Bu aralar kimle konuşsam herkes dertli kötülükten dem vuruyorlar kimse de ben kötüyüm demiyor anlamadığım herkes iyiyse bu kötüler kimler neredeler maşallah herkes masum tertemiz melek bir insan biz kalmişız bizde hala hangi eksik noktamızı tamamlar da güzel insan oluruz zararımız dokunmaz dıye gayret edelim .aferim bize
REİS BEY – (Gardiyanlara) Nerdeler; Savcı, Müdür?
BİRİNCİ GARDİYAN – Avludalar efendim, sehpanın yanındalar.
İKİNCİ GARDİYAN – Çağıralım mı efendim?
REİS BEY – Hayır! (Açık pencereye doğru yürüyerek) Gelirler!
(Reis Bey, pencereden dikkatle, uzun uzun bakar. Gardiyanlar arkasından bakarlar. Reis Bey döner.)
REİS BEY – (Birinci Gardiyana şapkasını uzatarak.) Geliyorlar!
(Birinci Gardiyan koşup şapkayı alır.)
REİS BEY – (İkinci Gardiyana) Mahkûm nerede?
İKİNCİ GARDİYAN – Tecridde efendim.
REİS BEY – Yanında kim var?
İKİNCİ GARDİYAN – Jandarmalarla, İmam Efendi...
REİS BEY – Bizim kâtip, doktor, filân neredeler?
İKİNCİ GARDİYAN – Kalemdeler efendim.
REİS BEY – (Gardiyanlara) Peki; siz çekilin!
(Gardiyanlar, Reis Beyi selâmlayıp çekilirken telefon çalar.)
REİS BEY – (Gardiyanların arkasından.) Telefona cevap verin!
Çoğu çocuk gibi yıllarca ardı arkası kesilmeyen nedenler, neler, ne zamanlar, neredeler ve nasıllarla dolup taşan yürüyen ve konuşan bir soru işaretiydi
En yukarıdaki ve en boş noktada, kayalık çıkıntının en ucunda durmak ve yüzünü, saç köklerini, belleğini ve daha bilmem neyini karanlıklardan esen bu rüzgarın serinliğine bırakmak. "Ben bir gece rüzgarı İnsanıyım. Benim gece rüzgarı İnsanlarım neredeler?"
Aslında onlar kadar iki yüzlü olmak istiyorum ben de, onlarla uyum sağlamam, anlaşmam, buna bağlı! İşime bakmak istiyorum ben de, sözünde durmayan, numaracı biri olmak istiyorum ; bencil salt bencil olmak ! Söylesene, anne, neden öyle olamıyorum? Söylesene? , kim böyle yaptı beni? Siz mi? Durmadan dürüst olmak sözüyle besleyen beni sizler değil miydiniz? Şimdi ne olacak? Hani benim gibi olanlar? Neredeler? Var mı öyleleri onlarla bir arada olmalıyım. Neredeler? ..