Milli Mücadele
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2026 18:17
HALİDE EDİP ADIVAR ATEŞTEN GÖMLEK Evet mübarek Ramazan ayının sonlarına doğru gelmişken yeni bir kitap incelemesi ile karşınızdayım. Bugün kendisinden ilk kez okuduğum eseri olan Halide Edip ve kitabı Ateşten Gömlekten bahsedeceğim. İlk olarak yazarımız Halide Edip bu eseri 1922'de Kurtuluş Savaşı sırasında yazmıştır. Elimdeki baskıda sadeleşmiş ve Selim İlerinin son sözüyle biten Can Yayınlarına ait baskı. Bu kitabın asıl isim babası Yakup Kadri Karaosmanoğludur. Çünkü kitabın başında da bu ismi nasıl koyduğunu Yakup Kadri ile arasında geçen muhabbeti aktarmış Halide Edip. Yakup Kadri, Halide Edip'e ben bir Anadolu romanı yazıp adını Ateşten Gömlek koyacağını demiş, bu ad Halide Edip'e çok farklı ve çarpıcı gelince o da ben de Ateşten Gömlek adında bir roman yazacağım demiş. Yakup Kadri başta istemese de kabul etmiş bu durumu. Ve eser ortaya çıkmış. Kitaba gelecek olursak ilk başta savaşta iki bacağınu kaybetmiş ve kafasından vurulan Peyami adlı karakterin hastane odasında yazdığı anılarını okuyoruz. Kendisiyle birlikte akrabası olan Cemil ve kız kardeşi olarak Ayşe isimli karakterimiz var. Bir de arkadaşları İhsan var. Daha başka karakterlerde olmasına rağmen olay bu dörtlü arasında anlatılmış. Sakarya Savaşı ve İzmir'in işgali ve o zamanki halkın durumu aktarılmış ve bu arada da bir aşk hikayesi de okuyoruz. Ayşe ve ona sevdalı iki erkek. Ayşe savaşta eli silah tüfek tutamayan bir kadın olsa da hitabeti ve hemşireliği ile savaşta birçok yardımları olmuş birisi. Peyami de Ayşeye olan aşkı sebebiyle eğitim alıp beraber savaşmaya gitmek istiyor. Tabi İhsan da bu örgüye dahil. Bu eksende devam ederken sonuna doğru Ayşe ve İhsan şehit oluyor. Fakat kitabı okumanız için sonunu söylemiyorum çünkü Ayşe ve İhsan'ın ölmesi sonu değil. Ben okurken biraz sıkıldım. Neden
1000Kitap
Ateşten GömlekHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202530,3bin okunma
Kıtaları Aşan Bir Kız Kardeşlik Hikayesi
6/10
·188 syf.·
2026 14. kitabı
"Smita'nın cesareti, Giulia'nın emeği, Sarah'nın mücadelesi... Bu sadece bir roman değil; bir kadının bıraktığı yerden diğerinin nasıl devam ettiğinin, birbirimizi hiç tanımasak da nasıl ayağa kaldırdığımızın manifestosu." Üç Kadın, Tek Bir Direniş Kitapta bizi Smita (Hindistan), Giulia (İtalya) ve Sarah (Kanada) karşılıyor. • Biri toplumun en alt tabakasından, kaderinden kaçıyor, • Biri ailesinin mirasını ve geleneklerini omuzlarında taşıyor, • Diğeri ise modern dünyanın "kusursuzluk" baskısı ve hastalıkla en ön safta savaşıyor. Coğrafyalar, diller ve dertler farklı görünse de aslında hepimiz aynı direncin, aynı görünmez bağın parçasıyız. Colombani; kadın olmanın zorluğunu değil, kadın olmanın sarsılmaz gücünü kutluyor. Görünmez İplerin Gücü Smita’nın bir tapınağa adadığı saçların, İtalya’da Giulia’nın emeğiyle hayat bulup, Kanada’da Sarah’nın aynadaki yeni yansımasına, yani özgüvenine dönüşmesi... İşte bu döngü, kadın dayanışmasının sınır tanımadığının en zarif kanıtı. Birimizin fedakarlığı, dünyanın öbür ucundaki bir diğerimizin umudu oluyor. "Hiç kimse tek başına değildir; her birimiz bir başkasının hikâyesinin tamamlayıcısı, bir başka kadının ayağa kalkışıyız"." Eğer birkaç saatinizi ayırıp kalbinizi tazelemek, "dünyanın bir yerinde birileri hala savaşıyor ve ben de yapabilirim" demek istiyorsanız bu örgüye siz de dahil olun. Saç tellerinden örülen o sarsılmaz zincirin gücünü hissedeceksiniz. Kesinlikle tavsiyemdir.
Kadın Dayanışması
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,6bin okunma
Reklam
7/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2025 175. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2025 19:24
Herkese selamlar Bugun size #tudorrose serisinin üçüncü ve son kitabi olan #asktavesavasta #atthequeenssummons yorumu ile geldim. #tudorgülüüçlemesi serisini nihayet bitirdim (şükürler olsun). Historical okumayi seviyorum diye zamaninda konu ve yorumlara bakmadan buldugumu alırsam boyle olur. Bir an ne kitap ne de seri bitmeyecek sandım, icim sisti tuhaf anlatım yuzunden. Ilk iki kitapta bu anlatimi dogru hissetsem de bu kitapta hic sevemedim. Kitap akmadı ve bir an okuma yavasligina beni sokacak sandim. Cidden anlatım tarzi beni yordu (ceviri sorunu da olabilir bilmiyorum). Bu kitaptan İrlanda'li bir klan sefi var diye umudum vardi ama maalesef bu da olmadı. Vasat bir kitaptı. Genel olarak seriye baktığımda da vasat bir seriydi. Bana keyif vermedi. Hele ki bu kitaptaki kadin karakter cok anlamsiz tavirlari olan biriydi. Ne yaptıklarından ne de dediklerinden birsey anladım. Neden yani ikide bir adama seni sevmiyorum deyip durdu mesela çözemedim, halbuki o anda adamin uzerine atlamış durumdaydi. Adam deseniz surekli bir gurur abidesi gibi hallere girmeye çalışan cocuk gibiydi. O da habire kendimi halkıma kurban edecegim deyip küsüp durdu olana bitene. Valla anlam veremedim, değişik halleri vardi Aslinda belki guzel islenseydi tipine duruşuna konumuna hayran olunabilirdi. Kadin karaktere karşı da cok sevgi dolu, anlayışlı, düşünceli halleri vardi. Ama nasil basardiysa yazamamıştı. Tum seri birbiriyle bağlantıliydi ve yaşananlar son kitapta bir trajediyi barindiriyordu. En başından bu yana yazarın buldugu konuyu cok begendim. Fakat olmamislik sorunu yuzunden satırlar akmadı. Yine hizli ilerleyen bir hikaye akisi vardı ve yine duygu yonu cok eksikti. Sanirim seride en az sevdiğim kitap bu oldu. Kitap Oliver ve Lark'in kayıp kızı Pippa'nin hikayesini konu edinmisti.
Aşkta ve SavaştaSusan Wiggs · Pegasus Yayınları · 201352 okunma
Puan vermedi
Masal Araştırmaları kitabının devamı niteliğinde olan Masal Araştırmaları – 2 kitabı, Saim Sakaoğlu’nun, masal çalışmalarının yine toplu halde sunulduğu bir çalışmadır. Saim Hoca’nın masal içerisinde bu kadar etkin bir isim olması, onun masalın tek bir yönüne değil de birçok yönüne odaklanmasından kaynaklanmaktadır. Önsöz'de de masal alanının farklı açılardan ele alındığını dile getirmiştir. Kitabın ilk bölümü, masalların kökeni tipleri ve motifleri üzerine kaleme alınan makalelerden oluşmaktadır. Masal Araştırmaları’nın ilk kitabına nazaran Saim Hoca’nın bu kitapta farklı görüşlerini de görmekteyiz. Masalların kökenini toptan bir kalıba sokmaktansa her masalın farklı bir kökeni olduğu fikri oldukça ilgi çekicidir örneğin. Burada Saim Hoca, masalların tek bir kökene bağlanmasının uygun olmadığını düşünmektedir. Dünya üzerinde masal üretimi hala devam etmektedir. Bu yüzler ve binlerce masalın tek bir kökten türediğini söylememizin mantıklı olmadığını dile getiren Sakaoğlu, masalların yapı sağlamlığını ve zengin bir örgüye sahip olduğunu belirterek, tek bir köken üzerinden değerlendirmememiz gerektiğini dile getirir. Bir diğer makalesinde ise motif ve tip kavramlarının masal katalogları içerisindeki yerinden bahsederek, bunların nasıl anlaşılabileceğini çalışmıştır. Ayrıca günümüzde halk edebiyatı alanında uzman olanların, halk edebiyatının her alanında uzman olduğu anlamını taşımayacağını da dile getirmektedir. Yani aslında her işi yapmakla, bir işi yapmanın farklı şeyler olduğundan bahsetmektedir. Alanın içinden en az bir alanda uzmanlaşmalı, yine alanın diğer türlerini de bilmek gerektiğini vurgulamaktadır. Ayrıca hocamızın Türk masalları motif ve tip kataloğunu hazırlama sorunlarından da bahsettiğini görmekteyiz. Bu sorunlardan birinin derleyiciler ve kaynak
Masal Araştırmaları 2Saim Sakaoğlu · Akçağ Yayınları · 20189 okunma
John boyne çizgili pijamalı çocuk
10/10
·198 syf.··
2025 5. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2025 15:51
kitabı 3-4 gün önce Bitirdim belki daha uzun sürdü hatırlamıyorum ama şimdi paylasabildim,ve hakkında ne diyebilirdim bilmiyorum ama harika bir eserdi harika bir başyapıttı filmi izlerken hissettiğim tüm duyguları kitap okurken de hissettim Kitabı 3-4 gün önce Bitirmeme rağmen hala hissettirdiği yoğun duyguların etkisindeyim Kitap 2. Dünya Savaşı’nın karanlık atmosferinde bir çocuğun gözünden anlatılan derin bir dostluk ve trajedi hikayesi üzerineydi Ana karakterimiz Bruno babasının yeni görevi nedeniyle Berlin’den Polonya’daki bir toplama kampının yakınına taşınıyor Oyun alanı gibi gördüğü ve çevresini keşfederken kampın dikenli tellerinin diğer tarafında Shmuel adında bir çocukla tanışıyor Aralarındaki tel örgüye rağmen gelişen dostluk saflık ve masumiyetin savaşa ve nefrete nasıl yenik düşebileceğini gözler önüne seriyor Kitap olayları Bruno’nun bakış açısından anlattığı için gerçekler okuyucuya daha sarsıcı bir şekilde yansıyor Bir çocuğun anlayamadığı ama bizim bildiğimiz detaylar hikayeyi daha etkileyici hale getiriyor Özellikle finali uzun süre hafızalardan silinmeyecek türden John Boyne’un sade ama etkileyici anlatımı sayesinde kitap bir solukta okunuyor ama bıraktığı etki uzun süre devam ediyor Hikayeyi bitirdikten sonra Bruno’nun ablası Gretel’in yaşamını anlatan Artık Hiçbir Yer Ev Değil kitabını da okumak istiyorum Olayların onun gözünden nasıl şekillendiğini görmek ilginç olacak Ve bu kitabı okumaya başladığınızda Bruno adında dokuz yaşında ki bir çocukla yolculuğa çıkacaksınız (ama bu kitap 9 yaşındakiler için değil)ver er ya da geç Bruno ile beraber bir tel örgüye varacaksınız böyle tel örgüler dünyanın dört bir yanında var umarım asla rastlamak zorunda kalmazsınız Eğer savaşın acımasızlığını bir çocuğun masumiyetiyle görmek istiyorsanız bu kitap tam
Çizgili Pijamalı ÇocukJohn Boyne · Tudem Yayınları · 202150,7bin okunma
7/10
·528 syf.··
2024 5. kitabı
Dan Brown'ın diğer popüler kitaplarını da okudum. Melekler ve Şeytanlar ile başlayan bu serüvenim sırasıyla Dijital Kale ve Da Vinci Şifresi ile devam etmiş en sonunda da Cehennem kitabıyla son bulmuştu. Bu kitabını da sıklıkla görüyor ve merak ediyordum. En sonunda bunu da okumaya fırsat bulabildim. Buradan sonrası içerik hakkında bilgi içerir. Cehennem kitabında İstanbul'daki Kennedy Caddesi'ni Robert Langdon'ın en sevdiği cadde olarak tanımlayacak kadar bu şehri güzel anlatan yazar bu sefer Kartal'daki cezaevini dünyanın en kötü cezaevlerinden biri yapmış gibi görünüyor. Sanırım bu şehre olan hisleri karışık. Hepimizinki gibi... Melekler ve Şeytanlar'da ve Da Vinci Şifresi'nde ucundan köşesinden her zaman dokunduğu Masonlara bu sefer yazar tam ortasından giriş yapmış ve Masonların tarihini, yapılanmalarını, anıtlarını, bilgilerini ve bugünkü yapılanmalarına dair çok geniş yer vermiş. Kitap Dan Brown'ın klasik Robert Langdon açılışlarıyla başlıyor. Langdon gizemli bir çağrı aldıktan sonra maceraya davet ediliyor. Diğer tarafta ise gizemli bir örgüye bağlı bir suçlunun işlediği suçlar son derece gizemli bir şekilde anlatılırken Langdon yine büyük bir kovalamacanın içinde kalıyor. Bu açıdan zaman zaman sıkıcı olsa da genel olarak sürükleyici bir roman olmuş diyebilirim. Bazı anlarda sıkıcı olmasının sebebi ise Amerika ile ilgili çok fazla tarihi bilgi vermesi. Bunlar Amerikalılar için çok büyük anlamlar ifade ediyor olabilir ama doğal olarak bazı tarihi bilgiler bize bir anlam ifade etmiyor. Ancak genel olarak beğendim. Keyifli okumalar...
Kayıp SembolDan Brown · Altin Kitaplar · 200920,3bin okunma
Reklam
Reklam