Puan vermedi·65 syf.··
2026 58. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 03:28
Selam. Bu ayın bir diğer okuduğum kitabı Zadie Smith'in “Martha ile Hanwell” adlı öyküleri oldu. Yazarı, önceden duymuştum fakat geçen ay okuduğum “İngiliz Edebiyatı 101” kitabında da geçince tanışmak istedim. Everest Açıkhava Serisinden 68 sayfalık iki göçmen öyküleri bulunuyor içinde. Pdf'den okuduğum için bu defa önsöz yoktu. Yorumlarda gördüğüm kadarıyla Önsöz'de iyi tespitler bulunuyormuş. İki karakterinde iç dünyasında bir yere ait hissedememesinin sorununu göstermek istemiş yazar. Açıkçası tatmin edici bir okuma olmadı.
Edebiyat Hikaye Öykü
Martha ile HanwellZadie Smith · Everest Yayınları · 2021456 okunma
Cesur Yeni Dünya
6/10
·272 syf.··
2026 20. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 23:50
Merhaba arkadaşlar bugün sizlere bilim kurgu klasiklerinden biriyle geldim. Yeni girdiğim güzel bir grupla bu kitabı okuyup bitirdik ve değerlendirmesini yapacağız. Açıkçası kitabı hiç sevemedim bana hiç hitap etmedi. Abartılmış bir klasik olarak görüyorum, tabii bu kendi fikrim. Severek okuyanlara saygım sonsuz ama bana göre değildi hiç. Gelin kitaptan bahsedelim hemen biraz. Kitap, insanların laboratuvarlarda üretildiği, çocukluktan itibaren şartlandırıldığı ve "mutluluk" adına özgürlüklerinden vazgeçtiği bir geleceği anlatır. Teknolojinin ve bilimin aşırı ilerlediği; ancak aile, bireysellik ve duyguların tamamen yok edildiği, "cemaat, özdeşlik ve istikrar" üzerine kurulu bir geleceği anlatan dünyaca ünlü bir distopya eseridir. Romanda anlatılan Londra’da insanlar geleneksel yollarla doğmaz, kuluçka merkezlerinde tüplerde üretilir ve genetik olarak sınıflara (Alfa, Beta, Gama vb.) ayrılır. Bireyler uykudayken dinletilen ses kayıtlarıyla (hipnopedya) eğitilir ve sorgulamadan sadece tüketen, haz odaklı bireyler haline getirilir. Doğal üreme ve annelik-babalık gibi kavramlar yasak ve "pornografik" bulunur. Acı ve mutsuzluk "soma" adı verilen yan etkisi olmayan uyuşturucularla bastırılır. Sistem bu şekilde kusursuz işlerken, modern dünyanın kurallarına uymayan iki karakterin ortaya çıkmasıyla düzen sarsılır. Sistemin dışında, geleneksel bir yaşam süren bir bölgede (Vahşi Rezerv John) annesiyle birlikte büyüyen John, medeni dünyaya getirilir. Shakespeare okuyarak büyüyen John, medeniyetin sözde "mutlu" ama ruhsuz insanlarına karşı çıkar; aşk, acı çekme ve özgür irade gibi kavramları savunarak sistemin yöneticileriyle felsefi bir çatışmaya girer. Roman, toplumsal istikrar uğruna insanlıktan çıkmanın ve bireyin sistem tarafından nasıl yok edilebileceğinin en çarpıcı
Bilim-Kurgu
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,3bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Politik Yükselişin Kaçnılmaz Bir Trajedisi: Macbeth
9/10
·154 syf.··
2026 1. kitabı
Oyun çok güzel bir açılış yapıyor. "Kişiler" bölümündeki uzun mu uzun liste gözünüzü korkutmasın; bu eser gayet kolay okunuyor. Kitabın başında Sabahattin Eyüboğlu tarafından yazılmış tiyatro ve Shakespeare tarihine değinen bölümü kesinlikle es geçmeyiniz. Önsözü spoiler barındırabileceğini düşündüğümden atlamıştım. Bu incelemeyi yazarken de okumadım, çünkü uzun bir önsöz (yanılmıyorsam otuz sayfa). O yüzden sizlere de önerim önsözü atlayıp, kitabı bitirince okumanız olur. Oyun boyunca en çok hoşuma giden şey, özellikle Macbeth'e söylenen her şeyin çok önemli olması oldu. Uyaklara ve Shakespeare'in ince şiirselliğine zaten diyecek söz yok; hangi eserini okursanız okuyun diyalogları çok keyiflidir. Kitaptan bir puan kırma sebebim ise şudur: Bu oyun en nihayetinde bir tragedya, lâkin oyunun tragedya olmasını sağlayan unsur oldu bittiye getirilmiş gibi. Kitabın gizini bozmamak adına bu şekilde üstünü örterek anlattım. Ayrıca benim için pek sorun olmasa da eseri devrine göre değerlendirmelisiniz, çünkü bu dört yüz yirmi yıl önce kaleme alınmış bir oyun. Sonuç olarak benim gibi, Romeo ve Juliet'ten sonra Shakespeare'den okuduğunuz ikinci eser olacaksa hiç kaçırmayınız. İkisi de Shakespeare'in ustaca ellerinden çıkmış iki tragedya fakat trajedilerini bambaşka tema ve değerlerle işliyorlar. Hırs, doyumsuzluk ve politika unsurlarını daima romantizm unsurlarına tercih edeceğimden olsa gerek; benim muhayyilemde Macbeth, kendine Romeo ve Juliet'ten çok daha sağlam bir yer edindi.
MacbethWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202529,6bin okunma
7/10
·208 syf.··
2026 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 10:34
Korkunç bir önsöz ardından gayet hoş tatlı bir kitap okumuş oldum. Normalde önsözleri seven, gayretle okuyan bir insan olarak çok gereksiz gördüm o 90 sayfayı. Tez gibi yazılmış, fazlaca tekrara düşmüş ve 15 sayfaya sığabilecek şeyi genişletip 90 sayfa haline getirmiş olarak gördüm. Mesela 4. Bölümde yer alan 5 ile işaretlenmiş alanın açıklaması da çok gereksizdi. Önsöz kitaba dair hevesimi ciddi oranda azalttığı için asıl kitabı da düşük motivasyonda okudum maalesef. Ardavirafname genel hatlarıyla dönemi için oldukça önemlidir buna eminim ancak günümüz okuru olarak bu tarz metinler ve din bazlı eserleri fazlaca gördüğümüz için hayatımda bir boşluğu tamamladı desem tamamen yalan olur. Dante Alighieri den İlahi Komedya eserini okumak için son kitap olduğu için okudum tamamen. Kurallar çerçevesinden oluşan, hoş bir kapağa sahip, zorunlu olmadığı zaman bir okurun merak edeceği unsurlara sahip olmayan bir eser. Çok yerdim, sebebi gerçekten okuma motivasyonumu düşürmesi ve yıllardır okumak için can attığım ve yol aldığım İlahi Komedya’ya beni biraz uzaklaştırmasıdır. Daha iyi kitaplar okumak dileğiyle..
ArdavirafnameArdaviraf · Pinhan Yayıncılık · 2017210 okunma
8/10
·267 syf.··
2026 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2026 15:04
Abdülkadir Meriçboyu veya hepimizin bildiği ismiyle A. Kadir, kitabın girişinde bizi yaşantısından ve sanat yolculuğundan sunduğu ilginç olaylarla dolu bölümlerden oluşan bir önsözle karşılıyor. Önsöz, dönemin faşist baskıları ve şairin mücadele dolu yaşamını ironiyle harmanlayarak anlatması bakımından özellikle ayrı bir anlam katmakta esere. A. Kadir'in Tebliğ, Hoş Geldin Halil İbrahim ve Dört Pencere kitaplarında yayımlanan şiirlerinin yanı sıra daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış kırk beş şiiriyle birlikte yüz on üç şiirden oluşan eseri "Mutlu Olmak Varken", ciddi anlamda bir şiir şöleni niteliğinde. Özellikle Ezginin Günlüğü grubu tarafından bestelenen Mutlu Olmak Varken (Çiçekleri Umudumuzun), Mahpusane Düşünceleri, Ve Çocuklar, Olur Biter, Gece İçinde, Sabah Türküsü; Hasret Gültekin'den dinlediğimiz ve bir Kerem Güney bestesi olan Şarkı (Cirigam), Dört Pencere; Deniz İzgi tarafından bestelenen ve önce Metin Özülkü daha sonra Selda Bağcan tarafından seslendirilen Bir Beşiktaş Tramvayı; Onur Akın tarafından bestelenip seslendirilen Çile; Grup Ekin tarafından bestelenen ve aynı zamanda Grup Yorum tarafından da seslendirilen Bize Ölüm Yok (İkinci Ağıt), yine Grup Yorum tarafından İlginç Özkeskin'e ithaf edilerek uyarlanan Yeniden Doğuyorsun (Dördüncü Ağıt) gibi eserlerin hepsini bir kitapta görmek ayrıca keyif verici bir okumaya sebebiyet vermekte. İlhami Soysal'ın deyimiyle "özlü şair" sıfatına tam manasıyla uyan A. Kadir, halkın şairi olmayı başarmış ender sanatçılardan. Şiirlerinin ana unsuru çoğunlukla insan sevgisi, umut ve dirençle yoğrulmuş bir yaşama savaşı olan şairin; şiirden ve düşünceden en çok korkulan bir dönemde bu şiirleri yayımlayarak cesaretin ve toplumcu şairliğin örneği olduğunu söyleyebilirim. Kitabın sonunda yer alan ve aralarında Nâzım
Mutlu Olmak VarkenA. Kadir · Hilal Yayınevi · 1976149 okunma
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 61. kitabı
SEVGİLİ PROFESÖR EİNSTEİN Çocukların Albert Einstein'a Gönderdiği Mektuplar ve Onun Çocuklara Verdiği Yanıtlar Herkese Merhabalar... Sizlere harika bir kitap ile geldim. Kitabın ismi zaten her şeyi anlatmıyor mu? Bu kitabı okuduğum için de kendimi şanslı hissediyorum. Zaten mektuplardan oluşan kitapları okumayı çok severken bir de üstüne verilen cevaplara yer verilmiş olması elbette ki pahabiçilemez. Sevgili profesör Einstein bir çağın ruhunu, bilimle insanlık arasındaki kopmaz bağı ve genç beyinlerin sınırsız merakını anlatan, bir dahinin bu merakla kurduğu özel bağı gözler önüne seren eşsiz bir okuma yolculuğu sizleri bekliyor. Özellikle bilime ilgi duyanlar için yeri daha bir ayrı olacağı kesin! Dünyanın dört bir yanından çocuklar, öğrenciler, bilim meraklıları tarafından yazılan mektuplar ve Einstein'ın yeri gelip bilimsel, yeri gelip mizah içeren samimi cevapları işte onlar bu kitapta! Torunu Evelyn Einstein'dan çok güzel bir önsöz ile başlıyoruz. Sonunda söylediği azalan mektuplaşma sanatına yeniden katkı sağlayacak olmasını umuyor. Daha sonra giriş bölümünde yazarımız bizi kitabı anlamak için çok güzel karşılıyor ve anlatıyor. Ayrıca yazar bu kitaptan gelecek telif hakkının bir kısmını UNİCEF'e bağışlayacağını söylemiş. Bu kitap 1928'den 1955 yıllarına kadar uzanan, ülkenin ve dünyanin pek çok farklı yerinden altmış kadar çocuk tarafından Albert Einstein'a yazılmış mektuplar yer alıyor. Ayrıca kronolojik sıra ile hayatı ve kısa biyografisi ki özel resimler ile desteklenmiş bu detaya bayıldım. Ve de özel fotoğraf albümü sayfaları çok güzeldi. Kitabın yarısını bunlar oluşturuyor. Diğer yarısında ise çocuklardan gelen mektuplar ve Einstein'ın onlara yazdığı cevaplar yer alıyor. Bazi mektupların orjinal haline de yer verilmiş. Ben kitabı çok sevdim kesinlikle
Sevgili Profesör EinsteinAlice Calaprice · Yakamoz Yayınları · 20262 okunma