Can özümden besmeleyi çekende....
Puan vermedi·112 syf.··
2026 60. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 23:13
"Düşümde düşüme girdin dün gece..." Az önce rüyamda Âkif hoca bana mesaj atmış, Seren hanım bu kez vize notlarını görerek not giriyorum diye. Ama ben uyudum, o zaman bu rüya diyerek uyandım. Çünkü nöbeti devredip uyudum. Bugün girerim dediyse girer dedim ben size. Çünkü Âkif king. O kadar. Can özümden besmeleyi çekende ; böyle iki yıl. Dosta Doğru şiirler. Hadi başlayalım. R.Ç: Hocalarım Kuran notu girilmiş O.Y: Hadi bakalım nöbetçiler istirahat vakti R.Ç: Beni nöbete bırakmıştı Seren hoca O.Y: Tahmin ettim hocam R.Ç: Şimdi saati önemsemeden çaldırsak mı kendisini hocam O.Y: Neden demez Peşimden dönen muhabbetler bu, rüyamda rüyama girecek şey max budur benim de zaten. Elhamdülillah. Çok şükür bugün de Âkif hoca beni yanıltmadı. O kadar kıymetli ki şu. En küçük şey de bile o yapmaz demek. O bunu yaparım dediyse yapar demek. Sonuç; 100'de ısrar etme 90 da oluuuuuur:) İnsan dediğin; noksan da olur.
Dosta DoğruAbdurrahim Karakoç · Alperen Yayınları · 20061,319 okunma
Kan ma sakın
9/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 22:26
Neye kanmayalım? Van helsing ve arkadaşlarının iyi olduğuna kanmamalısın okurken. Onların kötülük dediği şey tamamen farklı ve bambaşka bir yaşam formunun doğası gereğiydi. Drakula hayatta kalmak için insan kanı ile beslenmek zorundaydı. İnsanlardan saklanıyordu evet çünkü kendisini açık ettiği zaman insanların onu yok edeceğini biliyordu empati yapan her insan drakula gibi davranıp hareket edeceğini gayet iyi bilir. Doğası gereği bir aslanı kötü saymıyorsan drakulayı da kötü bir karakter olarak sayamayız. Aksine insanlar bu hayatta kalma mücadelesi veren varlığı diğer bütün varlıklar gibi yok etme eğilimindedir. Çünkü homo sapiens istilacı bir türdür. Günümüzde olduğu gibi dünyadaki bütün yaşam formlarını hızla yok etmekteyiz. Kitabın hemen başlarında Drakula Alman bir şairin şiirinden alıntı yapar "Denn die totden reiten schnell" bu ölüler hızlı sürer anlamına geliyor, ölümün kaçınılmazlığını ve yaşamın zamana kaçınılmaz olarak yenik düştüğünü simgeliyor. Kitabın sonunda da drakulanın hızlı bir şekilde uzun soluklu kaçması ve sonunda ölmesi kitabın başı ve sonu hakkında harika bir köprü kuruyor bu söz ile birlikte. Kitabın başından beri ve genelinde vurgulanan batıl inançlara ön yargı geliyor. Günümüzde bulunan merdiven altından geçme falan gibi şeyler yani. Burada yazar Bram Stoker insanların ön yargısını sunuyor ve kitabın bir kısmında da anlatmak istediği batıl inanç olmasa bile insanlar kafalarındaki eski inandıkları bilgiyi daha sağlam ve güvenilir bir bilgi olmasına rağmen ona her zaman şüpheyle yaklaşmasıdır. Zamanında Albert Einstein Isaac Newton'un dünyada kabul görmüş zaman mutlaktır ilkesini yıkıp zaman görecelidir dediği zaman dönemin aydın bilim insanları bile buna şüpheyle yaklaşmış. Aynı bizlerin de günümüzdeki batıl inançlara ya da batıl inancı olanların modern
Edebiyat
DrakulaBram Stoker · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20236,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·296 syf.··
2026 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 18:38
"Görmek" yazarın Körlük'ten sonra okuduğum 2. Kitabı. José Saramago'nun tarzı hakkında edindiğim fikre göre eserlerini aynı biçimde kaleme alıyor. Dikkat çeken üslup özelliklerinden bazıları: uzun cümleler, birkaç sayfayı bulan paragraflar, nokta ve virgülden başka noktalama işareti kullanmaması, karakterlerinin isimsiz olması... Bu tespitleri göz önünde bulundurduğumuzda kitabı anlamak -Görmek için söyleyebilirim ki- biraz zorlaşıyor. Özellikle diyalogların da paragrafta yer alması olası bir dikkat dağınıklığında kopukluğa neden olabiliyor. Tabii bu kopukluğa sebep olan şeylerden biri olay örgüsünün akıcı olmamasından kaynaklanıyor. İçeriği özetleyecek olursam roman çok yağmurlu bir seçim gününde başlıyor. Yağmurdan dolayı seçmenlerin zamanında sandığa gelemeseler de yağmur dinmeye başlayınca oy kullanmaya akın etmeleri ve çıkan oyların büyük oranında "beyaz oy" denilen boş oyların kullanılması, seçimin birkaç hafta sonra tekrarlanması ve yine beyaz oyların üstünlüğü sonucunda devletin bu konu hakkında halkın biri ya da birileri tarafından örgütlendiğini düşünmesi anlatılıyor. Kitap, yarısına kadar seçim üzerine giderken yarısından sonra "Körlük"e yöneliyor. Görmek, Körlük'ün konusu olan tüm insanların beyaz körlüğe tutulurken sadece görebilen doktorun karısına değiniyor. Kadın, İç İşleri Bakanına göre 4 yıl önceki beyaz körlükte görebilen tek insan olduğu için seçimlerde de seçmene provokatörlük yapmakla suçlanıyor. Bunun üzerine Kadın ve grubundaki insanlar bir komiser ve iki yardımcısı tarafından takibe alınıyor. Komiser bir müddet sonra yapılan işin doğru olmadığını anlıyor ve görevden uzaklaştırılıyor.
GörmekJosé Saramago · Kırmızıkedi Yayınevi · 202422,8bin okunma
Çuf Çuff! Puanım: 9 / 10
9/10
·576 syf.··
2026 43. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 00:00
Kara Kule yolculuğunda gizemlerin katlandığı, fantastik kurgunun post-apokaliptik bir dehşetle tam anlamıyla evlendiği o muazzam duraktayım. Çorak Topraklar, serinin temposunu ve epik dozunu zirveye çıkarıyor. Jake’in o akıl almaz geri dönüşü ve aramıza katılan sadık Oy ile birlikte Ka-tet sonunda tamamlanıyor. Roland’ın o buz gibi, saplantılı kalbinin bu yeni ailesi için nasıl titrediğini görmek harikaydı. Gül bahçelerinin büyüleyici kokusundan, dünyanın çürüyen ve deliren yüzü olan tekinsiz Lud şehrine geçiş ise tam bir atmosfer şöleni. Kadim robot Shardik’ten insanlığın ürkütücü teknolojik kalıntılarına kadar her sayfa sürprizlerle dolu. Ve tabii ki o final... İntihar etmeye programlanmış, bilmece meraklısı süper bilgisayar tren Mono Blaine’in içine bindiğimiz andan itibaren nabız kontrolü yapmak imkansızlaşıyor. King bizi öyle bir uçurumun kenarında bırakıyor ki, zaman kaybetmeden bir sonraki kapıdan geçmek şart oldu. Tekerlek dönüyor ve Kule artık çok daha yakın!
1000Kitap
Çorak TopraklarStephen King · Altın Kitaplar · 20231,721 okunma
O / Hakkari'de Bir Mevsim
Puan vermedi·215 syf.··
2026 221. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 20:12
Hakkari'nin ücra bir köyünde öğretmenlik yapan karakterimizin kendisine uzak yerel kültürle tanışmasına tanıklık ediyoruz. Suya atılan taşın birbirini kapsayan daireler çıkarması gibi okuru zamanla içine çeken bir olay örgüsü var. Roman özelliklerini taşımakla beraber şiirsel yönü, anlatımın akıcılığı, duruluğu, yer yer didaktik cümlelerle keyifli bir edebi çeşitlilik gözlemledim. Yazar, karakterleri konuştururken aynı zamanda kendi iç dünyasını da dillendiriyor. Gittikçe artan merakının sebeplerinden birisi de bu. "Oy ölüm Sen de ölesin"
Edebiyat
OFerit Edgü · Ada Yayınları · 199013,9bin okunma
7/10
·83 syf.··
2025 11. kitabı
Hayat gitgide artan acılar demek; artan bir hızla en dibe, en korkunç acılara doğru uçmak demekti. İşte bende uçuyorum... Rus edebiyatının değerli yazarlarından olan Tolstoy bu kitabını toplam dört senede yazmış olmasına rağmen oldukça bütün ve tek bir konu üzerine kurguluyor; ölüm. Kitap İvan İlyiç'in basit bir ev kazası nedeniyle ölümcül bir hastalığa yakalanmasını ve öleceğinin kesinleşmesi üzerine de hayatını ve çevresini sorgulaması üzerine yazılıyor. Tolstoy kitabında sıradan bir insanın sıradan bir ölümünü ele alıyor. Buradaki asıl derinlik o insanın çaresizliğinden kaynaklanan karamsarlığının satırlara yansımasıdır. 12 bölümden oluşan bu roman, Tolst İvan İlyiç'in Ölümü oy'un kalemiyle insan psikolojisinin durumlara karşı vereceği tepkileri gözler önüne seriyor. Lev Tolstoy
Edebiyat
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261bin okunma