Sınırsızlık çağı bu. Sınır ve ölçü kaybının, konum, çerçeve ve referansların parçalanması ve alt üst olmasının semptomları her yerde. Günümüz insanlık durumu, içerik ve bağlamlarından kopmuş kavramlar, aşınan değer ve ilkeler, çözülen ve buharlaşan anlam, hikâyeler etrafında şekilleniyor epey zamandır.
Sayfa 42 - İletişim Yayınları·Kitabı okuyor
Psikoloji
Şer Tufanı ile Dijital Tabletler Neden Yazıldı?
Adam oğulları kam, ham ve sam ile üçe biri suça bölündü. Kam sevgiyi sonsuza kadar yaşatmayı seçti. Ham, ham kalmadı ham edildi. Sam suçu yeryüzünde her yere bulaştırdı sonunda soyguncu, soykırımcı yayılmacı barbar haçlı tümü birlikte kendini bitirdi. Suçu bulaştırdığı her yere izlerini asırlar önceden yerleştirdi. Günü gelince o tabletleri bulacak kendini ortaya çıkartacak burası benim diyecek bir hileye başvuracaktı. Evrenin kozmik akaşik kadim bilgelik kayıtları öyle değil dedi. Çağın şer tufanı tabletlerini varlık birliği bilinci dijital olarak yaz dedi. Tehdit fitne ve bozgunculuk ile yapay teknoloji ile gelecekti. Sonsuzluğun adı kim hatırlat evrensel ölçü budur. Anadolu ve Türk fizik ötesi ilmi kadim bir ahlak anlayışı ile devrimi sonsuzluğun ulaşması gereken tek uygarlık hedefi olduğunu bildirdi. Gelecekte kimsenin tablet burada bizi söylüyor safsatasını bitirdi.
Hayata Dair
Reklam
“Çünkü piyasa mekanizması; sanal iletişim ağının etkileşim, beğeni ve paylaşım gibi dinamiklerin kullanarak bireylerin kendilerini sürekli olarak başkalarıyla kıyaslaması yol açıyor bu ölçü edinme hirsini hızlandıran kısır bir halk oluşturuyor başkalarının sahip olduklarını gördüğünde, sahip olmadığın şeylerin listesi biraz daha uzuyor yani.”
Sayfa 43·Kitabı okudu
Be Adnan Bey Bihtere talip olur…Firdevs isyanlarda:)
“Bihter'i mi istiyor? Emin misiniz?” diyecekti, eğer Peyker'in gülümseyen bir gözle yüzüne bakışı onu engellemeseydi. Birden zihninde Adnan Bey'in aleyhine bağıran takım takım sorular ayaklandı: Utanmıyor mu? Ellisini geçkin herif! Henüz bir çocukla evliliğe talip olsun! Hiç olmazsa yaşlarda aşırıya kaçmayan bir ölçü gözetmek lazım değilmiydi?
Sayfa 18 - Türkiye İş Bankası Yayınları 13. Basım·Kitabı okuyor
Efendimiz(sav) bir hadis-i şerifinde, "En hayırlı mümin, görüldüğünde Allah'ı hatırlatandır." buyurur. Günümüzde ise böyle insanlara rastlamak oldukça zordur. Çünkü günümüz dünyası sahte insanlarla doludur. Hatta dışarısı böyle insanlarla dolu olduğundan insanlar da sahteyi gerçek zannetmektedir. Bu insanlar piyasada hâkim olursa, ölçü de sahte olur. Sahte insanlıkta, menfaat ve çıkar ilişkisi üzerine kurulan ilişkiler vardır. Kişi, başkasının işine yaradığı sürece değerli kabul edilir. Hakiki insanlıkta ise merhamet vardır; kişi başkasını yaşatmak için yaşar.
Sayfa 11
Dünya ile ilgili bilgi düzeyimiz arttıkça hiçbir zaman tam anlamıyla kaderimize hükmedemeyeceğimiz bilinci de artmaktadır. Bilim, mümkün olan en yüksek gelişme seviyesine de gelse hükmümüz altında bulunan şartlar, hükmedemediğimiz ve hiçbir zaman da hükmedemeyeceğimiz hususların karşısında önemsiz kalacaktır. İnsan ve dünya birbiriyle doğru orantılı değildir. İnsan ve insan ömrü, hayatın akışı için bir ölçü birimi değildir. Psikolojik olarak kötümserlik, isyan, mutsuzluk veya kadere ve Allah'ın iradesine teslimiyet şeklinde tezâhür eden insanın, ebedî güvensizliği de buradan ileri gelir.
Sayfa 442·Kitabı okudu
Reklam
Reklam