O gece yatağa yattığımda üç şey için dua ettim: Birincisi ne yapıp edip askeri okula gireyim, ikincisi boyum Makbule'nin boyunu geçsin ve son olarak da anneciğimi hayatı boyunca para sıkıntısı çektirmeden gül gibi yaşatabileyim.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bu Kürtçülük, Türkçülük ayrımı olmasın, eşitlik olsun. Oralarda insanlar tahsilleşsin, iş sahaları açılsın. Batı bölgesi nasılsa orası da öyle olsun. Oranın da çok doğal güzellikleri var. Oraya da turizm akını yapılsın. Çocuklar okula gitsin. Çalışmak isteyen çalışsın. Herkes Türk vatandaşı Türk bayrağının altında, Türk dili konuşarak yaşasın. Eşitlik olsun, Kürtçülük, Türkçülük ayrımı yapılmasın. Herkes eşit bir dünyada yaşasın..
Ne var ki, sömürge çocuklarının çok büyük çoğunluğu sokaklardadır. Bir okula kabul edilme gibi harika bir şansa sahip olanlar ise ulusal olarak kurtulmuş olmayacaktır. Ona aktarılacak anılar, kesinlikle kendi halkının belleği olmayacaktır. Ona öğretilen tarih kendi tarihi değildir.
Nitekim -ki bu sadece bir örnek- çocuklarının okula gitmesine asla razı olmamıştır. Onun yolundan yürüyelim isterdi: Bir lala, eve gelen hocalar. Kalkıp bunun ilerici düşüncelerine pek uymadığını söyleyen olursa, hararetle itiraz ederdi; insanların isyancı doğduğunu, okulun ise onları boyun eğen, kaderine razı olan, evcilleştirilmesi daha kolay varlıklar haline getirdiğini söyleyerek. Geleceğin devrimci önderleri böyle bir yola giremezlerdi! O şekilsiz sürünün içinde boğulup gidemezlerdi!