Aslında; kadın, ikinci yönünü, gerçek olan, kişisel yönünü, ancak önünde bireyselleşen erkeğe, genel bir erkek, gelip geçen biri, "herhangi biri" olmaktan kurtulan erkeğe açar. Her şey­ de olduğu gibi burada da, kadının ruhsal yapısı erkeğinkinin tam karşıtıdır. Erkek ruhu, kadınınkinin tersine, yaşamını topluma dö­nük çalışmalara yansıtmayı yeğler: bilim, sanat, siyaset, iş etkinlik­leri. Bu yeğleme, biz erkeklere biraz teatral bir eğilim kazandırır: En iyi, en kişisel, en bireysel yönümüzü kamuya, yazılarımızı oku­yan, şiirlerimizi alkışlayan, seçimlerde bize oy veren ya da ürettiği­miz malları satın alan adsız kalabalıklara çeviririz. Yazar, bu aşırı alçakgönüllülüğün kendine özgü bir biçimini temsil eder, çünkü adsız kalabalıklara, en yakın arkadaşına olduğundan daha yakın­dır. Erkek, başkaları nedeniyle yaşar, bu nedenle de başkaları için yaşar. Erkeklerin yazgısından ayrılamayacak tutsaklıktan söz eder­ken, işte bu gerçeğe gönderme yapıyordum. Öte yandan kadının, kendi varoluşuna karşı daha soylu bir tu­tumu vardır. Kadın, mutluluğunu, kamunun iyi yürekliliğine bağ­lamaz; yaşamında en önemli olan şeyi, kamunun onaylamasına ya da reddetmesine bırakmaz. Tam tersine, aslında öyle bir kamusal tutuma girer ki, kendisine yaklaşan erkeği onaylayan ya da onayla­mayan, pek çok başka erkeğin arasından onu seçip çıkaran kendisi olur. Bunun da şöyle bir etkisi vardır: Yeğlendiğini gören erkek, kendisini ödüllendirilmiş hisseder.
Evet, yüz bin kere evet, Hukuk'un önünde hiçbir şey duran her şey ahlaka aykırı ve her şey tenkit edilebilir: Mülkiyet hırsızlıktır; Ortaklaşalık yok oluştur; Rekabet haydutluktur; Ticaret simsarlıktır: Otorite baskıdır; Genel oy anarşidir; Din alçalmadır; Tanrı Şeytan'dır; Aşk şehvet düşkünlüğüdür; İdeal günahtır; Mutlak hiçliktir; Çalışmak köleliktir. Bu farklı unsurların toplumsal yapının vazgeçilmez bölümlerini oluşturmasına engel teşkil eder mi bu? Bunlardan başka unsur yok.
Sayfa 147·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Harpten sonra Amerikan istilası her şeye şamil oldu; Ana­yasayı da değiştirdiler. Ülkenin temel eğitim siyasetini de değiştirdiler. Eğitimi, "tanrının oğlu" İmparator merkezli olmak­tan çıkarıp demokrasi, liberalizm, insan hakları gibi evrensel değerler eksenli hale getirdiler. Yani demokrasinin değerlerinin öğretildiği yerlere dönüştürdüler eğitim kurumları. Çünkü demokrasi değerleri yeni nesillere öğretilmediği müddetçe, nesilden nesile aktarılarak yerleşemez. Bugün toplumlar için en büyük servet demokrasidir. Top­lumlar demokrasi ile olgunlaşır; Japon hükümeti iki yıl önce 18 yaşının üstündeki lise öğrencilerine oy kullanma hakkını tanıdı. Böylece onların erken yaşta okul sıralarında iken siya­sete iştirak etmelerini sağlıyor. Gerçekten bu, Japonya için ne ifade ediyor, ileride ne ifade edecek bunu zaman gösterecektir.
Kölelik Günleri Geride Kaldı
Medeniyet, her iki cinsinde altında durabileceği bir akıl sağlığı şemsiyesi sunuyordu. Özgürlük… bu tek sözcük her şeyi anlatıyordu. Kadınlar, dikkatli ve merhametli koruma sistemleri olan medeniyetten önce birer köleydi. Gerçekleri süsleyip gizleyerek kendimizi kandırmayalım, diye düşündü Fran. Sonra kötü günler sona erdi. Ms. Dergisinin ofislerinin duvarına, tercihen iğneoyasıyla yazılmış şu tablo asılı olmalıydı: Demiryolları için teşekkürler beyler. Otomobili icat ettiğiniz ve yerlileri oldukları için Amerika’ yı vermek istemeyen Kızılderilileri öldürdüğünüz için teşekkürler beyler. Artık oy kullanmak, kendin yolumu çizme ve kaderimi belirleme hakkına sahip olmak istiyorum, müsaadenizle. Bir zamanlar köleydik, ama artık o günler geçmişte kaldı. Kölelik günlerim artık bitmeli. Köleliğe ihtiyaçım yok. Tıpkı küçük yelkenlilerle Atlantik Okyanusu’ nu geçmeye olmadığı gibi. Jetler, küçük yelkenlilerden daha hızlı ve güvenli: Özgürlük kölelikten daha mantıklı . Uçmaktan korkmuyorum. Teşekkürler beyler
Sayfa 568 - Altın Kitapları Yayınevi·Kitabı okuyor
Alıntı
Üzgünüm ama ben de hoşlandım
Erkeklerin toplumsal kararlarda konuşma ve oy hakkı yoktu. Kadınlar onları bu kararları almak için yeterince zeki bulmuyordu. Aman Tanrı’m. Bir toplumun sadece cinsiyete bağlı olarak bir cinsi oy vermekten bile men etmesini anlamakta zorluk çekiyorum. Ne kadar şakacısın. Esprinden hoşlandım. Devam edeyim mi? Lütfen!
Sayfa 59·Kitabı okuyor
Mahkemede, suçlu sandalyesinde, bilerek ya da işledikleri suçları bilmek zahmetine katlanacak kadar dahi düşünmediklerinden bilmeyerek, eziyet eden, hor gören, aşağılayan, ihmal eden, aldırmayan, unutan, kötüleyen, alay eden, ıstırabı paylaşamayan, insanlar arasına duvarlar çeken, küçümseyen, çaresiz bırakan, yalnız bırakan, terkeden, baskı yapan, istismar eden, ezen, cesaret kıran, iyilik etmeyen, değer vermeyen, kalbi temiz olmayan, doğruyu yanlış gösteren, yanlışı doğru gösteren, samimiyetsiz, insafsız, korkutan, yanına yaklaştırmayan, başkasının yaşama hakkına saygı duymayan ve kendinden memnun olabilmek için her davranışı meşru sayan onlar, yani bizim küçük kalabalığımızı hava sızdırmayan tabakalar halinde üst üste saran, nefes almamızı dahi engelleyen, yani mahallemizin bütün bileği kuvvetli ve içi boş küçük kabadayıları ve onların büyük ortakları, yani esasında sayıca üstün olanlar, yani her zavallıdan daima bir rütbe bir kademe bir sınıf yukarıda olanlar, yani şekilsiz hüviyetleriyle daima vuran ve kaçınabilenler, yani hem ezip hem de ezdiklerini kabul etmeyenler, yani bir mertebe aşağıdayken ezilen ve bir derece terfi edince ezenler, yani çırağını, bir şeyler öğretmesine karşılık her zaman döven ve ona insan muamelesi etmeyen ustalar muavininin başına vuran şöförler ve onlarla birlikte memurlarına dalkavukluk ettiren âmirler, duygusuz âmirlerle birlikte garsonlara paralarıyla orantılı olarak bağıran müşteriler ve kaba müşterilerle birlikte hakkını arayanlara yumruklarını gösteren görevliler ve yetkilerini kötüye kullanan görevlilerle birlikte bilgisizin bilgisizliğini suratına çarpan ve ondan bir kelime fazla bilen bilgiçler, yani öğrenmek isteyen herkese eziyet eden öğreticiler ve onlarla birlikte bilgisizlerin bilgisizliğine gülen onlardan daha bilgisizler