Ne gam! Bu dünyada nasibim olan
Pay dünyanın en küçük payıymış,
Bir dakkalık nefretle unutulan
O sevda yıllarıymış!
Terkedilmişler bile benden mutlu
Diye yakınmıyorum güzelim,
Beni asıl üzen, senin üzülmen
Yazgıma şu gelip geçici benim.
İlk duyduğumda iliklerime kadar titrediğim şu cümle beni daha çok korkutur olmaya başlamıştı: "Birbirlerini gerçekten çok seven dostlar birbirlerinin kaderinden pay alırlar..."
"Evrenin doğasının görevi şudur: Burada olanları oraya aktarmak, dönüştürmek, oradan almak ve başka yere taşımak. Her şey değişir, ama yeniden korkmamalı. Her şey alışık olduğumuz, bildiğimiz şeylerdir, hatta pay edilişleri bile benzerdir."
"Pay istemiyoruz! Sahip olduğunuz her şeyi istiyoruz. İktidarın dizginlerini ve insanlığın kaderini elimizde tutmak istiyoruz. İşte ellerimiz. Bunlar güçlü ellerdir. Hükümetlerinizi, saraylarınızı, rahatınızı alacağız elinizden, ve o gün ekmeğiniz için, tarladaki köylü
ya da metropollerinizdeki aç ve çelimsiz kâtip gibi çalışmak zorunda kalacaksınız. İşte ellerimiz. Bunlar güçlü ellerdir. "