Yabancılarla Konuşma.
Yabancılar ne oluyor da birden tanıdığa dönüşüyor? Birden hangi eşik aşıldığında iki insan arasındaki sınırlar ortadan kalkıyor? Bir başkasının çocuğu ne olunca tehditkâr olmaktan çıkıyor? Bir görüşte birine güvenmeye nasıl karar veriyoruz?
Sayfa 33
"İnsanların 'Sana karşı dürüst olacağım' demesi ne kadar da berbat ve sahtekarca bir hareket. Neler çeviriyorsun sevgili dostum? Dürüstlük senin söylemene ihtiyaç kalmadan herkes tarafından görülebilir, sesinin tonundan ve gözlerindeki ışıktan anlaşılır olmalı. Aşık olduğun kişinin bir bakışından nasıl anlarsın her şeyi? İşte aynen öyle olmalı. Uzun lafın kısası, iyi ve dürüst bir kişi kokmuş bir keçi gibi olmalı; onlardan biriyle aynı odada olduğunu anlamalısın." Marcus Aurelius
Sayfa 316·Kitabı okuyor
Felsefe
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsan, ne yaptığının bilincinde bile olmadan, sadece doğayı degil, ruhu da fetheder.
Sayfa 291·Kitabı okuyor
Alıntı
Yalan yok. Karşım­daki insanın ne düşündüğünü her zaman bilirim.
Sayfa 165·Kitabı okuyor
Alıntı
Mademki her tohumu erzakla, yapı malzemesi ile donatmak lazım. Çok masraf etmeden mümkün olduğu kadar az malzeme ile bu işi gerçekleştirebilmenin tek çaresi tohumları küçük, çok küçük yapmaktır. Bak, baharın çiçeğinden söz ettiğimiz gelinciğin şimdi meyvesi olmuş. Koparsana onun meyvesını. - Evet, kopardım. - Salla şimdi onu sapından, bakalım ne göreceksin! - Meyvenin yıldızı andıran tepesinin altındaki deliklerden toz gibi bir şey dökülüyor. - Gördün mü, tohumları ne kadar küçük. Onlardan da küçük, çok daha küçük, şu sizin "i" harfinin üstündeki noktadan da küçük olanlar var. Çok tohum bağlamanın gerektireceği masrafı ve emeği işte böyle, tohumları küçültmekle telafi ederiz.
Kendisi her şeye ve herkese bakarken sanki yollardaki az sayıdaki ahaliden ona pek dikkat eden olmamasına, bütün bunları onların olağan bulmalarına çok şaşıyordu. Hayat ne kadar tek kişilikti. Dumanlar, bacalar, karanlık, ayaz, dağlar içinde nal seslerinin eşlik ettiği bir ayaz gecede kendi resmi ona öyle tanınmaz geliyordu ki bin kere baksa doyamıyor, yemin etseler inanamıyordu.
Sayfa 73·Kitabı okuyor