Matematik, yeni bir düşünce öğretisi, tin denen şeyin kendisidir ve içinde, zamanın ve ölçüsüz bir dönüşümün kaynağını taşır.
Sayfa 127·Kitabı okuyor
Felsefe
Bireysel çıkarlarımız ve umutlarımız, uğruna yaşamaya değer görünmediğinde, hayatı yaşamaya değer kılacak şeyi kendi dışımızda aramaya şiddetle ihtiyaç duyarız. Kendini adamanın, sadakatin ve manevi teslimiyetin her çeşidi esas itibarıyla, ziyan olan beyhude hayatlarımıza değer ve anlam verebilecek bir şeye can havliyle sarılmamızdır. Dolayısıyla, kişinin bir ikameye sıkıca sarılması ister istemez hırslı ve abartılı olacaktır. Kendimize bir dereceye kadar güvenebiliriz; fakat ulusumuza, dinimize, ırkımıza veya kutsal davamıza duyduğumuz inanç ölçüsüz ve uzlaşmaz olmak zorundadır. Kişinin bir ikameye ılımlı bir şekilde sarılması, unutmak istediği kendi kişiliğinden ayrılmasına yetmez. Uğrunda canımızı vermeye hazır olmadığımız bir amaç yoksa, uğrunda yaşamaya değer bir şeye sahip olduğumuzdan emin olamayız.
Sayfa 31 - Olvido·Kitabı okudu
Reklam
Kâmil bir müslümanın, hiçbir mevzuda ölçüsüz, nizamsız ve muvâzenesiz hareket etmesi düşünülemez. Bilhassa da ticârî ve iktisâdî mevzularda, menfaatinden başka ölçü tanımayan günümüz kapitalist sisteminin, vurdumduymaz ve acımasız zihniyetini asla benimseyemez.
Sayfa 6 - Erkam Yayınları, İstanbul - 1434 / 2013·Kitabı okuyor
Toplumdaki hâkim fikre muhalif fikirler ancak çok ölçülü ve ılımlı bir dil kullandıkları ve gereksiz hakaretlerden kaçındıkları takdirde savunulabilirler. Hâlbuki diğer taraftan çoğunluğun fikirleri ölçüsüz ve şiddet dolu bir dil kullanmakta ve diğer fikirlerin ifade edilmesine engel olmaktadır. Dolayısıyla ilk önce çoğunluğun fikirlerini savunan kimselerin "taşkınlık yapmamayı" öğrenmesi gereklidir.
Sayfa 69·Kitabı okudu
Alıntı
I.6.9:
Kendine dön ve gör. Henüz kendini güzel görmüyorsan, heykelini yontanın yaptığını yap. Heykeltıraş güzel olması gereken taşın fazlalıklarını atar, heykele güzel bir yüz verene dek onun bir yanını kazır, bir yanını düzleyip parlatır. Aynı şekilde sen de fazlalıklarını at, eğrini doğrult, karanlığını arıtıp aydınlat ve heykelini yontmayı bırakma. Ta ki erdemin tanrısal parıltısı sende parlayana, ölçülülüğün kutsal kaidesinde yükseldiğini görene dek. Eğer bu olduysan ve bunu gördüysen, arınıp kendinle hemhal olduysan, bu şekilde bir olmana bir engel ve içinde seninle karışmış başka bir şey kalmamış dernektir. Artık bütünüyle kendin, yalnızca hakiki ışıksındır. Büyüklükle ölçülmeyen, şekille daraltılmayan, büyüklüğü sonsuzca artmayan, ancak her yönde ölçüsüz olmakla birlikte her ölçüden büyük ve her nicelikten üstün olan. İşte böyle olduğunu görürsen artık görüş olmuşsundur. Kendine güvenebilirsin. Zaten oraya yükseldin, artık sana gösterecek birine ihtiyacın yok. Dikkatli bak ve gör. Zira büyük güzelliğe bakan tek göz budur.
çev. Y. Gurur Sev (İstanbul: Ketebe Yayınları, 2026), 79.·Kitabı okudu
Kim benimkisi kadar ölçüsüz bir tutkuya ve sabra sahipti?
Sayfa 50·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam