Herkesin bildiği şeyler part 2
Herkesin bildiği gibi şeref meselesi gibi laflar aslında insanların birbirlerini gönül rahatlığıyla öldürmeleri için icat edilmiş bahanelerdir.
Sayfa 211 - YKY (Yapı Kredi Yayınları)·Kitabı okudu
Alıntı
Marcus Aurelius döktürmeye devam ediyor. Part 2.
"İnsan hayatının süresi bir andır. İnsanın tözü, akıcı; duyumları be­lirsiz; bedeni, kolayca dağılabilir; ruhu bir an için görünen bir pa­rıltı; kaderi, zorlukla bilinebilir; ünü, belirsiz bir kanıdır. Tek keli­me ile insanın bedeniyle ilgili her şey, akan bir su; ruhuyla ilgili her şey, bir rüya ve dumandır. İnsan hayatı bir savaş, yabancı bir ülke­de kısa bir kalış; onun ölümden sonraki ünü ise, bir unutmadır" (Il, XVII). " Her birimizin ancak içinde bulunduğumuz zamanı yaşadığı­mızı, bu zamanın ise ancak bir an devam ettiğini hatırla; geri kalan yaşanmıştır veya belirsizdir. O halde herkesin yaşadığı zaman kısa­dır. Bu zamanı yaşadığı dünyanın köşesi de küçüktür; ölümden sonraki en kalıcı şöhret bile küçüktür" (III, X). "Sürekli olarak şunları düşün: Hastalarına kaşlarını çatan ne kadar çok hekim, büyük bir olay olarak diğer insanların ölümünü önceden haber veren ne kadar çok astrolog, ölüm ve ölümsüzlük üzerine bitmez tükenmez tartışmalar yapan ne kadar çok filozof, çok sayıda insanın ölümüne neden olan ne kadar çok lider, sanki hiç ölmeyeceklermiş gibi ellerinde tuttukları güçlerini zalimce bir kibirle insanların hayatı ve ölümüyle ilgili kararlar almakta kulla­nan ne kadar çok zorba hükümdarlar öldüler! Helice, Pompei, Herculanum ve diğer benzerleri içinde olmak üzere ne kadar çok şehir yok oldu! Bunlara senin birbiri ardından öldüklerini gördü­ğün, diğerlerini de ekle. Onlardan her biri diğerine son görevini yaptıktan sonra kendisi de öldü ve ona bir başkası son görevini yaptı; bu başkasına da bir başkası aynı şeyi yaptı. Bütün bunlar ne kadar kısa bir zaman süresi içinde oldu! Kısaca insani şeyler gelip geçici ve değersizdir; dün bir parça yumurta, yarın mumya veya kül" (IV, XL VIII).
Sayfa 217 - İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Tarihe Not Part 2 (21.04.2026) Ama biraz daha derinleştirmekte fayda var. Giovanni Drogo, askeriyeden ilk görev yeri olarak kuzeyinde ıssız Tatar çölü bulunan Bastiani Kalesi'ne atanan bir subaydır. Drogo'nun Bastiani Kalesi’ne gidişi ile roman başlar. Kahramanımız, burada kalmak istemese bile zamanla alışkanlıkların ve rahatlığının etkisi ile kalede yıllarca kalmaya karar verir. Bu karar onun hayatındaki en önemli ve bütün hayatını etkileyen karar niteliğindedir. Aslında Drogo başlangıçta hemen geri dönmek ister ancak hastalık gerekçesiyle gitmenin mesleğine zarar vermesinden çekinerek dört ay kaldıktan sonra gitmesinin uygun olduğuna karar verir. Bu karardan sonra, kale bir takıntı, beklenen serüvenin gerçekleşeceğine inanılan yer, umut, kahramanca bir yazgının beklentisini körükleyen yer haline gelir. Bastiani kalesi artık Drogo'nun gitme gücünü elinden almıştır. Nasıl mı? Drogo zamanla kaleye alışır ve buradaki rahatlığından vazgeçemez. Zamanla Tatar çölüne olan tutkusu ve çölün derinliklerinden geleceğine inandığı kahraman yazgısı onu şehir yaşantısından daha çok cezbetmeye başlar. Kısacası kaleye alışır ve bu alışkanlık Drogo'nun yaşamında birçok şeyden vazgeçmesine sebep olur. Sonuçta tercih Drogo'nun tercihidir ve kalede kalma tercihi Drogo'yu hayallerinden oldukça uzak bir yere götürür ve arkasından kapıyı kilitler. Artık Drogo alışkanlıklarının ve umutlarının kölesi olmuştur. Aslında Drogo'nun Bastiani Kalesi'ne ilk gittiği zamanlarda kale ile ilgili kurduğu şu cümle her şeyi açıklıyor: "Burada her şey bir feragati andırıyordu; ama ne uğruna, hangi gizemli şey uğruna bir feragatti bu?" Yine kitabın içerisinde yer alan ve Drogo'nun tercihini en iyi özetleyen cümlelerden birisi de şu cümledir: "Belirli bir zamanda, arkamızda bir kapı kapanır ve bir şimşek
Alıntı
But mama I'm in love with a criminal part 2
"Bana bir kere daha dokunacak olursan  saçlarından önce  yüzüne saldıracağım . Yüzüne bıraktığım birkaç hatıra belki biraz olsun küstah ifadeni siler ." "Beni kıskanıyorsun . Önce saçlarım ... şimdi de yüzüm . Kıskanmana gerek yok , Gri Hanım , istersen hepsi senin olabilir ."
Kunter ve Yekta·Kitabı okudu
Benden Korkun Part 2
Bir intikam ateşi yanıyor şimdi Gönlümdeki yalçın dağların tepesinde, Kış geldiğinde yeşil yaprakların Renklerini değiştirmesi gibi, Ben de bir zaferle intikamımı aldığımda, İntikamın kanlı renkleri de oynaşacak.
Sayfa 46 - Türkiye İş Bankası Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Cringe atak part 2 kalın olduğunu az vurgulamış sanki
"Şey... Burası kadınlar tuvaleti değil mi?" Tereddüt. Sessizlik. "Yoo." Adamın sesi kalındı.Oldukça kalın. Fazlasıyla kalın.Hayalleri süsleyecek derecede kalın.