti sevgili yazarımız Hikmet Hükümenoğlu . Hemen keşfedilecekler listeme eklenmişti. Yazarı detaylı araştırınca ilk kitabı Kar Kuyusu ndan başlayın külliyata diye tavsiye görür görmez zamanı geldi artık deyip hemen sepete eklemiştim. O kadar merak ediyordum ki kavuşulur kavuşulmaz başlandı ve külliyatı tamamlama kararım pekişmişti !! Neyse çok uzattım bitirdikten sonra bir kez daha " çok doğru karar vermişim be " dediğim yazardan okuduğum en sıradışı diyebileceğ 6. eserle geldiimmm bugün. Spoi ' yi fazla kaçırmadan eserimize geçecek olursak; Sıradışı diyorum çünkü baş karakterimiz karşımıza çıkanlardan o kadar farklı ki.. Nasıl mı? Karşısındaki kişinin herhangi bir eşyasına dokununca onunla ilgili gizli saklı bütün her şey görebiliyor. Psişik mi denilirdi emin değilim ama işte o yönü kuvvetli Giray Bey ' in. Her şey Komiser Defne' nin kaybolan bir çocuğu araştırırken eski kocası Giray'dan bu gücünü kullanması için yardım istemesiyle başlıyor.. Hayal gücünüzü olabildiğince zorlayacak eseri okumadan önce arkadaşlar kendinizi distopik dünyaya hazırlayınnn!!!
Hayata Dair
04:00Hikmet Hükümenoğlu · İthaki Yayınları · 2026665 okunma
Puan vermedi·320 syf.·
2026 18. kitabı
Kadın-erkek ilişkilerinin biyolojik, psikolojik ve evrimsel süreçlerini oldukça samimi ve eğlenceli bir dille ele alan bir kitap. Okurken kendinizi sık sık gülümserken yakalayabilirsiniz. Kitap sadece iki cinsiyet üzerine yoğunlaşmakla kalmıyor, homoseksüelliğin doğadaki örneklerine değinirken, Homo sapiens özelinde neden var olduğunu ve genetik olarak nasıl aktarıldığına da ışık tutuyor. ​"Cinsiyet yoktur" ifadesiyle başlayan bölümünde ise kadın ve erkek cinsiyetlerinin birer kutup noktası olduğunu ancak aslında cinsiyetin bu kadar keskin ve belirgin çizgilerle ayrılmadığını vurguluyor. Cinsiyet işaretlerinin sadece genital bölgelerden ibaret olmadığını, bedene yayılmış birçok gösterge ve özellikle beyinde yer alan cinsiyet bölgeleri üzerine yapılan araştırmalarla destekleyerek sunması, cinsiyet ve cinsel yönelimlere dair bakış açısına pozitif bir katkı sağlıyor. ​Çokeşlilik, sadakat, evlilik, aşk, seks ve ebeveynlik gibi birçok kavramı, genlerin bu olguları var etmedeki etkisi üzerinden okumak isteyenler için harika bir kaynak. Kitabın herhangi bir savunusu, keskin bir görüşü veya dayattığı bir iddia yok. Bilimsel araştırmalar ve gözlemler ışığında hazırlanan bu çalışma, kendimizi ve ait olduğumuz türü anlamak adına oldukça faydalı. ​Kitabı bitirirken aklıma Var Bunlar dizisinden bir sahne geldi: "Dünyayı hormonlar yönetiyor." Bunu da buraya not düşeyim. :)
Spermler Erkekten Yumurtalar KadındanJoe Quirk · İndigo Kitap · 202176 okunma
Yalnızca Hazır Olanlar Okusun:
Puan vermedi·288 syf.··
2026 21. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 19:07
Zamanında Amerika’da yasaklanmış bir kitap! burjuva toplumunu tüm cesaretiyle; sefaleti, imkansızlığı, cinselliği, tolumun çoğunluğunun iç dünyasını, sokakların insanlarla dolup taşması, ancak Paris sokaklarında insanlığa dair kalıntının kalmamasını çok güzel anlatmış. Henry Miller, Burjuva toplumunun bağırsaklarını kitaba boşaltarak ortalama çağın insanın nasıl güdüleriyle hareket ettiğini gözler önüne sermiş ve en çok bu çağın insanını tokatlama meşgalesi göstermiş.. hayat bir kere yaşanacaksa Miller bunu köküne kadar iyisiyle kötüsüyle yaşamış :d konunun akışı net değil ancak kitabın sonlarında bütün hikayesini neden tüm açıklığıyla anlattığını çok iyi anlıyorsunuz :) (okuyup görmenizi isterim.) kitaba başlamadan önce de bizi şöyle uyarıyor: “ Kitap değil bu. Karalama, iftira, haysiyete karşı bir saldırı. Sözcüğün alışılagelmiş anlamında kitap değil, hayır, uzun bir hakaret bu, Sanatın yüzüne tükürülmüş bir balgam; Tanrının, İnsanın, Kaderin, Zamanın, Aşkın, Güzelliğin ve başka ne isterseniz onun kıçına atılmış bir tekme.” Daha önce Charles Bukowski okuduysanız Miller’ı da seveceğinizi düşünüyorum. Şunu da söylemek istiyorum ki cinsellik çok fazla açık olarak vurgulanmamış evet bir cinsellik var ancak sizi rahatsız edeceğini düşünmüyorum.(okurken cinsellik rahatsız edecekse önermem) kitaptaki cinselliğin çoğunu toplum eleştirisi olarak okumak yerindedir. Kitaptan beğendiğim bir alıntıyı daha şuraya ekleyim: #306266691
Alıntı
Yengeç DönencesiHenry Miller · Siren Yayınları · 20191,061 okunma
Seri sonu! #okudumbitti #13
10/10
·256 syf.··
2026 17. kitabı
Tess Gerritsen'in Rizzoli & Isles serisine veda etmek hiç kolay olmadı benim için. Serinin 13. kitabı olan Dinle Beni, elime aldığımda bende hem "artık bitti mi?" burukluğu hem de "acaba Jane ve Maura bizi yine nasıl bir kaosun içine sürükleyecek?" heyecanı yarattı. Bu kitabın en sevdiğim yanı, karakterlerin sadece mesleki kimliklerine değil, kişisel evrimlerine de odaklanması oldu. Jane Rizzoli'nin o bildiğimiz sert kabuğunun altındaki savunmasızlığı, Maura Isles'ın soğukkanlı zekası ve tabii ki serinin gizli kahramanı haline gelen Angela Rizzoli... Angela'nın mahalle dedektifliği oynamaya çalışması, kitabın o karanlık ve gerilimli atmosferinde nefes alınmasını sağlayan harika bir komedi unsuru olmakta. Gerritsen, yine "küçük bir kasaba/mahalle sırrının ne kadar büyüyebileceğini" çok iyi işlemekte. Bir yandan bir cinayet soruşturması yürütülürken, diğer yandan teknoloji ve sosyal medyanın günümüz dünyasında insan hayatını nasıl bir gözetleme kulesine dönüştürdüğünü sorgulamaktasınız. Olay örgüsü her zamanki gibi sürükleyici; bölümler kısa, tempo hiç düşmemekte. Özellikle "Dinle Beni" başlığının altındaki o ironik mesaj, finali okuduktan sonra beni gülümsetti. Tabii ki mükemmel miydi? Belki serinin ilk kitaplarındaki o saf, çiğ gerilim havasını arayanlar olabilir. Gerritsen artık karakterlerinin olgunluk dönemini yazmakta ve bu, kitabın temposunu daha "hesaplanmış" kılmaktadır. Ancak yazarın tıp dünyası ve adli bilimle olan o sarsılmaz bağını bu kitapta da iliklerinize kadar hissetmektesiniz. Dinle Beni, bir vedadan ziyade, sevdiğimiz karakterlerin hayatlarına bir "durum güncellemesi" gibi. Eğer Jane ve Maura'nın yıllardır süren dostluğuna ve aralarındaki o eşsiz kimyaya tutkunsanız, bu kitabı elinizden bırakamayacaksınız. Kitap, finaliyle "daha anlatacak çok hikaye var"
Edebiyat
Dinle BeniTess Gerritsen · Doğan Kitap · 20261,429 okunma
Reklam
Reklam