“Başkasını yargılamayın ki sizde yargılanmayasınız. Başkasını nasıl yargılarsanız, siz de aynı yoldan yargılanacaksınız.”
— İncil, Matta 7:2
Yargı şefkati keser.
Evet, evren boşlukla elbirliği yapar, kayıp ruhlar güzelliğe ağlar, anlamsızlık bizi kuşatır. O halde, bir fincan çay içelim. Sessizlik olur, dışarıda esen rüzgar işitilir, sonbahar yaprakları hışırdar ve uçuşur, kedi sıcak bir Işık içinde uyur. Ve her yudumda zaman iyice yücelir.
Şunu aklından hiç çıkarma! Yaşadığın sürece birçok kötü olaylarla karşılaşabilirsin ama onların en kötüsü anneni yitirdiğin gün olacaktır.
...
Annesine saygı duyuyorsa, bir katilin bile yüreğinde insanca bir şeyler kalmış demektir.
İsa "Tanrı'yı Hatırla," demiyordu.
Tanrı'nın sıfatlarını, emirlerini ezbere öğrenin de demiyordu.
İsa, "Sevgi, sevgi, sevgi ! İnsanları sevin! Her insanı sevin! Yaşayan her şeyi sevin! Tüm dünyayı sevin. Ağacı, taşı, sahildeki kumu ve gökyüzündeki yıldızları sevin. Her şeye can vereni sevin. Her şeyi sevin!" diyordu.
"Halk sarhoştur. İnsanlar tembel, çalışmak istemiyorlar. İnsanlar kaba, açgözlü, acımasız," denir ve en iyi becerdikleri şeyin sabır olduğu söylenir. "Açlık çekiyor, donuyor, pislik içinde yaşıyor, yine de şikayet etmiyor, sabrediyor."
Herkes halkın sabrını övüyor, hayranlık duyuyordu. Halkın sabrı kutsallaştırılmıştı. İsa Mesih'in dini de bir sabır dinine dönüştürülmemiş miydi?