“Söylemesi zor," dedi. "Yaptığımız her şey, devam etmeye yönelik gibi geliyor bana. Acımak bile… hasta olmak bile. Bazıları ölüyor ama, geri kalanlar daha sağlamlaşıyor. Bir günü yaşamaya çalışacaksın… bir günü.”
Erkek tek tek sıçramalarla yaşıyor. Bebek doğuyor, insan ölüyor, bu bir sıçrama. Bir çiftlik alıyor, bir çiftlik kaybediyor, bu da bir sıçrama. Kadın için ise her şey düzenli bir akış içinde. Dere gibi, çağlayan gibi. Sonu gelmiyor. Nehrin akışının da sonu gelmediği gibi. Hep devam ediyor. Kadın öyle bakar her şeye.
Anne, vaazların çoğu aramızda her zaman bulunabilecek yoksullarla ilgili. Eğer hiçbir şeyin yoksa, ellerini kavuştur, bekle, ölünce altın tabaklar içinde dondurmalar sunulacak sana, diyor.
“Şöyle, ‘İki, birden iyidir, çünkü emeğine daha iyi karşılık alır. Düşerlerse biri ötekini kaldırır. Ama düştüğünde yalnız olanın vay haline... çünkü yanında ona yardım edecek kimse yoktur.’