5/10
·152 syf.··
2026 17. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 09:41
Robert T. Kiyosaki'nin Zengin Baba Yoksul Baba kitabında bahsedildiği için bu kitabı dinlemeye karar verdim. Öğretici yerleri var ancak bundan çok daha iyi finans kitapları dinlenebilir. Babil’in En Zengin Adamı George S. Clason
Finans
Babil’in En Zengin AdamıGeorge S. Clason · Butik Yayınları · 20185,8bin okunma
İnsanın Tutkusu
Puan vermedi·59 syf.··
2026 12. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 08:49
Sahaf Mendel Stefan Zweig bize bu kitapta şunları çok iyi anlatıyor. İlk bölümde (Sahaf Mendel) işini, çevreni göremeyecek tutkuyla yapmanın doğurabileceği sonuçlarını. İkinci bölümde (Görülmeyen Koleksiyon) insanın tutkusunun hayattaki bir çok zorluktan daha ağır bastığında hayatı mutsuz yaşama gibi bir durumun söz konusu olamayacağından. Üçüncü bölümde (Unutulmayacak Bir İnsan) insanın tutkusunu para üzerine kurması gerektiğini değil karakteri, -dışarıda görülen kimliği- üzerine kurulmasının sunacağı rahat yaşam konforuna değinilmiştir.
Sahaf MendelStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202412,8bin okunma
Reklam
Puan vermedi·176 syf.··
2026 28. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 00:00
Amcanın Düşü okurken klasik bir Fyodor Dostoyevski ağırlığı bekliyordum ama düşündüğümden daha farklı bir kitaptı. Daha kısa ama alt metni oldukça yoğun bir eserdi. Kitap boyunca öyle entrikalar dönüyor ki bazı yerlerde gerçekten “bu kadarı da olmaz” diye düşündüm. Ama sonra durup düşününce, yazarın realist bakış açısı yüzünden hayatımızda en az bir kez bu insanlarla karşılaşmış olabileceğimizi fark ediyorsunuz. Hatta bazı karakterler fazla gerçek geldiği için daha rahatsız edici bir hâl alıyor. Özellikle statü, para ve toplum içinde yükselme isteği karakterlerin davranışlarını tamamen değiştiriyor. Kimsenin söylediğiyle düşündüğü şey aynı değil. Bazı konuşmaların altında öyle ince hesaplar var ki, kitap boyunca sürekli bir huzursuzluk hissi oluşuyor. Kitap olaylı ilerliyor ama bu olaylar daha çok içten pazarlıklar, haset, kin ve statü savaşları üzerinden şekilleniyor. Bu yüzden fiziksel olaylardan çok insanların birbirine karşı kurduğu görünmez oyunları okuyorsunuz. Sevmediğim bir karakter vardı ki gerçekten düşmanımın başına vermesin dedim. Çünkü bazı insanlar bağırarak değil, manipülatif tavırları ve sinsiliğiyle insanı yoran türden oluyor ve kitap bunu çok gerçekçi hissettiriyor. Benim için kitabın en etkileyici yanı, insanların bazen ne kadar yapmacık, çıkarcı ve manipülatif olabileceğini bu kadar sade ama rahatsız edici şekilde hissettirmesiydi.Keyifli okumalar dilerim ,tavsiye ederim.
Amcanın DüşüFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 20214,348 okunma
Durdurulamayan İnsanlık 1 - Dünyanın hâkimiyeti kimin elinde?
7/10
·176 syf.·
2026 46. kitabı
"Tüm varlıklara… aramızdan ayrılanlara, yaşayanlara ve henüz dünyaya gelmemiş olanlara. Atalarımız dünyayı bugünkü haline getirdi. Gelecekte neye dönüşeceğine biz karar vereceğiz." s.8 Yuval Noah Harari'nin ilk Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens kitabını okumuş ve çok beğenmiştim. Bu kitap sanki onun devamı veya daha da geliştirilmiş variantı diyebiliriz. Durdurulamayan İnsanlık, Homo Sapiens’in dünyadaki diğer tüm canlılara nasıl üstünlük sağladığını ve bu süreçte kolektif hayal gücünü; para, din vb. nasıl bir süper güç olarak kullandığını gösteren akıcı ve mizahi bir dille anlatan tarihi bilim serisidir. Evet kitap 3 seriden oluşmaktadır; Durdurulamayan İnsanlık 1 Durdurulamayan İnsanlık 2 Durdurulamayan İnsanlık 3 Harari’ye göre insanı durdurulamaz kılan şey alet kullanmak veya sadece iletişim kurmak değildir. Fikrimce, ruhlar, para ve devletler gibi soyut hikayeler uydurabilmesi ve bunlara milyonlarca insanın inanmasını sağlayarak devasa kitleler halinde işbirliği yapabilmesidir. Kitabın artısı şuydu bence; karmaşık tarihi ve bilimsel gerçekleri; ister biyoloji ve sosyoloji olsun, isterse de çocukların ve gençlerin rahatça kavrayabileceği bir anlatıma sahiptir. Çizimler ve konuşma dili, okumayı son derece keyifli hale getiriyor ki, bu en çok beğendiğim nüanslardan biri oldu. Kitap bir çok eleştirilere de açık olmuş; Mesela, Harari'nin dinleri "insanların doğayı kontrol etmek için uydurdukları hikayeler" olarak nitelendirmesi bazı okuyucular tarafından eleştirilmiştir. Böyle bir izahı olabilirdi diye düşünüyorum; Dinler yerine "Mitler" kavramı olsaydı belki daha doğru olabilirdi. Eskiden ağaçların, taşların, hatta kuşların "bülbül, kartal, vb" hayvanların veya nesnelerin mitleri mevcut idi. Bu subjekten bakarsak, durumun mahiyetini kavramamız mümkündür.
Düşünce
Durdurulamayan İnsanlık 1Yuval Noah Harari · Kolektif Kitap · 20221,421 okunma
8/10
·148 syf.·
2026 84. kitabı
Panait Istrati'den okuduğum üçüncü kitap. Bir arkadaşlık hikayesi. Romanyanın İbrail kentinde yaşayan genç Adrien, henüz bir meslek seçmemiş, uzun süre memleketinden uzaklarda yaşayan, yalnızlıktan ve okumaktan hoşlanan bir gençtir. Kapitalizmden, insanların ezilmesinden hoşlanmaz, bu nedenle patron olmak zengin olmak istemez. Onun istediği, kendisini anlayan, hayatı anlamlandıran güzel bir dostluktur. Evleneceği kızda bu özelliği görmediği için evlilikten sürekli kaçar. Bir gün aradığı kişiyi bulur, bu kişi bir çörekçinin yanında çıraklık eden Mihail'den başkası değildir. Mihaille arkadaşlığı Adrien'i mutlu etse de annesi ve çevresi, fikirlerin uyuşmasıyla gelişen bu arkadaşlığa, serserilik gözüyle bakarlar, çünkü onların evlenmek, çoluk çocuğa karışmak, çok para kazanıp zengin olmak gibi hayalleri yoktur.
MihailPanait Istrati · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20222,046 okunma
8/10
·211 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 00:36
Orhan Pamuk'un en çok okunan kitabı Kırmızı Saçlı Kadın ile nihayet tanıştım ben de. Çok uzun olmamasına rağmen kalın bir kitap okumuşum hissi verdi bana. Gayet keyifle okudum. Kitap, eczane işleten solcu babasının gidişinden sonra para biriktirmek amacıyla çalışma hayatına atılan Cem'in hikâyesi. 17 yaşındaki lise öğrencisi Cem, eski usulle kazı yaparak su bulmaya çalışan Mahmut ustanın yanında çırak olarak yetişiyor. Bu bir aylık çalışma sırasında bir tiyatrocu kadında aşkı keşfediyor. Kendinden yaşça büyük Kırmızı saçlı kadın ise eski efsaneleri tiyatrosunda oynayan biri. Cem'in bu kadınla ilişkisi onun hayatında oldukça derin izler bırakıyor. İlk aşk onun hayatına neler getiriyor bunu okuyoruz. Öte yandan Cem Mahmut ustanın yanında ise özgürlüğün ne demek olduğunu, birey olarak var olabilmenin koşulunu sarsıcı bir gerçekle öğreniyor. Kitapta aşka, özgürlüğe, tarihe, efsanelere, siyasete, baba oğul ilişkisine, otoriteye değinilmesini ve bunu kader etrafında şekillendirmesini çok sevdim. Bizim başımıza gelenler kader mi yoksa kendi seçimimiz mi? Eskinin gücü yeniyi etkiler mi? Hayatta acı tesadüfler, saklanmış sırların bir gün açığa çıkmasıyla mı gerçekleşir? Bu soruların etrafında Kral Oudipus'un ve Rüstem ile Sührab'ın baba-oğul ilişkisinden tüm kitap boyunca bahsediyor yazar. Buradaki ilişki, Cem'in bu efsanelere özellikle çok kafa yorması onun da hayatını şekillendiriyor bir yerde. Kader mi seçim mi? Cem'in başına gelenleri onun ağzından okurken son kısımda devreye kırmızı saçlı kadının girmesi kitabı daha da keyifli hale getirmişti. Farklı bakış açılarından bir kitabı okumayı her zaman çok seviyorum. Zaten oldukça fazla okunan bu kitabı okumayanlar var ise bir şans versin. Keyifli okumalar.
Edebiyat
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,2bin okunma
Reklam
Reklam