O bizi anlamaz biz de onu anlamayız.
Puan vermedi
José Saramago, Portekiz'in Lizbon kentinin kuzeyindeki küçük bir köyde doğdu.(1922-2010) Yoksul bir köylü ailenin oğlu olarak büyüdü. Ailesiyle birlikte taşındığı Lizbon'da öğrenim gördü. Öğrenimi sırasında kırsal kesimde çalıştı. Ekonomik sorunları nedeniyle okulu bıraktı. Makinistlik eğitimi aldı. Teknik ressamlıktan redaktörlüğe, editörlüğe ve çevirmenliğe kadar birçok işte çalıştı. Daha sonra bir yayınevinde, yayın hazırlığı ve üretim departmanında görev yaptı. Diario ve Lisboa gazetelerinde kültür editörü olarak çalıştı. Siyasi yorumlar yazdı. Portekiz Yazarlar Birliği'nin yönetim kurulunda görev üstlendi. 1976'dan sonra kendini tümüyle kitaplarına verdi. 1993'te Kanarya Adaları'ndaki Lanzarote adasına yerleşti. Pilar del Rio ile evlendi. İlk romanı Günah Ülkesi 1947'de yayımlandı. 1995 yılında kaleme aldığı Körlük adlı romanıyla birlikte geniş kitlelerce tanındı, büyük bir başarı yakaladı. Yazarın romanları ve denemelerinin yanı sıra iki şiir kitabı ve oyun kitapları da vardır. José Saramago, 1998 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmaya layık görüldü.Yazarın anlatma biçimi gayet dikkate değerdir ve öğüt niteliğindedir. Kitaplarındaki düz yazılarında, kendine özgü bir yazım stili vardır: Diyalogları düz yazı biçiminde yazar ve noktalama işareti olarak nokta ve virgülden başkasını kullanmaz. Anlatım dili de oldukça muzip, sade ve akıcıdır. Bunlar da, okuyucuyu yazara bağlayan diğer etkenlerdir. Ünlü yazar 18 Haziran 2010 tarihinde, 87 yaşında öldü. Saramago, bir ateistti. 1969 yılında üye olduğu Portekiz Komünist Partisinden ömrünün sonuna kadar ayrılmamıştır. Havva ile Adem’in oğlu Kabil, kardeşi Habil’i öldürür ve Tanrı tarafından lanetlenir. Kabil’in laneti evinden uzakta zamansallık ve mekansallık olmadan yolculuk etmektir. Gittiği yerler arasında Sodom ve
Felsefe
KabilJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814,2bin okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2025 21. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2025 22:25
"Öteki Einstein" derken; gerçekten öteki olan karısı Mileva Mitza Einstein ve Einstein'ın öteki yüzü anlatılıyor. Çok kızgınım bildiğim, tatlı, dahi, deli olan sevdiğim Einstein'ın hiç bilmediğim huysuz hırçın, bencil, merhametsiz taraflarını okumak hiç hoşuma gitmedi. Yazar bazı şeyleri kurguladığını yazmış ama yine de bu eşine değer vermemiş, çalışmalarını görmezden gelmiş, çocuğunu görmeye dahi gelmemiş olmasını değiştirmiyor. Çok merak ediyorum; Mileva, Einstein'ın isteği üzerine ,tabii kendi de istiyor ama, Como Gölü'ne gitmeseydi ve o gece hamile kalmasaydı daha farklı bir Mileva tanır mıydık? Bilimde adı geçen bir Mileva. Ve tabii ki yine çok merak ediyorum Einstein Mileva ile evlenmeseydi bugünkü Einstein'dan bahsedebilecek miydik?! Eşinin fikirlerini çalan ve onun 1905 yılında yazdığı ve 1911 yılında Nobel'e aday gösterildiği ve bugünkü Einstein olmasını sağlayan özel görelilik makalesine eşinin adını bile yazmayan ve hatta bir teşekkürü çok gören bencil Einstein'ı bugün yine olduğu gibi tanır mıydık? Kitapta Marie Curie ile Mileva Mitza'nın bir konuşması var benim içime oturdu. Marie Curie orada bugün bilimde adım varsa bu eşim sayesindedir beni koruduğu ve çalışmalarıma sahip çıktığı içindir demişti ve bunun için erkeğin cesur olması gerektiğini söylemişti. Ama maalesef Einstein bunu yapmak için fazla tembel ve korkak bir adam. Sanırım bir kadın da olarak Einstein'a çok kızdım. Hem hayallerimi yıktığı hem de bencil,korkak gaddar bir adam olduğu için. :/
Öteki EinsteinMarie Benedict · Kanes Yayınları · 2017104 okunma
Reklam
9/10
·496 syf.·
2025 74. kitabı
Gog, gerçekten de akıl hastanesinden fırlamış gibi görünen, ancak aynı zamanda ülkeler satın alabilecek servete sahip bir karakter. Kitap, onun notlarından oluşuyor ve bu notlar, onun yaşamından kesitler sunuyor. Gog, servetini arzuları, merakları için kullanıyor, insanlara dağıtıyor ve en uç noktalarda yaşıyor. Onun bahçesinde dört tane mâbed yaptırması, içlerine farklı dinlerden liderler tayin etmesi ve kendisi de birinden çıkıp diğerine girmesi, gerçekten de çarpıcı bir görüntü. Einstein'la görüşme ayarlaması, evine gelip kendisine farklı şeyler gösterebilecek olanlara servetler vadetmesi, Gog'un ne kadar uç bir karakter olduğunu gösteriyor. Gog, insanları sevmez, insana ait ne varsa nefret eder. Kendi gözünde var olmaya değer tek şey belki de kendisidir. Tanrı'yı sorgular, kadını sorgular, doğurganlığı sorgular, eşyayı sorgular, ancak hep bir iğrençlik hissi ile. Kitapta, politika, sanat, bilim camialarından ünlülerle Gog'un yaptığı sohbetler, okunmaya değerdir. Gog, servetiyle her şeyi tadıp yaşarken, okuyucu "insan"ı sorgular. Gog'un mesaj verme gibi bir kaygısı olmasa da, kitap belki de insanlığa şunu fısıldar gibidir: yeterince serveti olan bazı insanlar hayvanlıkta -biraz yumuşatırsak anormallikte- sınır tanımaz.
GogGiovanni Papini · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,411 okunma
Aldatan Einstein, teori çalan Einstein…
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2025 99. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2025 11:47
Marie Benedict’in Öteki Einstein adlı romanı, sadece bir kadının değil, bastırılmış kadın zekasının, aşkının ve emeğinin hikayesini anlatıyor. Albert Einstein’ın ilk eşi Mileva Maric’in gözünden anlatılan bu kurgu, tarih kitaplarının sessiz geçtiği bir gerçekliği yeniden seslendiriyor. Mileva, döneminin önyargılı dünyasında bilimle var olmaya çalışan nadir kadınlardan biri. Zekasıyla, çalışkanlığıyla, teorilere katkısıyla öne çıksa da erkek egemen bilim çevrelerinde sürekli arka plana itiliyor. Einstein ile yaşadığı aşk, başlangıçta iki dahinin buluşması gibi görünse de zamanla güç dengesinin bozulduğu, sömürüye ve ihanetlere açılan bir kapıya dönüşüyor. Einstein, Mileva’nın katkılarını yok sayıyor; sadakatsizlikleriyle onu hem duygusal hem entelektüel olarak yalnız bırakıyor. Mileva, bir bilim insanı olarak değil, yalnızca “Einstein’ın eşi” olarak anılmaya zorlanıyor. Öteki Einstein, görünmeyen kadın emeğine, inkar edilen bir zekanın trajedisine ışık tutuyor. Marie Benedict’in yalın ama etkili diliyle şekillenen bu roman, sadece bir kadının dramını değil, sistematik bir yok sayılmanın portresini çiziyor. Bu kitap, bir çığlık. Sessizce bastırılmış, ama içten içe yankılanan bir çığlık. Mileva’nın sesiyle bize, tarihin sadece kazananları değil, unutturulanları da yazması gerektiğini hatırlatıyor.
Alıntı
Öteki EinsteinMarie Benedict · Kanes Yayınları · 2017104 okunma
P4c
Puan vermedi
MC luhan; iletişim ve ulaşımın kolaylaştığı yaşadığımız bu çağı tanımlarken "küresel köy" ifadesini kullanır. Köy hayatında ulaşım, yürüme mesafesindedir. Kültür, davranış biçimi, eğlenme biçimi, giyim-kuşam, yaşam tarzı vs. hep birbirine benzer köyde yaşayanların. Benzeşme çok yaygındır köy hayatında. Şiveler, yerel kelimeler ve benzetmeler, modernizmin dayattığı tek tipleştirme ve benzeştirme operasyonuna karşı bir direniştir diye düşünürüm. Ve kaybedilmemesi gereken cephedir kanaatimce. Yaşaması gerekir mutlaka. Dolayısıyla Zuluflu fındık ifadesi, hikayenin geçtiği sosyal ortam ve kitaptaki yerel kelimeler, sosyolojik ve kültürel bir direniştir. Bunlar sözlü kültüre dayalı olduğu için eğitimin ve dijital dünyanın dönüştürücü/benzeştirici gücü bu yerel unsurları önümüzdeki yıllarda bitirebileceğini düşünüyorum. Daha sonra bunlar, kültürel bir kalıntı olarak kalıp bunların ardından da nostaljik ağıtlar yakarız muhtemelen. Nursel Demirden hocanın "Zülüf Motifinin Türk Edebiyatına ve Halk Türkülerine Yansıması" adlı makalede, bu hikayenin başat sürükleyici unsuru olan zulufa detaylı bir şekilde değinir. Zulufun bir estetik göstergesi olduğunu vurgular ve kadîm bir benzetme olduğunu ifade eder makale. Kültürümüze nasıl yansıdığını da edebî örneklerle gösterir. Meraklısına o makaleyi tavsiye ederim. Hikaye de bu zuluflu fındık üzerinden yürüyor zaten. Zuluf, fındığın üstündeki "yeşil mont"a deniyor yazarın ifadesiyle. Zuluflu fındıklar hikayede geçen insanların geçim kaynağı ve ekonominin değiş tokuş aracı. Aynı zamanda mahallelinin buluşup sohbet ettiği bir sosyalleşme aracı. (Zaten hayattaki iyilik-kötülük meselesi de bu dikotomik ilişki ve karşılaşmadan doğmuyor mu? Birisi varsa öteki de var, birisi yoksa öteki de yok )Fındığın zulufunu çıkarmak için de
İyi Olmak - Zuluflu FındıkSümeyye Sel Odabaşı · VakıfBank Kültür Yayınları · 20216 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2024 15. kitabı
Hoşbeş Merhaba sanırım uzun bir süredir inceleme yapmıyorum. Onun bir aradan sonra Hoşbeş adlı kitap üzerine bir inceleme yazmak istedim. Hani bazı kitapları okuduğunuzda işte bunlar ileriki yaşlarda bir daha okunmalı dersiniz ya açıkçası hoşbeş adlı kitap benim için böyle bir kitaptı. Yine de bana bir çok şey katmıştır muhakkak. Kitap aslında bir günde bitirilebilecek bir kitap . Anlayamadığım bazı terimler oldu bunlar için kısa bir araştırma yaptım okurken O yüzden size de öneririm bir gün de bitirmeyin ama çok uzun da tutmayın derim. Ben bu kitabı okurken sonlara doğru özellikle George orwell'ın bir kitabı var 1984 bir an onun içindeymişim gibi hissettim. Kitapta medyanın piyasaların bizi nasıl manipüle ettiğinden bahsetmesi dolayısıyla da olabilir. Ben özellikle beni çok etkileyen bir kısımdan bahsetmek istiyorum tam olarak ismini hatırlamıyorum ama kitapta bir arkadaşından bahsediyor yazarımız.(Spoiler ) Bu arkadaşı ressam ama resimleri hiç satmayan bir ressam ama aynı zamanda da sanattan zevk almayı bilen ve bu durumu kendine hiç dert etmeyen de biri aynı zamanda , hiçbir zaman böyle bir kaygısı da olmuyor bahsi geçen arkadaşın. Çok çok mütevazı bir hayatı var israftan kaçınan . Öyle ki o arkadaşını görmeye gelen gerçekten alanında çok başarılı insanlar da oluyor ve ben buna baktığımda aslında herkesin belli bir noktadan sonra özlem duyacağı şeyin minimalizm ve huzur olduğunu hissettim okurken . Hep deriz az çoktue diye. Yazarın bu arkadaşı da gerçekten bu felsefeye göre yaşayabilen biri . Hatta bazen o kadar da değil dediğiniz oluyor , şaşırabiliyorsunuz. Ve yazarımız sıkça bu arkadaşım karakterinden bahsediyor. Hem hayran olması hem de nefret edilesi bir ikilemde kalmış gibi geldi bana yazar elbette ki nefret etmiyor ama her böyle insanın toplum içinde
Felsefe-Düşünce
HoşbeşJohn Berger · Metis Yayıncılık · 2017796 okunma
Reklam
Reklam