"Görmek" yazarın Körlük'ten sonra okuduğum 2. Kitabı. José Saramago'nun tarzı hakkında edindiğim fikre göre eserlerini aynı biçimde kaleme alıyor. Dikkat çeken üslup özelliklerinden bazıları: uzun cümleler, birkaç sayfayı bulan paragraflar, nokta ve virgülden başka noktalama işareti kullanmaması, karakterlerinin isimsiz olması... Bu tespitleri göz önünde bulundurduğumuzda kitabı anlamak -Görmek için söyleyebilirim ki- biraz zorlaşıyor. Özellikle diyalogların da paragrafta yer alması olası bir dikkat dağınıklığında kopukluğa neden olabiliyor. Tabii bu kopukluğa sebep olan şeylerden biri olay örgüsünün akıcı olmamasından kaynaklanıyor.
İçeriği özetleyecek olursam roman çok yağmurlu bir seçim gününde başlıyor. Yağmurdan dolayı seçmenlerin zamanında sandığa gelemeseler de yağmur dinmeye başlayınca oy kullanmaya akın etmeleri ve çıkan oyların büyük oranında "beyaz oy" denilen boş oyların kullanılması, seçimin birkaç hafta sonra tekrarlanması ve yine beyaz oyların üstünlüğü sonucunda devletin bu konu hakkında halkın biri ya da birileri tarafından örgütlendiğini düşünmesi anlatılıyor. Kitap, yarısına kadar seçim üzerine giderken yarısından sonra "Körlük"e yöneliyor. Görmek, Körlük'ün konusu olan tüm insanların beyaz körlüğe tutulurken sadece görebilen doktorun karısına değiniyor. Kadın, İç İşleri Bakanına göre 4 yıl önceki beyaz körlükte görebilen tek insan olduğu için seçimlerde de seçmene provokatörlük yapmakla suçlanıyor. Bunun üzerine Kadın ve grubundaki insanlar bir komiser ve iki yardımcısı tarafından takibe alınıyor. Komiser bir müddet sonra yapılan işin doğru olmadığını anlıyor ve görevden uzaklaştırılıyor.