İnsanoğlu Kaderinden Kaçabilir mi?
Puan vermedi·208 syf.·
2026 18. kitabı
Jinn ve Phyllis uzay gemilerinde güzel bir tatil yaparken yakaladıkları içinde mesaj olan bir şişe ile hikayemizi bizlere ulaştırırlar. Şişeden çıkan kağıtlar Ulysse adlı bir uzay gezgini tarafından yazılmıştır. Yazılanlar ise Jin ve Phyllis'in kahkaha atacağı kadar uçuk kaçıktır. Ulysse yanında bir profesör ve yardımcısı ile beraber Dünya'dan ayrılıp yeni yerler keşfetmek için uzay yolculuğuna çıkarlar. Belli bir süre sonra da Dünya'ya benzeyen yaşanabilir bir gezegen olan Soror'a ulaşırlar. Üç gezginimiz bu gezegene ayak bastıklarında her şey yolunda gidiyor gibidir. Hatta öyle ki burada insanlarla bile karşılaşırlar. Fakat çok geçmeden bu gezegenin farklı gerçeklikleri ile acı bir şekilde tanışırlar. Soror'da insanlar vahşiyken, maymunlar uygarlığın efendileridir! Ulysse daha hikayenin başında arkadaşlarından ayrı düşer. Maymunlar onu tutsak ederler. Ona tıpkı bir deney hayvanı gibi davranırlar. O ise bu duruma ayak uydurmak yerine farklı olduğunu, nereden geldiğini göstermek ister. Baştaki çabaları başarısız olsa da zamanla kendisiyle ilgilenen Zira adlı şempanze sayesinde amacına ulaşır. Fakat amaca ulaşmak yeterli midir? Zaius gibi yobaz orangutanların olduğu yerde elbette yetersizdir. Ulysse bir süre sonra bu gezegende var olmak yerine kaçmak gerektiğini kavrar. Bunun için mücadelesine devam eder. Hikaye boyunca sadece Ulysse'in kendini kurtarma çabalarına şahit olmuyoruz. Onunla birlikte maymunların hükümdarlığını tanıyor ve sebebini keşfediyoruz. Keşfettiğimiz sebep bizleri şaşırtacak olsa da mantığımıza uygun geliyor. Ulysse bu süreçte bir de Nova adlı nispeten vahşi bir insanla yakınlaşıyor. Çocuk sahibi oluyor. Bu da aslında onun Soror'dan kaçma düşüncesini tetikliyor. Hikayemizin çarpıcı sonu ise akıllarımıza bir soruyu getiriyor: İnsanoğlu
Maymunlar GezegeniPierre Boulle · İthaki Yayınları · 20186,7bin okunma
Mazide Kalan Okumalardan
10/10
·212 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
FAHİM BEY VE BİZ ABDÜLHAK ŞİNASİ HİSAR Abdülhak Şinasi Hisar'ın ilk romanı "Fahim Bey ve Biz", 26 Mayıs - 11 Temmuz 1941 tarihleri arasında Ulus Gazetesi'nde yayımlanmıştır. Muazzam bir eser... Edebi yönü yüksek bir Türk klasiği. Okumadıysanız naçizane tavsiye ederim. Fahim Bey, bende muhabbet hisleri uyandırdı. Ömrüm boyunca unutamayacağım roman karakterleri arasına girdi. Eser, yazarımızın babasının arkadaşı olan Fahim Bey'in ölüm haberi ile başlıyor. Daha sonra yazarın ve Fahim Bey'i tanıyan pek çok insanın onun hakkındaki hislerini ve fikirlerini okuyoruz. Görgülü, bilgili, mütevazı, iyi kalpli Fahim Bey, mali sıkıntılar içinde eşiyle küçük evinde saadet, hülya ve para hayalleri kurar. Abdülhak Şinasi Hisar, hayalleriyle yaşayan, nezaketini hiçbir şartta kaybetmeyen bir insanın dünyasını anlatır. Romanın belirgin bir olay örgüsü yoktur. Fahim Bey'i tek bir kişinin gözünden değil, onu tanıyan insanların hatıraları ve anlatıları aracılığıyla tanırız. Böylece okur, "Gerçek Fahim Bey kim?" sorusunun kesin bir yanıta ulaşamaz. Her insanın hafızasında başka bir Fahim Bey vardır. Bu da romana çok farklı bir derinlik kazandırmış. Ayrıca romanı okurken Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçiş sürecinde kaybolan bir İstanbul hayatını ve insan tipini de tanımış oluruz. Fahim Bey, hayallerinin peşinden gitmiş; olması pek de mümkün olmayan isteklerinin sonunda hayata veda etmiştir. (Yazarı çok severim çok sayıda eserini okudum onları da paylaşabilmek temennisiyle) ESERDEN ALINTILAR: ✓ İnsanlar, birbirlerinden uzun mesafelerle ayrılmış yıldızlar gibi, kendi hususi boşlukları içinde dönen, hepsi yalnız, hepsi mahrem ve başkalarına kapalı birer dünyadır. ✓ "Öyle bir adamdır ki ömürdür, Fahim Bey!" diyordu. Emsali dünyada bulunmaz! ✓ Yoksa kütüphanelerine yalnız sahifelerini kestikleri
Fahim Bey ve BizAbdülhak Şinasi Hisar · Everest Yayınları · 20222,440 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·192 syf.··
2026 18. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 17:16
Vazgeçtim-İnsan sebepsiz yere terk eder mi sevdiğini? Yazarla ilk karşılaşmam diğer kitapları böyle akıcı ve güzel midir bilmiyorum ama #vazgeçtim derin bir iz bırakıyor insanda.Mehmet,feza ve korayın aşk üçgeni kısaca.İlk başlarda kavgalı gürültülü bir hikaye beklerken tam tersi sakin bir o kadar da sallantılı bir hikaye okuyor insan. Mehmet abisi gibi gördüğü komşu oğlu Koray ilk aşk… Keşke mutlu sonla bitseydi iki erkek bir kadın hikayesini öyle güzel anlatmış ki yazar hiçbirine kızamıyorsun aksi üzülüyorsun keşke mehmet veya koray bambaşka bir hikayede mutlu olsaydı.Mehmetin Koraya,Daha önce onun için gitmiştim şimdi ikiniz için giderim demesi ve çocuğuna korayın adını vermesi…Benim ana kahramanım mehmet:)) Kapanış 1 ölü 2 ruh olarak bitti.Devamını merak etmedim değil mehmet ve fezanın hikayesini de bilmek isterim.
İnceleme
VazgeçtimKahraman Tazeoğlu · Destek Yayınları · 20159bin okunma
6/10
·140 syf.··
2026 9. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 15:06
İvan ilyiç hayatını tamamen çevresinde bulunan önemli insanların görüşlerine uygun yaşamış bir adam. Onaylanmak onun için dürtüsel bir hâle bürünmüş olmalı ki evliliğini bile gölgesinde onaylanma ihtiyacını karşıladığı önemli insanların isteği doğrultusunda yaptı. Ben şahsen İvan ilyiç'in kişiliğini çok da beğenmedim kitap boyunca. Çevresinde sözünü dinlediği değer verdiği insanlar onun bir üstüydü. Çok sağlıklı bir aile ve yaşam kurduğunu düşünmüyorum bu yüzden. Tamamen işine odaklı ve gerçekten işini hakkıyla yapan bir bsan ivan ilyiç. Bu nedenle hayatını işine adadığını anlamak zor olmuyor. İvan ilyiç'in hastalığı ansızın onu buluyor ve hastalık ilerledikçe onun hayatı boyunca hiç düşünmediği şeyler beliriyor kafasında. Bir yandan hiç öleceğine inanmıyor çünkü ölümün gerçek olduğunu bilmesinin yanında ona uğrayacağı yaşadığı günlerde düşündüğü bir şey değildi. Gün içinde sanki hiç ölmeyecekmiş gibi yaşaması ölüme yaklaştığı anlarda hissettiği derin acıları da beraberinde getirdi bu nedenle. Çevresi ona ölecekmiş gibi bakmıyor bir umudunun olacağını söylüyordu hep. İvan ilyiç buna kızıyordu. Çünkü belliydi öleceği, çevresi neden ona ölmeyecekmiş gibi bakıyordu ki? Halbuki buna sinirlenmesinin yanında kendisi de kabul edemiyordu öleceğini. Yine de karısının çocuklarınjn onun için üzülmesini görmek istiyordu. Öleceği haberi onları ağlatsın istiyordu. Bunu kitabı okurken nasıl yorumlayacağımı bilemedim. Çünkü ölüm döşeğinde kendimi düşlediğimde çevremin bana ölecekmişim gibi davranmasını istemezdim sanırım. Ancak tam emin olamıyorum. Çünkü kitabın işlediği bir feksefe olan ölüm yaşamdan daha gerçekçidir düşüncesi tam ölüm anında beni bulursa bu gerçeği çevremin de kabullenmesini isteyebilirdim. Bu yüzden İvan İlyiç'e de yapmavık geliyordu tüm her şey. Karısı ve
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · İletişim Yayınları · 202461,2bin okunma
《 B Ü Y Ü C Ü 》
2/10
·688 syf.··
2026 28. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 12:53
Bu kitabı okurken, "Gereksiz bir kitap okunmasın ve okutturulmasın" diye düşündüm. Aslında düşüncemin çok değiştiğini de söyleyemeyeceğim. Elbette kitabı okurken kişisel farklılıklar vardır. Farklı bakış açıları dolayısıyla farklı dersler çıkaranlar da olmuştur. Lakin ben sevmedim. Kitabın sonunda hayvanlaşmış baş karakterimiz Nicholas Urfe'ye ne olacak diye merak ettiğimden sonuna kadar devam ettim. Yaptıklarından dolayı güzel bir hayat tokadı yediğini görmek de içime büyük bir su serpti. Ama yine de böyle bir kitaba vakit ayırmak istemezdim. Biliyorum yazarlar bazen hayatın farklı noktalarındaki insanları anlatırlar. Yazarın niyetini bilmediğim için de ona olumsuz bir şey söyleyemeyeceğim. Ama duyguları (benimki öfkeydi) harekete geçirmede başarılı olduğunu söyleyebilirim. Modern dünyamızda kadınlardan(erkeklerden hiç duymadım belki vardır bilmiyorum) çok sık duyulan bir şikayet vardır; ilişkilerde kadının ruhunu anlamadan tanımadan onun bedenine sahip olmak isteyen hayvanlaşmış bazı erkeklerden bahsederler. Hatta hayvanlaşmış demek de doğru değil çünkü hayvanın aklı olmadığı için onun fıtratıdır bu düşünce, ama insanın aklı ve iradesi vardır. Dolayısıyla böyle insanlara hayvandan daha aşağı olan esfel-i safilin üyesi demek daha doğru olur. İnsan ilişkilerinde bedensel haz bir sonuçtur. İnsan öncelikle karşısındaki insanın ruhunu, karakterini, yaşamını merak etmeli, tanımaya ve anlamaya çalışmalıdır. Elbette Rabbim insanlarda arzuyu yaratmıştır ama bu arzunun sınırlılıkları vardır. İslamiyet için bu helal bir daire olmalıdır. İnanmayanlar için de ilişkilerde insanlık kıyafetine uygun olan karşı tarafın önce ruhunun tanınmasıdır. Victor Hugo ne güzel söyler: Sadece bedenleri, şekilleri, görüntüleri sevenlere ne yazık! Ölüm her şeyi yok edecek. **Ruhları
Roman
BüyücüJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 20242,736 okunma
7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 00:00
Kahraman Tazeoğlu & Vazgeçtim "Ayrılık nedir biliyor musun sevgilim: Yaşadığını sanan bir kalbin omuzlarından, Bitmiş bir aşkın naaşının kaldırılması..." "Vazgeçtim..." Ne kadar basit bir cümle gibi görünüyor, değil mi? Peki ama neyden, nasıl ve niçin vazgeçtin? Vazgeçmek; bazen bir terk ediş, bazen bir fedakârlık, bazen kabulleniş, bazen de zorunlu bir ayrılıktır. Söylemesi kolay gibi görünse de içinde sayısız anlam barındırır. Yazar da bu kitabında "Vazgeçtim." derken aslında aşkı uğruna, sevdiği insan için büyük bir fedakârlık yaptığını; en azından öyle düşündüğünü anlatıyor. Ya geride kalan kişi gerçekten ne istiyor? İnsan, susup giderken ve vazgeçerken bunu "iyilik" ya da "fedakârlık" adına yaptığını sansa da, acaba bu davranış sevdiği insana karşı işlenmiş en büyük ihanete dönüşmez mi? Çünkü aşk; omuz omuza mücadele etmek, acısıyla tatlısıyla, hastalıkta ve sağlıkta hayatın her anını birlikte göğüslemek değil midir? Mehmet, Feza ve Koray... Mehmet, karşılıksız aşkını kalbine gömerek Feza'nın mutluluğu için kendinden vazgeçer. Feza ile evlilik hayalleri kuran Koray ise büyük bir yanlış anlaşılma yüzünden, yine onun mutluluğu uğruna aşkını feda eder. Peki, hangisinin vazgeçişi gerçekten doğru? Bu fedakârlıkların ve sessiz gidişlerin tam ortasında kalan Feza şimdi ne yapacak? Bir yanlış kaç doğruyu silecek? Ya da yanlış sanılan o asıl gerçek ne zaman gün yüzüne çıkacak? Uzun zamandır bir aşk romanı okumamıştım. Bu eser ise bana oldukça keyifli bir okuma deneyimi yaşattı. Özellikle kitabın sonunda yer alan şiirler tek kelimeyle harikaydı. Kitapla ve sevgiyle kalın...
VazgeçtimKahraman Tazeoğlu · Destek Yayınları · 20159bin okunma