Puan vermedi·372 syf.··
2026 29. kitabı
Merhaba arkadaşlar Bugün sizlere "ZÜRAFALARLA BATIYA DOĞRU" kitabından bahsedeceğim. Bu kitap, yaşanmış gerçek bir olaydan esinlenerek kaleme alınmıştır! Hikayemiz, 1938 yılının Amerika’sında, Büyük Buhran döneminin en zorlu günlerinde başlıyor. Kıtlığın ve doğal afetlerin hüküm sürdüğü bu çetin yıllarda, bir gemi kazasından mucizevi bir şekilde kurtulan "Oğlan" ve "Kız" adındaki iki zürafanın, New York’tan Güney Kaliforniya’daki San Diego Hayvanat Bahçesi’ne uzanan destansı yolculuğuna tanıklık ediyoruz. Bu iki narin canlı için özel olarak tasarlanan bir kamyonetle başlayan yolculuk, tahmin edilemeyecek kadar büyük zorlukları da beraberinde getiriyor. Zürafalara bu serüvende üç kişi eşlik ediyor: Kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış yetim bir genç olan Woody, huysuz ama kalbi sevgi dolu hayvan bakıcısı Riley ve Amerika’nın ilk kadın gazetecilerinden biri olan Augusta Red. Amerika kıtasını baştan başa geçmek, hiç şüphesiz ki başlı başına bir meydan okumadır. Yolculuk boyunca Riley’nin katı tutumunun yumuşaması ve Woody ile zürafalar arasında kurulan o masum, derin bağ okuyucunun kalbine dokunuyor. Büyük Buhran’ın yarattığı ekonomik yıkım, çöl fırtınaları, yol güzergahındaki aksilikler ve kötü niyetli insanların saldırıları, kamyondaki herkes için bu serüveni bir "yeniden doğuş" yolculuğuna dönüştürüyor. Kitabın sonunda yer alan o gerçek fotoğraflar ise hikayenin ruhunu tamamlayarak yaşanmışlığın ağırlığını hissettiriyor. Okuması oldukça dokunaklı ve iz bırakan bir roman. The Kitap Yayınları Seval S. İlknur #zürafalarlabatıyadoğru #nostaljikokuluinsann #okudumbi̇tti̇ #thekitapyayınları
Zürafalarla Batıya DoğruLynda Rutledge · The Kitap · 202685 okunma
Puan vermedi·50 syf.··
2026 423. kitabı
Kâtip Bartleby (Bartleby, the Scrivener), Moby Dick'in efsanevi yazarı Herman Melville’in 1853 yılında yayımlanan, modern dünya sistemine ve bürokrasiye karşı yapılmış en özgün, en sarsıcı başkaldırılardan birini içeren ölümsüz uzun öyküsüdür. Varoluşçu edebiyatın ve absürdizmin öncüsü kabul edilen bu eser, Franz Kafka ve Albert Camus gibi dehalara ilham kaynağı olmuştur. Hikaye, New York’un finans merkezi Wall Street’teki bir hukuk bürosunda geçer. Büro sahibi olan yaşlı ve düzen düşkünü avukat (aynı zamanda anlatıcı), işlerin yoğunluğu nedeniyle Bartleby adında, son derece sessiz, solgun ve mekanik görünümlü bir kâtip işe alır. Bartleby başlangıçta belgeleri kopyalama işini büyük bir sadakat ve hızla yerine getirir. Ancak bir gün, avukat ondan kopyalanmış bir metni kontrol etmek için yardım istediğinde, Bartleby dünya edebiyat tarihinin en ünlü ve en gizemli direniş cümlesini kurar: "Yapmamayı tercih ederim" (I would prefer not to). Bartleby bu andan sonra hiçbir şeyi protesto etmeden, öfkelenmeden veya kabalaşmadan, sadece pasif bir direnişle bürodaki tüm işleri, ardından taşınmayı ve en sonunda yaşamayı "tercih etmemeye" başlar. Avukatın tüm rasyonel ikna çabaları, öfkesi ve şefkati, Bartleby’nin bu sarsılmaz ve sessiz duvarına çarparak erir. Melville, bu minimalist öykü üzerinden modern kapitalist sistemin insanı nasıl robotlaştırdığını, yabancılaştırdığını ve ruhunu emdiğini harika bir alegoriyle anlatır. Bartleby, sistemin çarkları dönmeye devam ederken o çarkların arasında duran, ne itaat eden ne de açıkça isyan eden, sadece sistemi kendi eylemsizliğiyle kilitleyen muazzam bir karakterdir. Kâtip Bartleby, bir solukta okunacak ama etkisi ömür boyu sürecek, insanın dünyadaki varoluşunu ve sistemle olan bağını sorgulatan çok derin bir edebi şaheserdir.
Katip BartlebyHerman Melville · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202215,5bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
4/10
·408 syf.··
2026 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 00:00
Arthur ve Ben, 16 yaşında iki erkektir ve New York'ta yolları kesiştiğinde bunun evrenin bir mesajı olduğuna eminlerdir. Arthur, annesinin avukatlık şirketinde bir yaz stajı yapabilmek için New York'a gelmiş ve kendini son derece yalnız hissettiği bir yaz geçirmektedir. Ben ise yaz okuluna kaldığı için kendini son derece işe yaramaz hissederken bir de ilişkisinin bitmesiyle baş etmeye çalışmaktadır. Kitap son derece akıcı olsa da lise çağındaki aşk hikayelerini okumak sanırım artık pek bana göre değil. Bu gerçekliğin farkına varınca biraz üzüldüm. (Yaşlandığımı fark ettim.) Bu kitabı lisedeyken okusaydım gerçekten bayılırdım ve her iki karakterle de derin bağlar kurardım. Arthur'a pek çok konuda kızdım, özellikle de arkadaşlarına olan tavrı beni fazlasıyla rahatsız etti. Onları görmezden geliyor gibiydi, yalnızca kendi hayatıyla ilgileniyordu ve bu durum benim arkadaşlık anlayışıma ters düştüğünden Arthur'a fazlasıyla gıcık oldum. Ben'e de kızdığım çok konu vardı fakat Ben, pek çok açıdan 'green flag' olarak tanımlayabileceğimiz bir karakter olduğu için bunları görmezden geliyorum. Yine de, New York'ta birbirleriyle bağ kurmaya çalışan iki tatlı aşığın hikayesini okumak iyi hissettirdi. Eğer hızlıca okunacak, çerezlik, içinizi ısıtacak bir hikaye okumak istiyorsanız okuyun derim. 4/10.
Olur Mu Dersin?Adam Silvera · Pegasus Yayınları · 202514 okunma
Puan vermedi·440 syf.··
2026 325. kitabı
Stephenie Meyer, Yeniay (New Moon) adlı bu dünyaca ünlü fantastik ve gençlik romanında, Alacakaranlık serisinin ikinci halkası olarak, Bella Swan’ın on sekizinci yaş gününün ardından gelişen trajik olayları ve hayatının aşkı vampir Edward Cullen’ın onu korumak adına aniden ortadan kaybolmasıyla düşüşünü konu alır. Yazar; Edward’ın gidişiyle derin bir depresyona giren Bella’nın, çocukluk arkadaşı Jacob Black’in dostluğuyla hayata tutunmaya çalışmasını ve Jacob’ın gizemli kurt adam kimliğinin açığa çıkışını anlatırken; vampirler ve kurt adamlar arasındaki ezeli rekabeti, ayrılık acısının yarattığı ruhsal yıkımı, İtalya'daki güçlü vampir hanedanı Volturi'lerin tehlikeli dünyasını, sadakati ve ilk aşkın büyüleyici ama tehlikeli saplantılarını, yüksek tempolu, sürükleyici ve duygusal dozu yüksek bir fantastik dille işler.
YeniayStephenie Meyer · Epsilon Yayınları · 201719,5bin okunma
Puan vermedi·398 syf.··
2026 280. kitabı
Ayşe Kulin, Adı Aylin adlı bu biyografik romanında, köklü bir Osmanlı ailesinin kızı olan Aylin Devrimel'in fırtınalı, sınırları zorlayan ve sıra dışı hayat hikayesini konu alır. Yazar; İstanbul'dan Paris'e, oradan New York'a uzanan, Amerikan ordusunda albaylığa kadar yükselen başarılı bir psikiyatristin aşklarını, evliliklerini, kariyerini ve gizemli bir ölümle son bulan büyüleyici yaşam mücadelesini sürükleyici bir dille işler.
Adı: AylinAyşe Kulin · Everest Yayınları · 201922,6bin okunma
9/10
·372 syf.··
Beğendi
·
2026 129. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 20:48
Herkese Merhaba Bugün sizlere Lynda Rutledge kaleminden Zürafalarla Batıya Doğru kitabının yorumu ile geldim Haziran ayının sıradaki kitabı 2026 yılı basımlı 372 sayfalık bir kitap Hikaye, 1938’de Amerika’da gerçekten yaşanmış bir olaydan ilham alıyor. •Hikayenin kalbinde 17 yaşında, hayatta tutunacak hiçbir şeyi kalmamış sıska bir çocuk var: Woodrow Wilson Nickel, yani Woody. Ailesini o dönemin lanetli toz fırtınalarında kaybetmiş. Köksüz, öfkeli, her gece kabuslarla uyanan bir tip. New York limanında üstü başı kan içinde, donmak üzereyken gözünü bir açıyor; karşısında devasa bir kasırgadan mucize eseri sağ çıkmış iki tane Afrika zürafası! •Bu iki tonluk Oğlan ve Kız isimli zürafaların New York’tan San Diego Hayvanat Bahçesi’ne götürülmesi gerek. Başlarında da huysuz ama dünya tatlısı bir hayvan bakıcısı, Charlie Riley (biz ona İhtiyar diyoruz). Woody bir şekilde bu yolculuğa dahil oluyor ve Amerika’yı bir uçtan diğer uca geçecekleri o efsanevi 12 gün başlıyor. •Arkalarından gelen o çilli, kızıl saçlı fotoğrafçı kızla birlikte zürafaların peşinde yol alırken, İnansam da inanmasam da Tanrı’nın bana da biraz yüzünü dönmesinin vakti gelmişti artık diyor. Kendini o kadar değersiz hissediyor ki, Kaliforniya’ya ulaşırlarsa hayatının kurtulacağına inanıyor. •Birbirinden tamamen farklı üç insan, geçmişi sırlarla dolu İhtiyar, erkek egemen dünyaya kafa tutan fotoğrafçı Kızıl ve kimsesiz Woody. Ortak hayalleri: Vadedilmiş topraklara, Kaliforniya’ya sağ salim varmak. •Ama yolculuk bitince her şey bitmiyor işte. Arada koca bir II. Dünya Savaşı geçiyor, Pearl Harbor bombalanıyor. Woody gençliğini cephelerde bırakıp yirmi beş yaşında geri döndüğünde bile, okyanusun ortasındaki fırtınalı bir askeri gemide tek sığınağı yine o zürafaların sakinleştirici hatırası oluyor. •Hem bir büyüme hikayesi, hem
Zürafalarla Batıya DoğruLynda Rutledge · The Kitap · 202685 okunma