Bu âfeti bir od gibi sırtında taşımaktadır ve o koştukça bu od daha ziyade alevleniyor, her kıvılcımı bir ayrı ateş kesiliyor. Kaçan aşık bir tarafı tutuşup da telaşından koşmaya başlayan bir kazazedeyi hatırlatmaz mı? Bu kazazede koştukça daha ziyade tutuşur, tutuştukça daha ziyade koşar.
Alıntı
Dağdan odun getiriyordum. Herkes ona odun diyordu. İki heceyle odun. İşte, ateş veren şey... Ama ben onun ilk hecesiyle ilgilendim. Ateş olan kısmına, gönüllerde aşkı tutuşturan alevli kısmına, od'a talip oldum. Herkes dağa odun için gittiğimi sanıyordu ama ben od için gidiyordum. Gidiyor ve od üzerine kendimle konuşuyor, kendime konuşuyor, içimde onun alevini hissediyor, gönlümü onunla tutuşturuyordum.
1000Kitap
Reklam
Bu seferki od da aşk odu, illa ki yanışı hiçbir zamankine benzemiyor. Yakıyor, yakıyor...
Sayfa 223·Kitabı okuyor
Alıntı
Od düştüğü yeri yakar
"Bunu gece günlüğüme yazacağım." "Neyi?" "Ateşten yananın ateşe doymadığını."
Sayfa 226 - İş Bankası Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
O DA YANAR , ODA YANAR, OD'A YANAR.....
1 Söylesem âh-ı dilim cümle cihân oda yanar Yalınuz sanma cihân kevn ü mekân oda yanar 2 Şöyle 'aşk âteşi var sînede ey zâhid-i huşk Bir 'alev žâhir ola iki cihân oda yanar 3 Bilmezem âteş-i 'aşkı nice takrîr ideyin Dutuşur başdan ayağa dil ü cân oda yanar 4 Şöyle yakdı beni 'aşk odı ser-â-ser cânâ Yanıma gelse benüm pîr ü cüvân oda yanar 5 Teb-i fürkatde nedür hâli disen Sebzî’nün Dutuşur külli teni sanki hemân oda yanar
Herkes dağa odun için gittiğimi sanıyordu ama ben od için gidiyordum. Od:Ateş
Sayfa 142·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Reklam