Özgür bir insanın kahramanları olamaz, çünkü kahraman statükoyu simgeler. Taklit edilmesi gereken bir modeli simgeler. Kahraman yaratma özlemi, hepimizin içindeki totaliter eylemi güçlü bir kişiye gönüllü olarak boyuneğme ihtiyacını gösterir. Kahramana duyduğumuz gereksinim, kendi içimizdeki güvensizlikten doğar. İster muhalefette, ister iktidarda, ister balığa çıkmış ister işte olalım; hepimiz bir başkasından(saygı duyulan bir meslektaşımızdan tutunda kendisini de bir tür kahraman olan Tanrı’ya kadar) neye, nasıl ve ne zaman yapmamız gerektiğini ilişkin bir işaret bekleriz.
Amerikalı bir sosyalist lider, bir işçi kongresinde bir gün, “ben size sosyalizmin kaplarından içeri sokabilirim, ama bir başkası, size aynı kolaylıkla dışarı çıkarabilir.” demişti. Kahramanlar, bizi sakatlayarak yönetirler. Totaliter bir toplum kahramansız olamaz. Özgür bir toplum ise kahramanlarla var olamaz.