Senin adın ne? diye sordu Arha otoriter bir edayla. Sesi kendisine normalin dışında yüksek ve ince gelmişti.
Şey, genellikle bana Çevik Atmaca derler.
Çevik Atmaca mı?
Bu icatları yaparken zaman kazanacağımızı düşünüyorduk, ancak aslında günlerimizi daha endişeli ve kaygılı geçirmemize sebep olacak şekilde hayatın hızını normalin on katına çıkartmış olduk.
Günümüz toplumu artık Foucault'nun kliniklerden, tımarhanelerden, hapishanelerden, kışlalardan ve fabrikalardan oluşan disiplin toplumu değil. Bunların yerini fitness salonları, ofis kuleleri, bankalar, havaalanları, alışveriş merkezleri ve gen laboratuvarlarından oluşan bambaşka bir toplum aldı. 21. yüzyıl toplumu artık bir disiplin toplumu değil, performans toplumudur. Sakinleri de artık 'itaat özneleri' değil, performans özneleri olarak adlandırılıyor. Bu özneler kendi kendilerinin girişimcileridir. Normalin mekânını anormalin mekânından ayıran disiplin kurumlarının ördüğü duvarlar, geldiğimiz noktada eskimiş görünüyor. Foucault'nun iktidar analitiği, disiplin toplumunun performans toplumuna dönüşmesiyle birlikte gerçekleşen psikolojik ve topolojik değişimleri betimleyemez. Sıkça kullanılan 'kontrol toplumu' kavramı da bu dönüşümün hakkını veremiyor. Hâlâ fazlasıyla negatiflik içeriyor.