"Frankie eskiden, ikisini de yetişkinlik dönemlerine kadar hayatta tutmayı başarabilirse, bir ebeveyn olarak görevini yerine getirmiş olacağına inanırdı, ama kimi kandırıyordu? Bir ebeveynin görevi asla bitmezdi yüz yaşına gelene kadar yaşasa bile.."
Kristin Hannah'tan ilk okuduğum kitap oldu.
Bu kitap hakkında sadece şunu diyebilirim ki savaş devlerin tepiştiği çiçeklerin ezildiği insanlığın yok olduğu bir canilik.
Savaş sırasında cephe arkasında kalan kadınların, çocukların çaresizliği yanlızlığı o kadar derin işlenmişti ki kış zamanlarını okurken ben bu sıcak Nisan günlerinde üşüdüm dondum yıkıldım.
Anne olmadan önce okusaydım bu kitabı İsaballe derdim ama Vianne ahh bir annenin kendini düşünemeyecek bile olmasının çaresizliği :(
544 sayfa aktı gitti yazarın kalemi çok güzeldi
Ülkemizin dört bir yanında savaşlar olurken bu kitabı okurken hep dedim ki Allah'ım şuan sen bunları yaşayanları koru yardım et .
"Hikâyeleri erkekler anlatır," diyorum. Sorusuna verilecek en doğru, en basit cevap bu."Kadınlar hayatlarına devam eder. Bu bizim için bir gölge savaştı.Bittiğinde bizim için törenler düzenlenmedi, bize madalyalar verilmedi, adımız tarih kitaplarında geçmedi. Savaş sırasında yapmamız gerekeni yaptık ve bittiğinde parçaları bir araya getirip hayatımızı yeniden kurduk.