Mert Eviz, Satranç'ı inceledi.
8 saat önce · Kitabı okudu · 24 günde · Puan vermedi

New York’tan Buenos’e giden bir yolcu gemisinde yolcular arasında bulunan bir milyoner , dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic’e , ücret karşılığı bir parti satranç oynamayı önerir. İkisinin oyununu izleyen Avusturyalı Dr.B oyun sırasında kendini tutamayıponların oyununa karışınca, şampiyonla karşılaşması önerilir kendisine. Gestapo tarafından bir otel odasına kapatılan, oyalanacak hiç bir şeyi olmadan, bu odada uzunca bir süre tek başına kalan, yalnızca sorgulama için bu odadan çıkartılan Dr.B bir gün, rastlantı sonucu gizlice eline geçirdiği bir satranç kitabından bu oyunun bütün inceliklerini öğrenmiştir. Satranç tahtası ve taşları yoktur, ancak, önce ekmek içinden yaptığı satranç taşlarıyla sonra da tümüyle belleğinde oynayarak kurumsal bir satranç ustası olup çikar. Ancak bu tutkusu yüzünden sinir krizlerine beyin ağrılarına yakalanır.

Reşat Karakaş, bir alıntı ekledi.
17 Kas 18:21

"New York'ta terörist mi? Şekerim. New York ABD 'dir bilesin."
"Orda henüz terörist yoksa da olacaktır. Yahudiler terörizmi, bokun sinekleri çektiği gibi çeker. Hep öyleydir."

Sıska Bacaklar, Tom Robbins (Sayfa 23 - Ayrıntı)Sıska Bacaklar, Tom Robbins (Sayfa 23 - Ayrıntı)
Onur Özkan, bir alıntı ekledi.
16 Kas 17:52 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Emma Goldman
1919 yılının sonlarında, iki yüz elli istenmeyen yabancı
Birleşik Devletler’e bir daha geri dönmemek üzere
New York Limanı’ndan gönderildiler.

Onların arasında, aşırı tehlikeli yabancı olarak nitelenerek
sürgüne gönderilen Emma Goldman da vardı.
Emma mecburi askerlik hizmetine karşı çıkmaktan,
doğum kontrol yöntemlerini yaymaktan,
grev örgütlemekten ve ulusal güvenliğe karşı
diğer saldırılarından ötürü birçok kez tutuklanmıştı.
Emma’nın birkaç cümlesi:

Fahişelik püritanizmin en büyük zaferidir.

Acaba bizim sürekli övülen ve kutsanan annelik görevimizden
daha korkunç, daha kriminal bir şey var mı bu hayatta?

Eğer aklı kıtlar orada yaşıyorlarsa, Göklerin Krallığı acayip sıkıcı bir yer olmalı.

Eğer oy kullanma bir şeyleri değiştirecek olsaydı, yasa dışı olurdu.

Her toplum hak ettiği suçlulara sahiptir.

Bütün savaşlar, kendilerinin yerine ölüme başkalarını gönderen
savaşmaktan aşırı korkan ödlek hırsızlar arasında yapılır.

Ve Günler Yürümeye Başladı, Eduardo Galeano (Aralık 19 - Bir başka sürgün)Ve Günler Yürümeye Başladı, Eduardo Galeano (Aralık 19 - Bir başka sürgün)

Yerküre gezegeninde insanoğlu, başardığı onca şeye dayanarak-tekerlek, New York, savaşlar vs.- her zaman yunuslardan daha zeki olduğunu varsaymıştır ve bütün bunlar gerçekleşirken yunusların tek yaptığı suda oradan oraya atlamak eğlenmek olmuştur. Ama öte yandan yunuslar da her zaman insanoğlundan çok daha zeki olduklarına inanmıştır-hem de tam olarak aynı nedenler yüzünden-.
-Douglas Adams

Didem..., bir alıntı ekledi.
15 Kas 09:27 · Kitabı okuyor

Amerika Birleşik Devletleri ordusunun kimya levazımı hizmetlerinin şefi olan general Fries şunları söylüyor:

"450 kiloluk bir levist bombası New-York'un 10 mahallesini oturulmaz hale getirecek, bu sevimli mamulü ihtiva eden yüzlerce tonluk bomba bütün New-York'taki canlı şeyleri, suyu ve bütün gıda maddelerini zehirleyecek ve bunlar bir hafta süre ile kullanılamayacaktır."

Küçük Burjuva İdeolojisinin Eleştirisi, Maksim Gorki (Sayfa 6)Küçük Burjuva İdeolojisinin Eleştirisi, Maksim Gorki (Sayfa 6)
elif şahin, bir alıntı ekledi.
14 Kas 21:25 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Baktım ve gerçekten sekizler çizerek yüzüyor ve bayağı da başarıyordu. Doğrusu zavallı ayıdan ne beklediklerini anlayamıyordum. Daha kolay bir kentte- örneğin Decatur'da- insanlar herhangi bir sayıda yüzen bir ayıyla gurur duyarlardı. Ama New York'luları memnun etmek güçtü. Ayımız 314159 yüzmeye başlasa insanlar bunun pi sayısını beş haneden ileri götüremeyen geri zekalı bir hayvan olduğunu söyleyeceklerdi.

Polisiye Romanlar Okuyan Hırsız - Bir Bernie Rhodenbarr Polisiyesi, Lawrence BlockPolisiye Romanlar Okuyan Hırsız - Bir Bernie Rhodenbarr Polisiyesi, Lawrence Block
Tuba Paçacı, Golem ve Cin'i inceledi.
14 Kas 01:19 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Helene Wecker - Golem ve Cin
Sayfa sayısı:640
Tür:Roman, Fantastik
▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫
Korkunç güçlere sahip bir büyücü tarafından, yalnızlık çeken bir adam için kilden yapılmış bir golem...

Ve bin yıllık esaretinden uyanan bir cin... Bu iki olağanüstü varlığın yolu 1899 yılında New York'ta kesişir. Farklı olmaktır onların kaderi... Hikâyeleri herkes gibidir aslında, kendini farklı ve yalnız hisseden her insan gibi...

Ve tehlike, onlar için sadece bir adım ötededir hep.

Golem ve Cin iki ayrı kültürün efsanelerinden besleniyor ve zengin anlatımı sayesinde okuru ilk sayfadan itibaren içine alıyor. 2013 yılının en iyi kitapları listelerini altüst eden bu roman Türkiye'de de çok sevilecek.
▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫▫
Kitap yalnız bir adamın, lanetli (sayılır) bir büyücüden bir golem istemesiyle başlıyor. Adam golemi çıktıkları gemi yolculuğu sırasında uyandırıyor ancak, belki dakikalardır hayatta olan golem ne olduğunu anlayamadan sahipsiz kalıyor ve koca dünyayla bir başına savaşmak zorunda kalıyor. Diğer tarafta da yıllarca bir testide hapsolmuş bir cin, testiden çıktığında içinde bulunduğu dünya hakkında hiç bir fikri yok, cinin de bu şekilde özgürlüğe kavuşması ve bu iki doğaüstü yaratığın yollarının kesişmesi üzerine harika bir kitap. Biraz kalın ama eğer bu tarz kitapları seviyor iseniz tek solukta okunabilir benim sadece bir gün sürdü okumam. Yazarın bilgisi bayrak astıran cinstendi kitap boyunca, Süleyman'ın cinleri kullanışından bambaşka güzel detaylara. Fantastik olmasına karşı, uçarı olmayan bir kitap. Farklı olma çabalarıyla beyni yormadan ve buna çabalamadan farklı olmayı başarabilmiş yazar. Beklentimin üstündeydi, farklı dinlerin kültür potporisi, oturmuş karakter geçmişleri, masalsı anlatımın konuya verdiği esrarengiz hava ve çok güzel detaylarıyla bayılarak okudum kısacası. Spoiler vermemek çok zor o yüzden genel üzerinden bayıldım, harika diyebiliyorum affola. Tavsiyemdir.

İyi Okumalar!

#books #book #bookstagram #bookie #bookish #booking #golemvecin #helenewecker #dk #doğankitap #kitap #read #okumahalleri

Berke Can Turan, Kapkaranlık Ormanda'yı inceledi.
13 Kas 09:17 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 7/10 puan

Kapak tasarımı fazlasıyla ilgimi çeker, daha önceki yazılarımda da bundan bahsetmiştim. Aslında çekmeli de, ilk izlenimi çarpıcı vermek her zaman önemlidir. "Kapkaranlık Ormanda"yı da kitap fuarı kapsamında rafa dizdikleri kitaplar arasından bu şekilde seçtim. Seçtim demeyelim de incelemek için kitaba bir şans verdim. "Instant New York Times Bestseller" diye bir ayrıntı gördüm kapağın bir köşesinde de.

Ruth Ware'in çıkış romanı imiş, bunu da kitabın yarısındayken öğrendim. Anlatım konusunda güncel yazarlardan esinlenme yaşadığını hissettim fakat gidişat sürüklediği için daha önceden tecrübesi olan bir yazar olduğunu düşünmüştüm. İlk romanıyla bestseller'a düşmek başarı evet, fakat son zamanlarda bu duruma birkaç kez daha denk gelmiştim. Özellikle Kurak'ta. O da Jane Harper'ın ilk roman deneyimiydi ve tadından yenmez bir deneyim vermişti bana. Kafamda kitapla ilgili kötü bir eleştiri oluşmadan bir çırpıda bitmişti. Fakat maalesef bu eser için aynısını söyleyemeyeceğim. Konu bakımından fazla klişe olmasına takılmam genelde ama buna biraz takıldığımı söyleyebilirim. Çünkü; yapılmayan bir şey çok da kalmadı. Her şey klişeleşti artık. Bu yüzden bu saatten sonra asıl önemli olan klişeyi güzel işlemek. Kitabın başında birkaç boş tahmin yürüttüm sonu hakkında, boşa salladığımı fark ettim bir süre sonra. Yine de çok geçmeden kitabın sonunda ne olacağını az çok tahmin ettim, tahminimde de yanılmadım. Tabi ki bu eksi bir yön değil, doğru tahmin etmeyi severim. Fakat kitabın övgülerine bakacak olursanız "araba kazası etkisi veren bir son" tarzı şeylerle karşı karşıya geleceksiniz. Ben o tarz bir durum görmedim. Bazı bölümler de fazla uzatılıp, gayet normal bir durumda bile işin içine bir bit yeniği bir şüphe sıkıştırılmaya çalışılmış. Bu da bir süre sonra insana gına getiren bir durum.

Birinci elden anlatım tekniği kitapta gayet güzel kullanılmış, hakkını yememek lazım. Kitabı bir günde okuyup bitirmeme yardımcı olacak akıcı ve merak uyandırıcı bir anlatım vardı. Bazı yerlerde gereksiz uzatmalar ve şüphecilik olmasa konuya olan merakım da artabilirdi. Fakat yine de keyifsiz okudum demiyorum. "Kapkaranlık Ormanda" orta halli hafif sürükleyici bir film gibi bir tat bıraktı damağımda. Kafamda oluşan eleştirilere kulak asmadığım vakitlerde güzel aktı, fakat çabuk unutuldu.