Umay Umay – Bütün Güzel Çocuklar Şüpheli
Bize balkonlardan sadece rüyalarda düşüldüğü öğretildi.
**
Nedense en çok bir ata yakışıyor bu hüzün.
**
Aldırma..., uzaklardaki ormanda bir ağaç kendiliğinden devrilmişse, bunu ikimiz biliyoruz...
**
İnsan bir pinpon topuna, bir parça jelatine, taş zemini örten kilime, vaatlere,
yalanlara, iç çekişlerine inanabilir. Ve bir insan bütün bunlar için, belki
sadece biri için ölebilir...
**
Budistler, Himalayalar,da İnternet Kafe açmışlar. Dünyanın her yeriyle ama
hiçbir keşif duygusu taşımadan iletişim kuruyorlar. Artık çok uzak yerlerin,
asla dokunamayacakları yakınlıkların peşindeler. Onlar da bu büyük
palavranın parçası oldular. Kavramları yeniden tartışmamız gerekecek.
**
Muhteşem elmacık kemiklerini öpüyorum.
**
Arada bir ablanla gönderdiğin haberlerde “Umay,ın
burada ne yaşandığından haberi yok” diyormuşsun. Tabii ki bilmem, tamı
tamına anlamam imkânsız Atilla. Ama kalbimdeki acıyı nereye koyacaksın,
göğsümdeki sıkıntıyı nereye saklayacaksın. Hayata kızıp kızıp fotoğrafına ve
gönderdiklerine sarılmamı nasıl yok sayacaksın.
**
Her aşka bir kırmızı ruj düşer.
**
gül yanlış kokarsa yakaya tuz takılır
**
Acılarımızı yakıp ısınarak mutlu kalabilir miyiz?
ağustos
gidip dönen bir ad takvimde
daha doğrusu
sabahları gelip akşamları gider
-ve hep eylüle ulaşır nedense-
evlerin tenha saatlerinde
bıkkın saatlerinde
duygusal olmasından korkarak
"seni çok özleyeceğim" dedim
"ben de"
doğrusu belki de ve nedense
duygululuk küçültücü geliyor insana
ne kadar eylülü üst üste yığsan
böyle olamaz belki
Feyyaz diyor ki oysa
"ben bir ağlama ustasıyım"galiba ben de