Aşkla kal...
Puan vermedi·312 syf.··
2026 9. kitabı
Spoiler içerebilir.... Bazı kitaplar vardır, sadece okunmaz; yaşanır. "Aşkla Kal", benim için zamanın durduğu, bildiklerimi unuttuğum ve sadece hissettiğim o özel duraklardan biriydi. Derya’nın derinliklerinde nefesimi tutarken, Burak’ın kelimelere sığınan o mahcup yalnızlığında kendimi buldum. Biraz konudan bahsedeyim: "Kitap, geçmişlerinde yaşadıkları büyük kayıplar, terkedilişler ve derin hüzünlerle yolları kesişen iki yaralı ruhun, Derya ve Burak’ın hikayesini, hayata ve aşka yeniden tutunma çabasını konu alıyor. Deniz tutkusu ile babasının kaybı arasında sıkışıp kalan Derya ve kelimelere sığınan Burak; aslında birbirlerinin yaralarını sararken, kendi iç dünyalarındaki yıkımlarla yüzleşiyorlar. İkilinin ortak kaderi olan ölüm ve ayrılık temaları, onları aslında yeni bir başlangıca, bir "iyileşme yolculuğuna" sürüklüyor." Ben, Onların Arasında Bir Yerdeyim: Bu romanda ben de Derya’yla beraber derinlere daldım. Bazı yerlerde nefesimi tuttum, bazı yerlerde yalnızdım ve onunla beraberdim. Bazı yerlerde ise Burak ile beraber ölüme yaklaştım. Yazarın kalemine o kadar hayran kaldım ki, belki de iki karakterin bu hüzünlü ama bir o kadar da dirençli hali, içimde asıl "ben"i oluşturuyordu. Derya’nın su altındaki o derin sessizliği ile Burak’ın gecekondusundaki kelime yığınları arasında, kendi hayatımı sorguladım; amaçlarıma ve hayallerime odaklandım. Bu kitabın beni neden bu kadar derinden etkilediğini belki tam olarak açıklayamıyorum ama şunu biliyorum: "İnsan, kendi enkazından nasıl yeniden doğabileceğini bir başkasının hikayesinde gördüğünde, o hikaye artık onun bir parçası oluyor. Burak’ın, o boş sayfaları olan "Aşk’la Kal" kitabını Derya’ya hediye etmesi, aslında ikisinin de hayatındaki beyaz sayfaları temsil ediyordu." Kitabı okurken, o boş
Edebiyat
Aşkla KalKahraman Tazeoğlu · Destek Yayınları · 20164,509 okunma
9/10
Merhabalar, Son zamanlarda okuduğum kitaplardan farklı olarak duygusal olarak beni o kadar çok tatmin eden bir kitap oldu ki. İki yaralı karakterin birbirini iyileştirmesini okumak çok keyifliydi hele ki bu karakterler de dünya tatlısı iki insan olduğunda. Briana acil serviste çalışan ve terfi almak üzere olan bir doktordur. Ama hayatının en kötü dönemindedir çünkü aldattığı kocasından boşanma aşamasındadır, aynı zamanda da erkek kardeşi böbrek yetmezliğinden muzdariptir ve gittikçe depresyona girmektedir. Tam da hayatı alt üst olduğu dönemde hastaneye yeni bir acil doktoru gelir: Jacob. O da hastanedeki ilk gününde tüm hastalarını kaybeder ve doktor ölüm olarak adlandırılır. Hemşireler arasında çıkan bu dedikodudan dolayı ve terfi etmesine engel olacağını düşündüğü için Jacob’a önyargılı davranır. Bir şekilde bu ikili önyargılarla dolu tanışırlar. Jacob anksiyetesi çok yüksek olduğu ve kendini Briana’ya iyi ifade edemediği için ona mektup yazmaya başlar. Bu ikili mektuplaşarak birbirlerini daha iyi tanırlar ve aralarında her şeyden önce arkadaşlık ilişkisi oluşur. Çok ama çok tatlı iki karakterdi. Jacob Briana için anksiyetesinin üstünden geleceği şeyler yaptı ve Briana da hep onu düşündü, destek oldu. Jacob o kadar tatlı bir karakterdi ki daha çok da tanımadığı Briana’nın kardeşine böbreğini vermeyi kabul etti ve isimsiz olmasını rica etti. Bir şekilde Jacob olduğunu öğrendiler ama o iyiliklerden utanan bir karakterdi. Jacob’ın da eski sevgilisi Amy, erkek kardeşi ile evlenecekti ve bu durumda bile ailesi erkek kardeşine mesafe koymasın diye sorun yokmuş gibi davrandı ve tampon görevi gördü. Ailesi ise endişelendiği için minik bir sevgilim var yalanı söyledi ve bu şekilde ikisi sahte sevgililik olayına başladılar. Jacob’ın ailesi çok tatlıydı. Büyükbabasının
En İçten DileklerimleAbby Jimenez · Epsilon Yayınevi · 2024415 okunma
Mazide kalan okumalardan.
10/10
·255 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
GEÇMİŞ ZAMAN FIKRALARI ABDÜLHAK ŞİNASİ HİSAR Kıymetli yazarın kaleme aldığı bütün bu küçük fıkralar, geçmiş zaman hayatının bir tarihçesidir. Bu küçük eserdeki maksat; anlatılan vakalardan, manası unutulmuş bir ismi, şahsiyeti, savaşı, faciaları, şarkıları, bütün bu gelip geçen ömürlerden yaşananları hoş bir seda olarak hatırlatmaktır. Parçalanmış bir vakite dağılmış manalar... Abdülhak Şinasi Hisar,Osmanlı'nın son dönemindeki sosyal yapıyı ve o dönemin seçkin şahsiyetlerini hafızalarda canlı tutmayı amaçlar. Yazar, meşrutiyet ve mütareke dönemlerinin İstanbul'unu adeta parçalanmış bir zamanın içinden cımbızla çekerek estetik birer tablo gibi okuyucuya sunar. ESERDEN ALINTILAR: ✓Mütareke zamanıydı. Fuat Paşa'nın ihtiyarlıktan gözleri görmüyordu. Fakat hayatiyeti yerindeydi. Yanında kendisini idare eden bir uşak bulunuyor, lokantanın yemeklerini söylüyordu. O, "Hünkârbeğendi!" deyince Fuat Paşa'nın derhal aceleyle ve kendine has basık, titiz telaffuzu ile "İstemem, istemem! Hünkâr Damat Ferit Paşa'yı beğeniyor!" demiş. ✓Birdenbire pek güzel söyleyen Müşir Fuat Paşa, kendisinin İstinye'deki yalısında Boğaziçi'ni seyrederken odasına bir misafir gelmiş. Tabii neye baktığı malum ve kendisinin şöhreti de malum! Fuat Paşa misafirine "Su akar, deli bakar!" demiş. ✓Fransızların her hadiseden arta bir şarkı kaldığını söyledikleri gibi, biz de her hadiseden ve her ömürden arta kalan ebced hesabıyla yazılmış bir tarih bulunduğunu söyleyebilir dirdik. Geçmiş zaman adamı nihayet öldü mü, dünyada kendisinden kalmış olan hatıra, yine bir ölüm tarihiyle yazılmış olur ve bu mısra da bazen mezar taşının üstüne hakkedilmiş bulunurdu. ✓Evet, kendimi zorla tutmuştum. Ya tutmamış olsaydım da herkes benim kahkahalarla güldüğümü görselerdi, 'Vali Paşa gülmekten katılıyor' diye düşünmezler
1000Kitap
Geçmiş Zaman FıkralarıAbdülhak Şinasi Hisar · Everest Yayınları · 202341 okunma
8/10
·232 syf.··
2026 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2026 11:31
​ GİZLİ KALMIŞ BİR HAZİNE BULDUM! ​Şans eseri aldığım bir kitabın bu kadar sürükleyici ve eğlenceli olabileceğini hiç düşünmezdim açıkçası! Resmen su gibi aktı sayfalar, öğleden akşama bir oturuşta bitti! M.C. Beaton ile tanışma kitabım oldu ve şunu sormak istiyorum: Neden bu kitap hiç konuşulmuyor?! Abartılması ve bol bol konuşulması gereken bir kitap bana göre! ​Gelelim kitabın konusuna; bir Agatha Christie hikayesinin eğlence ile buluşmuş hali diyebilirim kitap için! ​Agatha Raisin, yıllarca kendi halkla ilişkiler şirketini yönetmiş başarılı ve hırslı bir iş kadını. 53 yaşında erken emekli olmaya karar veriyor ve çocukluğundan beri hayalini kurduğu sakin köy yaşantısı için Cotswolds'taki Carsely köyüne yerleşiyor. ​Yoğun iş hayatına ve Londra'nın keşmekeşine alışık olan Agatha, köy hayatına alışmakta zorluk çeker. Carsely köyünde bir "Kiş Yarışması" olduğunu öğrendiğinde ise o rekabetçi yönü ortaya çıkar ve yarışmaya katılmaya karar verir. ​Tek bir sorun vardır ki; Agatha hayatı boyunca hiç yemek yapmamıştır! Pastaneden bir kiş alıp kendisi yapmış gibi yarışmaya katılır ama kaybeder. ​Ama asıl sorun şimdi ortaya çıkıyor! Jüri üyelerinden biri o kişten yedikten sonra evinde ölü bulunur! Tüm gözler bir anda Agatha'ya döner. Peki Agatha suçsuzluğunu kanıtlayıp kendini kurtarabilecek mi? Asıl suçluyu bulabilecek mi? Bütün bu soruların cevabı sizleri sayfalarda bekliyor. ​Ben okurken katilden çok şüphelendim ama emin olamadım çünkü katil olabilecek çok seçenek vardı, yine de kesinlikle Agatha beni şaşırtmayı başardı! ​Gizem-gerilim severim ama "Biraz değişiklik olsun, işin içine biraz da eğlence girsin" diyenler kesinlikle KAÇIRMAYIN! Resmen gizli kalmış bir hazine!!!
1000Kitap
Tatlı ÖlümM. C. Beaton · Nemesis Kitap Yayınları · 2019122 okunma
8/10
·176 syf.··
2026 32. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 18:43
Merhabalar Ayşe Kulin'in yazmış olduğu "Aylardan Kasım Günlerden Perşembe" eseri ile karşınızdayım. Eser, Atatürk'ün ağzından tarihi anlatıyor oluşu ile dikkat çekiyor. Daha önce birçok kitap okudum bu konuyla ilgili ama Atatürk'ün ağzından oluşu, onun duygularını aktaran bir eser oluşu ile farklıydı benim için. Atamız ölüm döşeğinde ve bu son günlerinde hâlâ ülkesini düşünüyor, Hatay meselesini düşünüyor, barışı nasıl koruruz bunu düşünüyor. Çocukluk günlerinden başlayarak, okul dönemleri, Atamızın aşkları, bazı inkılâpları anlatılıyor. Babasının dürüst ve güvenilir oluşu onu çok etkiliyor onun kaybından sonra dürüst olacağına dair ant içiyor. Eğitim hayatı, okumaya olan tutkusu, askerlik dönemi, aile hayatı okunmaya değer. Lider Mustafa Kemal'i değil onun içini, duygularını, fikirlerini anlatması ile beni etkileyen eserlerden biri oldu. Semra tavsiyesi ile bu güzel eseri okudum, çok teşekkür ederim Sizlerde okumadıysanız sizlere de tavsiye ederim bu eseri. Peki siz yazarın kalemi ile tanıştınız mı? Bu eseri okudunuz mu? #alıntı Kadınlarını yok sayan toplumlar yerlerinde saymaya mahkûmdur. Dilerim savaş benim ülkemden, benim halkımdan, komşu ülkelerden, hatta dünyanın bütün ülkelerinden uzak olsun! @benaysekulin @everestyayinlari #engelsizokurlaokuyoruz #aylardankasımgünlerdenperşembe *Reklam değil
Aylardan Kasım Günlerden PerşembeAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20254,520 okunma
Puan vermedi·504 syf.··
2026 10. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2026 10:25
Galiba bir umre daha gerekiyor bünyeye :( çok özlediğimi hissettim.. bazı bölümler hep böyledir, başlıkla birlikte ağlamaya başlarsın. Umre dönüşü bı beş altı ay kendine gelemezsin, bu hayata adapte olamazsın. Siyer okuduktan sonra bir kaç gün bu duyguyu yaşarsın... :( kitap güzeldi dememe gerek var mı?
İki Cihan Güneşi Hz. Muhammed'in HâyatıRamazan Ayvallı · İstanbul Yayınları · 2015144 okunma