Uyumsuz insan, her şeyi bir düzeye getirmekten uzaktır. Savaşı tanır, usu tümden küçümsemez ve usdışını benimser. Böylece bakışları deneyimin tüm verilerini kapsar, bilmeden önce sıçramaya da fazla eğilim göstermez. Ama iyi bilir ki bu dikkatli bilinçte artık umuda yer yoktur.
Bildiğimizi sandığımızla, gerçekten bildiğimiz arasındaki sürekli ayrılığı, yaşadığımız boyun eğişle gerçekten duyduğumuzda yaşamımızı alt üst edecek düşüncelerle yaşamamızı sağlayan yapay bilgisizliği durmamacasına başvurulacak bir şey olarak görmek gerek.
Bir varoluşun aslına uygunluk derecesi kendi yıkımından ibarettir. Oluşumuzun çiçeklenmesi: Muzaffer görünümlü olup, başarısızlığa götüren yol. Yeteneklerimizin serpilmesi: Kangrenimizin kamuflajı… Güneşin altında leşlerle dolu bir bahar hüküm sürmektedir; bizzat Güzellik, tomurcukların içinde şişinen Ölüm’den başka bir şey değildir…