Hüzün ki en çok yakışandır aşıklara
Yandık, Yakıldık; Ama hüzünden yana asla yakınmadık.
Hüzün taze tutar aşk yarasını
Yaramdan da hoşum, yârimden de..
Heyhat! Mum gibi erimiyorsa insan, “Yanıyorum” dememeli;
Yanmaktan korkuyorsa kişi, Aşk kapısından girmemeli
Ya ‘‘Kor Yürekli’’ olmalı insan Ya da kor barındıracak ‘‘Yürekli’’
Biliyor muyuz, hayır, bilmiyoruz da
Acılarımızdan bir yaz kurduk onarıyoruz
Belki bir hazırlık bu başka yazlara
Yakın yazlara, uzak yazlara
Çünkü her şey eskiye kaldı, anılar bile
Her şey, ama her şey eskiye kaldı
Vakit yok bir daha yemyeşil eylül tramvaylarına.
"sevgi" nin ruhunu canlı tutabilmek için,
bedenimin katlanacağı uzun utanç yılları boyunca o bedenin içinde "sevgi" yi yaşatabilmek için yazdığım mektupları yayınlamayı düşünecek kadar anlayışı kıt, her tür duyarlılıktan yoksun, ender, zarif ve güzel olan takdirden aciz olman,
benim için en derin acı, en keskin hayal kırıklığıydı,
hâla da öyle.