Bir direniş biçimi olarak budalalık
7/10
·110 syf.·
2026 22. kitabı
Bertolt Brecht, Jaroslav Hasek ’in meşhur karakteri Aslan Asker Şvayk ’ı alıp İkinci Dünya Savaşı’nın tam ortasına, Nazi işgali altındaki Prag’a yerleştirir. Can Yücel ise Buz Devri dublajı gibi bir Türkçeleştirme ile esere bambaşka bir ruh üfler. Şvayk, dışarıdan bakıldığında saf bir karakter gibi görünür. Ancak bu budalalık, faşizmin ve militarizmin rasyonalitesini çökerten bilinçli bir maskedir. Sabotajını silahla değil, sistemin dişlileri arasına saflık kırıntıları bırakarak yapar. Oyunda Hitler, Göring, Goebbels gibi tarihin kanlı figürleri devasa boyutlarda, adeta karikatürize edilmiş "Yukarıdakiler" olarak sunulur. Şvayk ve arkadaşları ise Prag’ın bir hanında bira içen "Aşağıdakiler"dir. Bu tezat, Tarihi yazanların o devasa faşistler değil, tarihin akışını dipte ağır ağır değiştiren "küçük insanlar" olduğu mesajını verir. Güce tapanların karşısında nanik yaparak onlara kafa tutmanın kitabı. Neşemizi çalamazlar ya :)
Şvayk Hitler'e KarşıBertolt Brecht · İzlem Yayınları · 198246 okunma
BİR ERKEĞİ ÖLDÜRECEK KADAR SEVMİŞ OLMALARI.
Puan vermedi
ROY : 24 Kasım 1961'de Hindistan'ın Kerela eyaletinden Hristiyan bir anne ile Hindu bir babanın kızı olarak dünyaya geldi. Aymanam Köyü'nde annesinin işlettiği okulda okudu. 16 yaşında evi terk etti. Delhi Mimarlık Okulu'nda okudu, ama mimarlığı hiçbir zaman sevmedi. Dört yıl süren ilk evliliğini bir okul arkadaşı ile yaptı ve bir süre eşiyle birlikte çiçek çocuk olarak(hippi-Savaşa hayır-doğayla uyumlu) yaşadı. Daha sonra bu hayatı bırakarak Ulusal Şehir İşleri Dairesi'nde çalışmaya başladı. Bir bursla İtalya'ya giderek anıt restorasyonu üzerinde çalışırken yazarlık yönünü keşfetti. İkinci eşi ile birlikte bir televizyon kanalı için dizi film, Hindistan'da üniversite öğrencilerinin yaşamına ilişkin bir film senaryosu, Hindistan'ın kırsal kesiminde eşleri tarafından istismar edilen kadınların kahramanı haline gelen Phoolan Devi hakkında tartışmalı bir film senaryosu yazdı. Son filmi mahkemelik olunca aerobik öğretmenliği yapmaya ve romanını yazmaya başladı. Kendi çocukluğundan esinlenerek beş yılda yazdığı romanını 1996'da tamamladı. 1997'de ilk ve tek romanı Küçük Şeylerin Tanrısı romanı ile İngiltere'nin en saygın edebiyat ödülü olan Booker ödülü'nü aldı. Bu ödülü alan ilk Hint kadın oldu. Kitap çeşitli dillere çevrilerek yaklaşık 8 milyon satış rakamına ulaştı. "Sokaktaki İnsanın İmparatorluk Rehberi", "Ya çek defteri ya Cruise Füzesi" adlı kitapların da yazarı olan Roy, yirmi yol boyunca siyasi konularda kitaplar yazmış ve küreselleşme karşıtı görüşleri ile tanınmıştır. 2002'de Lanan Kültürel Özgürlük Ödülü, 2004 yılında Sydney Barış Ödülü'nü kazanan Roy, 2005'te Irak Dünya Mahkemesi adlı küresel girişim nedeniyle İstanbul'da bulundu. 2002'de Narmada'daki baraj projesine karşı çıktığı için bir günlük hapis cezasına çarptırılmış olan Roy, 2014 yılında Mahatma
Küçük Şeylerin TanrısıArundhati Roy · Can Yayınları · 20191,762 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·168 syf.··
2026 4. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 13:55
~DÜNLER BUGÜNLER ~ Eser müellifi Sevgili Dilara Hanım'ın geçmişine ve bugününe misafir ediyor bizleri. Aynı dönemlerin çocuğu olduğumuzdan mı bilinmez ama dünlerinde bir yerlerde hep yer buldum kendime. Sanki onunla beraber yokuş aşağı durmadan ben de koşmuşum, babaannesinin nasihatlerini birlikte dinlemişiz, şiir yarışmasında hep yanıbaşında durmuşum hissi.. Samimiyeti öyle güzel geçiyor ki okuyucuya, bazen kahkahalarla gülmek geliyor içimizden bazen de hıçkırıklarla ağlamak.. Sonra bir de Müzeyyen Teyze ve Tacettin Amcayla tanıştırıyor bizleri Sevgili Dilara. "Ahh" diyebiliyorum sadece.. Bazı nasipler gerçekten çok büyük.. Biraz dinlenmek dinlenirken de eğlenmek ve satır arası nasihatlerle kalbini tazelemek isteyen herkese tavsiye olunur..
Dünler BugünlerDilara Tekin · Aşina Yayınları · 2026155 okunma
Korkak Kedi - George Orwell Eleştirilerim
Puan vermedi·352 syf.··
2026 8. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2026 14:34
Son okuduğum anarşist Osmanlı aydını Baha Tevfik’i incelerken, onun bir sözü dikkatimi çekmişti. “Nüfuzlu ve kuvvetli bir devlete ihtiyacımız olduğunu söylüyorsunuz. Peki, nüfuzlu bir devletin kullanılış mahalli neresidir? Böyle bir hükümet nüfuzunu ve kuvvetini, harici düşmanlar üzerinde mi kullanır yoksa halk üzerinde mi?” Bu sorunun cevabı belli değil mi özellikle 1984 kitabını okuyanlar için. Baha Tevfik bu sözü 1910’lu yıllarda hem Abdülhamid dönemi için, hem de, İttihad ve Terakki dönemi için söylemişti. Ancak tarihin tüm dönemleri için de söylenebilirdi ki yetkiyi ve gücü eline alan her rejim, bunu önce kendi halkı üzerinde kullanır. Şimdi 1984 kitabı çok popüler bir kitap, ben bu kitabı inceleyeceğim evet ama daha önce söylenmiş ,ve çok da harika şekilde söylenmiş şeyleri tekrar etmek istemiyorum. Youtube’da bile bu kitap hakkında yapılmış mükemmel inceleme videoları var. Portal kanalında var, Harun Çelik, BayKedi, Sokak Kedisi kanallarında var, yabancı kanallarda var, çok güzel videolar var. Dediğim gibi ben oralarda söylenenleri tekrarlamak istemiyorum. Ben, Orwell ne düşünüyordu, neyi eleştirmişti, bu eleştirisi doğru muydu, bu eleştirisi nerelerde kullanıldı? Daha çok bunları incelemek istiyorum. Yazıldığı 1949 yılından bugüne, komünizmin eleştirildiği en popüler roman bu. Bugüne kadar da hep anti-komünist pencereden, liberal pencereden incelendi. Övüldükçe de övüldü. Bugüne kadar kötülendiğine pek şahit olmadım. Halbuki George Orwell de bi Marksist-komünistti aslında. Yani başlarda kesin öyleydi,, ama hayatı boyunca hiçbir zaman sert çizgilere sahip olan bi adam olmadı zaten. Ateistti mesela ama kiliseye giderdi, dini ritüeller falan hoşuna giderdi. Anarşistti ama gelenek ve göreneklere bağlıydı. Yani Orwell’i bi kefeye koymak, bi gruba dâhil etmek biraz
Bin Dokuz Yüz Seksen DörtGeorge Orwell · Can Yayınları · 2014200,4bin okunma
İyi gidiyor...
9/10
·688 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Sarah J. Mass serilerinden sonra çok iyi geldi. Kan yeminliler serisinin 2. kitabı. Sonu müthiş. Kitapları ara vermeden okuyun kim kimmiş diye aklınız çok karışabilir. Çok fazla karakter var. Bundan sonrası spoiler olabilir dikkat!!! Bazı yerlerde battal gazi esintileri var. Joramirin kalesine girmeleri, Joramirin Helkanın sarayına girmesi.... Büyücülerin güçleri abartılmış ama savaş, saldırı sırasında çok basitler, sadece ateş göndermeleri... Kitabın sonunda Orna sanırım aramızda çok kısa durdu.. Tanrıların köle edilmesi ve Rottanın çok basit ölmesi (tabi öldüyse)... Kitap çok heyecanlı bitti. Elinizden düşmeyecek bi seri. Bakalım Orka'ya ne oldu.... Bu tarz kitap severlere: İblis Döngüsü serisi, Cam Şato serisi ve Hilal Şehir serisini tavsiye ederim..
Tanrıların AçlığıJohn Gwynne · Martı Yayınları · 2024103 okunma
10/10
·182 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 11:40
Hüseyin Rahmi Gürpınar'dan okumuş olduğum 3.kitap. Yazar yine kendine has benim de çok sevdiğim tarzıyla bize bu güzel romanı sunmuş. Kısaca kitaptan bahsedelim. Ana karakterlerimizden biri olan Fikriye, öksüz ve yetim bir kadındır ve dayısında kalmaktadır. Bu durumdan çok rahatsız olan yengesi Fikriye'yi bir an önce baş göz etmek için elinden geleni yapar ve kılavuz kadından(yani çöpçatan diyebiliriz) yardım alır. Bir diğer karakterimiz olan Naşit Nefi Efendi vardır. Bu adamın eşi Binnaz Hanım vefat etmiştir ve dedikodulara göre bu kadın cadıdıdr ve Naşit ile evlenen kadınları boğduğu söylenir bu sebeple kimse Naşitle evlenmeye razı gelmez. Fakat Fikriye'nin bir büyüğü olan ihtiyar Hasibe Hanım Fikriye'nin gerçekleri görmesi için ona her şeyi anlatmak ister. Bunun üzerine Naşit'in eski eşlerinden birine bu dedikodunun aslını öğrenmeye giderler.... Bu şekilde kitabımız devam etmektedir. Kitap asla bomboş bir cadı hikayesinden ibaret , bir şeyler kapamayacağınız bir kitap değil. Yer yer bir mezarlıktayken, ayaküstü, masa başındayken, bir sohbet arasında bir eleştiri vardır. Felsefe de barındırır. Ve tabiki kitap diğer eserlerinde olduğu gibi ilgi çekici ve akıcıdır. En çok da sonunda neler oluyor diye merak ediyorsunuz elbet. Her şeyiyle bence mutlaka okunması gereken bir Hüseyin Rahmi Gürpınar eseri Cadı benim favorim Gulyabani olsa da Cadı'yı da epey sevdim. Okumanızı öneririm. Esenlikler...
1000Kitap
CadıHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,5bin okunma