𝘿𝙤𝙧𝙞𝙖𝙣 𝙂𝙧𝙖𝙮'𝙞𝙣 𝙋𝙤𝙧𝙩𝙧𝙚𝙨𝙞
"Keşke portrem benim yerime yaşlansaydı, ben ise hep böyle genç ve güzel kalsaydım."
Okur kitlenin büyük bir kesimi bu romanı okudu. Bende okumayanlar kervanından, okuyanlar kervanına katılmış oldum. :)
Kitap yayınlandığı dönem tam anlamıyla bir skandal yaratmış.
İngiliz toplumunun ve basının da etkisiyle çok ağır eleştirilere ve baskılara mâruz kalmış...
Öyle ki okuma arkadaşım ile okurken "ay ressam erkek, ama porte sahibi de erkek ben mi yanlış anladım" falan diye sohbete giriştik. :)
İşte ortak okunan kitaplarda böylece birbirimize farklı bakış açıları ve analizler fırsatı yakalıyoruz.
Öncelikle kitabın fiziksel dokusundan bahsetmek istiyorum.
Kitap gerçekten çok şık duruyor değil mi?
Kağıdın dokusu, yazı karakterinin seçimi ve o kapak tasarımının sunduğu kalite, okuma deneyimimi kesinlikle bir üst seviyeye taşıdı.
Okurken elinize gelen o kaliteli kitap hissini fazlasıyla veriyor.
Bir de bu tarz edebi eserlerde en kritik nokta çevirisi.
Çeviri o kadar akıcı ki, sanki bu kitap Türkçe düşünerek yazmış gibi.
Hem içeriğiyle zihni zorlayan hem de baskı kalitesi ve çevirisiyle okuyucusuna değer verdiğini hissettiren çok özel ve güzel bir baskı olmuş.
Romanın temelinde, narsisizmle harmanlanmış gençlik takıntısı, aslında hepimizin içindeki o görünüş kaygısına dokunuyor.
Öyle ki portre yaşlandıkça, Dorian’ın ruhundaki o çürümeyi izlemek gerçekten ürkütücü ama bir o kadar da sürükleyici...
@pusluyayinlari
#doriangrayinportresi
#oscarwilde
#edebiyat
#okurtavsiyesi
#klasik
İşte yine bir #yahuda okuması ...
Önceki yaz mevsiminde okuduğum #leonardonunyahudası ‘ndan sonra, Andreyev,‘in 1907 yılında yazdığı novella.
Klasik Hıristiyanlık öğretisinde, Hz. İsa’yı otuz gümüş paraya satarak çarmıha gerilmesine neden olduğu için "hain" olarak bilinen #yahudaiskariot bu okumada Kitab-ı Mukaddes‘deki anlatıdan ziyade “kişiler ve durumlar”çerçevesinde ele alınmış.
Yazar metinde bir hilkat garibesi gibi tasvir edilen Yahuda’nın kaotik görüntüsüyle karmaşık düşüncelerinin bütünleştiği ruhuna dikkat çekiyor. Kötülük ile iyilik arasındaki arafta bir hainin psikolojisi ile ihanetin gerçek nedenlerine odaklanıyor.
#meltemce
Yahuda’nın ihaneti hâlâ tartışma konusu…
Kimi metinler onun insan kisvesine girmiş şeytan olduğundan bahseder kimi metinler ise ona biçilmiş bu kaderin bir kurbanı olduğundan…
#deconick “The Thirteenth Apostle" adlı son kitabında, "Benim çevirim Yahuda’nın şeytan olduğunu ortaya koyuyor" diyor mesela.
Diğer yandan 1970’li yıllarda ortaya çıkan ve ortalığı karıştıran “Yahuda - ki, Seth Gnostikleri" diye bilinen bir grup "ilk Hıristiyan" lar tarafından yazıldığı ifade ediliyor.
“ Hz. İsa’yı ihbar etmek, Yahuda’nın misyonuydu ve bunun için de Hz. İsa’dan "olur" almıştı.” diyor.
“-mış, -miş…”
Demokles’in kılıcı da olmadığıma göre…
Tek derdi çılgınca sevdiği İsa’nın dikkatini çekip sevgisini kazanmak olan Yahuda’nın ihaneti, insanın kötülüğünü ve sevmeyi beceremediğinin tezahürüdür bana göre.
Gel de anma şimdi #oscarwilde ‘ın ,
“Oysa herkes öldürür sevdiğini” mısralarını. Yahuda İskariotLeonid Andreyev
.
Yahuda İskariotLeonid Andreyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,254 okunma
At Şu Adımı |Ahmet Şerif İZGÖREN
@storytel.tr 'den dinlemeyi heyecanla beklediğim bir kitaptı ve severek, keyifle dinlediğim bir kitap oldu.
Ahmet Şerif İzgören, eserlerinde adeta okurla karşılıklı çay sohbeti yapıyormuş gibi hissettiren, okura tepeden bakmayan, nasihat vermekten ziyade yol arkadaşlığı yapan bir dil kullanıyor.
Bir insana yaşam için adım attırabilecek, kendini hatırlatan; görebilen, düşünebilen, sorgulayabilen ve hissedebilen insanlar için güzel, keyifli bir kitap.
Eğer bazen bir şeylere başlamakta zorlanıyorsanız veya hayatınızda küçük de olsa bir değişim arıyorsanız, kitabı okumanızı tavsiye ederim.
#kitapalıntıları
"Yaşam, sizin nereye & nasıl baktığınızla nasıl da ilgili."
“Okuyan insan, farklı bakmaya başlar.”
"Yaşamak çok nadir rastlanan bir şeydir. Çoğu insan sadece var olur. |OscarWilde "
"Fırsat karınca hızı ile gelir, yıldırım hızı ile gider."
“Detaylara çok takılırsanız, bütünü kaçırırsınız.”
“Bir arpa boyu yol gitmek, yerinde saymaktan daha iyidir.”
“Baktığın benim, gördüğün sensin. |Mevlâna ”
"Hazzı veren şey bilginin kendisinden çok öğrenme eylemidir aslında."
"İki yüzü vardır zamanın; uzunluğunu güneşin döngüsü belirler, derinliğini ise tutkular. |Amin Maalouf"
"Oysa başarı diye anlattığın şey bir başkası için başarı değildir. Birisine mutluluk getiren şey diğerine getirmez. Sen herkese Elon Musk’un yolunu çizip ‘doğru yol bu’ diyorsun ama değil."
"Öğrendiğim en güzel şey ne derseniz; etrafla çok ilgilenmemek. Şu ne yaptı bu ne yaptı diye çekememezlik yapıp vakit kaybetmemek ve gram kıskanmamak. Size en çok vakti kaybettirecek şeylerden biri budur biliyor musunuz?"
At Şu AdımıAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 20241,717 okunma
DORİAN GRAY'İN POTRESİ
Dorian Gary'in Potresi kitabının yorumuyla sizlerleyim. Oscar Wilde'nin uzun zamandır okumak istediğim bu harika eserini nihayet okudum. Anlatımı, kurgusu ve işleyişi muhteşemdi. Lord Henry karakterini pek sevemedim. Dorioan ve Ressam Basil karakterleri ise fovarilerim olduğu kesin.
Dorian Gary'in Potresi kitabından bahsedecek olursam; Oscar Wilde'in yayımlanmış tek romanıdır. Kendisi yerine tuvaldeki portresinin yaşlanmasını dileyen ve bu dileği gerçekleşince yoldan çıkıp yozlaşan haz ve güzellik tutkunu yakışıklı bir adamı konu almaktadır. İlk kez 1891 yılında okuyucusu ile buldu.
Wilde, Victoria Dönemi'nde edebi zekâsı, ince alaycılığı ve sıradışı yaşantısıyla 19. yüzyıl estetizm hareketinin Britanya'daki. En tanınmış temsilcisi haline geldi. Şiir öykü ve oyunlarının yanı sıra Oscar Wilde, Dorian Gary'in Potresi sayesinde Dünya çapında tanınan bir yazar oldu.
Victoria Dönemi'nin katı ahlak kuralları nedeniyle eser bir dönem yasaklanmıştı. Bu sebepten ötürü de Oscar Wilde iki yıl hapis yattığı bilinmektedir. Dorian Gary'in Potresi, yazarın yayımlanan tek romanıdır. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Kitapla kalın dostlar
#neokudum #okudumbitti #kitapyorumu #bookstagram #keşfet #öneçıkar #dünyaklasikleriokuyorum #erdeminkitapligi #doriangrayinpotresi #oscarwilde #türkiyeişbankasıkültüryayınları #sayfa258
Saat üçü geçmiş, resmi olarak final haftasına girmiş olmama rağmen uyuyamayınca bari bu incelemeyi yazayım da içimdekileri dökeyim dedim. :)) Ve sanırım yaptığım en uzun inceleme de bu oldu.
Üzerine saatlerce konuşulacak bir kitaptı neticede. :))
Oscar Wilde'nin tek romanı olan Dorian Gray'in Portresi... Uzun zamandır kitaplığımda duran, bir başlayayım bakalım nasıl gidecek diye elime aldığım ve bırakamadığım o kitap...
İlk sayfalarını okurken sonuna, ileride yaşanacak olaylara rağmen hiçbir fikrim yoktu doğal olarak. Birkaç alıntı düşüyordu karşıma. Burada yazılan incelemeleri ilerleyen sayfalarda okuyunca bayağı gerileceğimi, Gray'e kızacağımı anladım.
Peki, Dorian'ın böyle bir insan olması hakkında konuşalım biraz. Başlarda gayet olağan, kibar, utangaç, yanakları kızaran biriydi. Ta ki ressamın ona yaptığı tabloyu görene kadar. :))) O andan itibaren, yaşlanmasını istediği kişinin portesi olmasını istediği andan itibaren kitapta da geçtiği gibi ruhunu şeytana satacağını anlamıştım.
Öyle ki son zamanlara kadar yaptıklarında asla hata bulmuyor, aksine hayatına dokunduğu insanları suçluyordu. Bu durumda ressamın ve Lord Henry Wotton'un da payı çok büyük tabii. Ressam, ona ilk andan beri tabiri caizse tapıyor. Sürekli ama süreli onun güzelliğinden, Dorian'ın kusursuzluğundan konuşuyor. Diğer yandan -her ne kadar bazı cümlelerine minik işaretler koysam da - dünya görüşü çok farklı, her şeyi kafasında aklayan ve Dorian'ı direkt olarak sözleriyle etkisi altına almış bir Henry var. Doğrudan bu iki insandan kötü etkilemesi, Dorian'ın böyle bir insan olmasında çok etkili ki kendisi de bunu ressam ile son görüşmelerinde dile getiriyor. :))
Bugün günümüze bakalım. Yerimizde, yöremizde bulunan bir insanı sürekli övdüğümüzde, onun kusursuz bir yaratık olduğunu vurguladığızda
“Aforizmalar”
Düşünceleri, duyguları kısaca anlatan, eskilerin “vecize”, Batılıların “aforizma” dedikleri özlü sözler bize farklı bakış açılarını gösterir. Bu sözler hayata, insanlara, topluma, ilişkilerimize farklı yorumlar getirirken bizi bazen düşündürür bazen şaşırtır bazen de gülümsetir.
#oscarwilde den ince ve ironik bir mizah anlayışı ile söylenmiş sözleri severek okudum. Altını çizdiğim kalemin kılıçtan daha keskin olduğunu düşündüren sözleri vardı. Bu güzel klasiği mart ayı okuma etkinlikleri kapsamında @pamukokumalar sayfasıyla #pamukileklasikler temasında okumak ayrı bir zevkti.
Sizlerin de okumaktan hoşlandığı, hayatınızı etkileyen ve felsefeniz olan özlü sözler var mı? Benimle paylaşırsanız çok sevinirim. Mutlu ve bol okumalı zamanlar…
.
.
.
“Aşk artık tedavülden kalktı, şairler onu öldürdü. O kadar çok aşk dediler ki artık kimse onlara inanmıyor; hiç şaşırmıyorum buna. Gerçek aşk acı çeker de sesini çıkarmaz.“
.
“Bir dostun acılarını herkes paylaşabilir ama bir dostun başarısını paylaşabilmek için çok iyi bir insan olmak gerekir.”
.
“Öyle tuhaf bir şey ki şu hayat; herkesin yanlış yaptığını doğru yaparsın, yanlış yapmış sayarlar seni.“
.
“Hangi sevilen yoksuldur ki?”
.
“Özgürlük, kitaplar, çiçekler, bir de mehtap oldu mu, kim mutlu olmaz ki.”
AforizmalarOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20231,112 okunma