Duygu Satoğlu

"Çocukluğundan beri birçok bakımdan başkalarından farklı olduğunu biliyordu. Bir çocuk için böyle bir farklılığın bilinci çok acı vericidir, çünkü henüz bir şey yapmamış ve bir şey yapacak durumda olmadığından, bunu mazur gösteremez. Kendi açılarından farklı olan büyüklerin varlığı, böyle bir çocuğun tek güven kaynağıdır; Shevek ise buna sahip değildi. Babası gerçekten son derece güvenilir ve şefkatliydi. Shevek ne olduysa ve yaptıysa Palat onaylamış ve sadık kalmıştı. Ama Palat'ta bu farklılık belası yoktu. O başkaları gibiydi."
Sayfa 97·Kitabı okudu
Reklam
"Düşüncenin doğasında iletilmek vardır: yazılmak, konuşulmak, gerçekleştirilmek. Düşünce çimen gibidir. Işığı arar, kalabalıkları sever, melezlenmek için can atar, üzerine basıldıkça daha iyi büyür."
Sayfa 69·Kitabı okudu

Duygu Satoğlu

, bir kitap okudu
10/10
·136 syf.·
Beğendi
·
2025 1. kitabı
Grigory Petrov
8.4/10 · 124,8bin okunma
“Beyaz Zambaklar Ülkesinde” adlı kitabı okurken Rahip McDonald bölümünde rahibin kurduğu şu cümleler ilgimi çekti: “Bilimsel yaklaşım olmadan, bilim sevgisi olmadan, bilimsel bilgi için susuzluk olmadan ne bilim ne de eğitimli insanlar olabilir. Tıpkı sanatsal duygu olmadan, güzelliğe ihtiyaç duymadan sanat yapılamaması gibi. Önce bilimsellik, sonra bilim. Önce sanatsallık, sonra sanat. Dinde de bu böyledir. Önce dindarlık, sonra da bu duygunun tezahürü olan din gelir.” Bu cümleleri okumamı takiben genel bir takım düşünceler zihnimde harekete geçti ve bunları karışık olacaksa da yazıya dökmek istedim. Tüm bunlar, bu ihtiyaçlar, bir zamanlar insanoğlunun doğasında sağlıklı bir şekilde var olan şeylerdi, ben böyle düşünüyorum. Şimdi, gelişen teknoloji ile zamanın sadece bir yanılsama olarak hızlandığı bu dönemde, birçok şey de beraberinde hızlıca yitirilmeye başlandı. Teknoloji her alanda hayatı kolaylaştırırken aynı zamanda büyük bir ustalıkla insanoğlunun ruhundan önemli bazı parçaları koparmaya başladı. Zaten insanoğlu olarak mükemmeldik demiyorum, aksine yaşadığımız bu dünyanın parazitleri olduğumuzu düşünüyorum, fakat bizim için her şey küresel boyutta tehlikeli bir şekilde tekdüze bir hale gelmeye başladı. Örneğin, eski çağlarda inşa edilen o ihtişamlı yapılar yok artık. Peki, insanoğlu bunu yapamıyor olduğu için mi? Hayır. İnsanoğlunun büyük bir kısmı ruhun estetiğe olan ihtiyacını yitirdi. Artık popüler olan ve para getiren her neyse, ruhun estetik ihtiyacının yerine geçti. Parkta duran sokak lambasından bankına, insanların yaşadığı binalardan kullanılan ev eşyalarına kadar her şey ruhunu yitirdi. Ve teknoloji, kitleleri manipüle etmek için bu konuda harika bir şekilde kullanıldı. İnsanların birbirleriyle kurduğu etkileşim de bu doğrultuda değişti.
Düşünce

Duygu Satoğlu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·112 syf.·
2024 2. kitabı
Albert Camus
7.9/10 · 137,3bin okunma
Reklam