Milena' nın yakın arkadaşı Vlasta ile ilgili tepkisi üzerine
Telgrafı sadece iki kez okudum, elime geçtiğinde üstünkörü, ikinci kez günler sonra onu yırttığımda. Bu ilk okumayı tarif etmek zor, fazla şey bir araya geldi. Orada net, bana attığın tokattı; sanırım "hemen" le başlıyordu, tokat buydu.
Sayfa 309 - Timaş Yayınları
Alıntı
Net insanlarız ne mutlu ki !
Ne istediğini biliyordu. Ne istemediğini de.
Sayfa 194·Kitabı okudu
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çocukluk döneminde babanın korumasına duyulandan daha büyük bir ihtiyaç düşünemiyorum.Dini davranışların kökeni,fevkalade net ana hatlarla bebeklik döneminde hiss edilen çaresizliğe kadar inebilir.
Gördüğümüz her şeyin net şekilde görüntü altına alınması, bunların saklanan bir öbek altında yeniden akla getirilmesi için zor olsa da varlığının tekrar edilmesi gerekir. Göz ardı görüşü, insanın fikir dünyasını birebir etkiler. Çünkü, zihin zaman zaman alacağı kararlarda göz ardı ettiği bu görüşlerden hareket eder.
Sayfa 436·Kitabı okudu
1000Kitap
Cahiliye döneminde, yerleşik bir kavram ola­rak zaten mevcuttu. Hiç kuşkusuz, insanlar arasındaki sıra­ dan dünyevi ilişkilerde bile, genel-geçer bir etik tavır olarak, bu kavramın icraata dökülmesi beklenir. Birisi size özel bir lü­tufta bulunsa, yani size bir yaran (ni'met) dokunsa, sizin do­ ğal reaksiyonunuz, teşekkür etmek ve minnettarlık duymak olmalıdır. Bu, insanlar arasındaki etik ilişkilere hükmeden en temel kurallardan biridir. Fakat tam da bu temel ahlak kura­lını ihlal eden alternatif bir reaksiyonun var olduğu da inkar edilemez bir husustur. Ve maalesef beşer tabiatı, insanı çok sıklıkla bu şekilde davranması için dürter ve kışkırtır. Bizzat Kur'an'ın söylediği gibi: Şüphesiz insan Rabbine karşı çok nankördür! (Adiyat: 6)2 Şüphesiz insan apaçık bir nankördür! (Zuhru f 15) Nitekim 'nankörlük' veya 'müteşekkir olmamak', ister dini amaçla, isterse herhangi bir dini amaç olmaksızın, insanın bir başkasının yaptığı iyiliğe bu şekilde karşılık vermesinin adıdır. Bizzat bu yapı, ona verilen ni'met (ihsan)'in seküler veya dini mahiyetli olmasına bakmaksızın, aynı kalır. Zaten Cahiliye dö­nemi Arapları da, ni'met'e şükr şeklinde ifade edebileceğimiz en üst ahlak kuralının gereklerine göre yaşıyorlardı. Huzeyl Kabilesi'nden bir şaire ait olan aşağıdaki beyit, çok net ve veciz bir şekilde bu kavramsal yapıyı gözler önüne sermektedir:
Sayfa 345 - Pınar yayınları 2012
Din-Felsefe-Düşünce
Tarih öncesi zamanlarda kimse hareketsiz bir hayat sürmezdi, bundan dolayı erken sapiens'lerin ihtiyaçları da bizimkinden daha yüksekti. Ancak Neandertal insanı bütün rekorları kırdı: Sorensen ve Leonard'ın hesaplamalarına göre, avlanmaya çıkmasa bile 4000 kilokaloriden fazla tüketirdi ve bütün gün avlananlar 6000'i aşardı. Daha net söylemek gerekirse, bir kilo et 2500 kilokalori içerir, yani ortalama bir Neandertal insanı günde birkaç kilo ete ihtiyaç duyardı. Bu tüketim seviyeleri ile Neandertal toplulukları ancak her gün büyük miktarlarda yiyecek tedarik ederek hayatlarını sürdürebilirlerdi. Gerçek şu ki, topluluğun bütün üyelerine her gün sapiens popülasyonlarına kıyasla çok daha fazla et sağlamak zorunda kalmak, uzun vadede rekabeti sürdürülemez hale getirebilecek bir dezavantaj oluşturur.
Sayfa 90·Kitabı okudu