Artık İsraf Yok
Bazen hayat kapına vedalarla, acılarla ve sabrını zorlayan insanlarla gelir; bazen de kapını açtığında karşında hiç beklemediğin güzellikler ve mucizeler görürsün. Hatırla geçmişi; ne zor savaşlar kazandın sen. Ne fırtınaları tek başına atlattın. Birçok insan tanıdın ve tanıyamamışım dediğin nice insanla vedalaştın. Bazılarından ayrılmak kolay olmadı. Zorlandın, kendinle inatlaştın. Ama bazılarından anında uzaklaştın. Yıllarca kendine benzeyen, senin gibi seven ve ince düşünen insanlar aradın. Biliyorum, artık ne sen eski sensin ne de insanlar gözünde hep iyi niyetli. Kabul et iki gözüm; sen de fazlasıyla olgunlaştın. İnsanlarla uğraşacak ne eski gücün var artık ne de onları hoş görecek sabrın. Bir daha tekrarı yok yaşadığın şu hayatın. Bak,önünde bir ömür var; yeni yaşlar ve yeni başlangıçlar… Hayatı birazda kendin için yaşa. Değmeyen insanlar için yıllarını zaten fazlasıyla harcadın.
Sayfa 94 - İndigo Kitap·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı
Koca devlet ve yüce millet, nice gönül yangınlarına alışıktı Bu alışkanlık yüzünden olmalıydı ki gittikleri yerden evlerin şöyle derlerdi o yangınlara doğru koşanlar: Can düşürmeye geldiğimiz bu yerlerde Git söyle ecel; beklemesinler bizi evde!
Kitap Alıntısı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ümitsizlikten sonra nice ümitler, karanlık ardından nice güneşler
Biliyorum, bazen kara günler pembe günlere, bazen de beyaz günler kara günlere döner. Fakat yine de yolculuk devam eder.
Sayfa 27 - Söz: Mevlana·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı
"Kitap, daha yeni açılmıştı ve önünde yazılacak daha nice sayfalar vardı."
"Seninle karşılaşana değin onlardan hiçbir şey istemedim, biliyor musun? Ne de bir ricada bulundum. Hareket dışında ya da bu savaşı kazanmak dışında hiçbir şey düşünmedim. Gerçekten tutkularım çok saftı. Çok çalıştım, şimdiyse seni seviyorum ve" dedi gerçekleşme­yecek her şeyi kucaklayarak "uğruna savaştığımız her şeyi nasıl se­viyorsam öyle seviyorum seni de. Özgürlüğü, insan onurunu sevdi­ğim gibi seviyorum seni, tüm insanların çalışma hakkını, aç kalmama hakkını sevdiğim gibi seviyorum seni. Seni, savunduğumuz Madrid'i sevdiğim gibi, ölen tüm yoldaşlarımı sevdiğim gibi seviyorum. Çoğu da öldü. Pek çoğu. Nice çok olduklarını düşünemezsin bile. Ama seni dünyada en çok sevdiklerim kadar seviyorum, seni daha da çok sevi­yorum. Seni dünyalar kadar seviyorum, tavşan. Dile getiremeyeceğim kadar çok seviyorum. Biraz olsun anla­yasın diye söylüyorum bunu sana."
Sayfa 462·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı
Anadolu
Beşikler vermişim Nuh'a Salıncaklar, hamaklar, Havva Ana'n dünkü çocuk sayılır, Anadoluyum ben, Tanıyor musun ? Utanırım, Utanırım fıkaralıktan, Ele, güne karşı çıplak... Üşür fidelerim, Harmanım kesat. Kardeşliğin, çalışmanın, Beraberliğin, Atom güllerinin katmer açtığı, Şairlerin, bilginlerin dünyalarında, Kalmışım bir başıma, Bir başıma ve uzak. Biliyor musun ? Binlerce yıl sağılmışım, Korkunç atlılarıyla parçalamışlar Nazlı, seher-sabah uykularımı Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar, Haraç salmışlar üstüme. Ne İskender takmışım, Ne şah ne sultan Göçüp gitmişler, gölgesiz! Selam etmişim dostuma Ve dayatmışım... Görüyor musun ?
Sayfa 77·Kitabı okuyor
Alıntı