8/10
·400 syf.··
2026 42. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 10:03
orhan kemal’in ağlayarak yazdığı “el kızı” romanı. kitabı okurken gerek güldüm, gerek sinirlerdim, gerekse gözlerim doldu ağlamaklı oldum. ilk defa orhan kemal okuyorum biraz tereddütüm yok değildi fakat oldukça akıcıydı. ilk gün 20 sayfa okuyup romanın içine giremeyeceğimden korkmuştum, ikinci gün bir oturuşta 334 sayfa okudum ve bugün bitirdim. kitap genel olarak iyiydi, elimden bırakamadım. kötü kaynana, saf gelin, annesini durduramayan erkek, iki çıkarcı komşu, bar kızı ve arkadaşı temaları iyi bir örüntüde işleniyor. nazan’ın hikayesi gerçekten etkileyiciydi, bol bol psikolojik betimlemeye gerek yoktu, mazhardan sonra yaptıkları onun o anki ruh durumunu çözmemiz için gayet yeterliydi. kötü kaynananın (hacer hanım) nazan’ı atmak için elinden geleni yapıp amacına erdiğinde dünyasının başına yıkılması klasik bir klişe aslında ama hacer hanım’ın geçmişini okuyup kendi kendine geçmişi düşünüp konuşması kısımları falan ayrı bir olaydı. kötü kaynana olacağı bariz belliymiş küçüklükten beri ama hacer hanımın cv de öh yani. dönemin sosyolojisini en iyi romanlardan öğreniriz ya, dönemin erkolarının bir kısmının da yaşlısı genci demeden z*nayı ve s*ldırıyı nasıl normalleştirdikleri de görmüş oluyoruz. nazan’a zorla yapılanlardan sonra suçlu yine nazan oluyor. kitapta okurken kişisel olarak rahatsız olduğum şeyler şu kiii batılıyız diye ya da batılılaşma sürecini göstermek için sürekli kaza kader inancına, söylenmesi şirk olan sözcüklere, Allah’a, çarşaf ve peçeye iğneleme vardı. tamam, en batılı ve modern sizsiniiiiz, tamam siz size hayır duası edilmesini de istemiyorsunuuuz, tamam çarşaf peçe de takmayacaksınız mont ve kabanlar daha güzel tamam. karakterlerin bazılarının bu ağızdan konuşması bir süre sonra bir müslüman olarak beni rahatsız etti. sorun zaten Nazan’ın
1000Kitap
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,4bin okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2026 11. kitabı
Kitap fuarında başka bir kitabı ararken görevli arkadaşın tavsiyesi üzerine aldım Boyalı Peçe'yi. Tereddüt etmediğimi söyleyemem ama kitabı okumaya başladığımda bütün önyargım yok oldu diyebilirim. Genç, güzel ve bir o kadar kibirli bir kadının yaşamının belli bir dönemini anlatıyor kitap. Kadının tek başına birey olarak var olamayacağı, ailesi veya eşi sayesinde var olduğu düşüncesiyle yetiştirilen bir genç kızın evlendikten sonra hayat ve gerçeklerle yüz yüze gelmesini, öz eleştiri yapmasını, hatalarının ve özellikle insan olarak yapabileceklerinin nasıl farkına vardığını anlatıyor. Çok uzun zaman önce izlediğim "Duvak" isimli filmin bu kitaptan uyarlandığını kitabı okumaya başladıktan sonra fark ettim :) Hiç sıkılmadan, akıcı bir şekilde okunacak güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum. Keyifli okumalar dilerim:)
Edebiyat
Boyalı PeçeW. Somerset Maugham · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20163,656 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7/10
·206 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
Örtünmenin Siyaseti Joan Wallach Scott Cinsiyet ve Feminist tarih çalışmalarıyla tanınan Joan Wallach Scott; cinsiyet özgürlüğünün demokratik siyasete evrenseleştirici gücüne odaklanmaktadır. Çalışmaları, teorinin tarihsel ve güncel olaylara uygulanmasıyla, terimlerin nasıl tanımlandığına ve pozisyonların ve kimliklerin nasıl ifade edilmiş olduğu konusunda durmaktadır. Scott'a göre: ''İslami başörtüsünü yasaklayan kanunlar, postkolonyal suçluluk ve korkudan, ırkçılık ve milliyetçilikten beslendiğini'' savunmaktadır. Fransız cumhuriyetçilerin İslami bölücülük tehdidi olarak gördükleri meselelerle başa çıkmanın tek yolunun başörtüsünü yasaklamak olduğunu düşünen siyasal söylemin sorunları tam olarak çözümlemediğini ifade etmektedir. Kitapta, Fransada ki müslüman kadınların başörtüsü, peçe, burka gibi örtünme şekillerinde siyasal-sosyal alanda yaşadıkları entegrasyon sorunları, islamafobi, ırkçılık, sekülerizm, bireycilik vb. gibi konuları objektif bir bakış açısıyla ele almaktadır. Yazar:'' Örtünmenin Siyaseti" adlı kitabını Fransız Müslümanlar hakkında değil; Fransızların onlara dair hakim görüşüyle ilgili'' olarak yazdığını belirtmektedir...
Araştırma-İnceleme
Örtünmenin SiyasetiJoan Wallach Scott · Boğaziçi Üniversitesi Yayınları · 20124 okunma
10/10
·240 syf.··
2026 26. kitabı
Hikayesi dizi gibi ilerliyor , okurken bütün karakterlerle istemsizce empati kurmaya başlıyorsunuz.Sonrasında ise bu karakterler sanki yakınlarımızda da varmış hissiyatı veriyor ve daha sonra hikaye farklı bir şekilde son buluyor. Kitabın akıcılığı çok güzel en bastada dediğim gibi sanki bir dizi izliyormuş gibi olması, karakterlerin ve hikayenin yabancı gelmemesi kitabı daha keyifli hale getiriyor .Hikayenin devamının olmasını isterdim.
Boyalı PeçeW. Somerset Maugham · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20163,656 okunma
9/10
·256 syf.·
2026 4. kitabı
Kitabın gerçek bir hayat hikâyesi olması ve maalesef İslam'ın yanlış anlaşıldığı bir coğrafyada kadın olmak yada kız çocuğu olarak dünyaya gelmenin beraberindeki zorlukları,kadınların rızaları olmadan burka( peçe) takmaları, ve 10 yaşından büyük kızların okula gitmelerinin yasak olduğu, bombalarla büyüyen ve ne yazık ki bomba seslerine bir müddet sonra alışmasını anlatırken, bir yandan da tüm zorluklara karşın aklına koyduğu hayalin peşinden giden ve bu uğurda vurulmasına, ölümle burun buruna kalmasına rağmen vazgeçmeyen cesaret ve azmin kendisinde toplandığı bir hanımefendinin gençlere örnek teşkil edecek etkileyici bir eseridir. Malala hâlâ hayatta ve çok güzel işlere imza atıyor. Savaşların olmadığı çocukların öldürüldülmediği, eğitimin bir ayrıcalık değil bir hak olduğu ve herkesin özgürce okuyabileceği nice güzel yarınlara Bu arada ben biraz zamana yayarak okudum çok kısa sürede okunup bitebilecek bir eser:) Vesselam
Ben MalalaMalala Yusufzay · Pegasus Yayınları · 20193,821 okunma
Coğrafya kader değil keder'dir!
Puan vermedi
Roman açık biçimde bir ülkenin adını vermez; ancak Ortadoğu’daki teokratik-totaliter rejimlerin ortak atmosferini taşır. Kitap, 2003-2004 de basılmış bu durumda bahsedilen ülkeler İran veya Afganistan olabilir! Mungan bir ülke anlatmaktan çok, baskının evrensel biçimlerini anlatmak ister. Orta Doğu’nun acılarını, kimlik arayışını ve toplumsal baskısını masalsı ve sert bir dille ele alıyor. Mungan’ın hem politik alegoriye hem de Doğu anlatı geleneğine yaslanan en yoğun romanlarından biridir. Bir dönüş hikâyesi gibi görünse de; esasen hafıza, sürgün, beden politikaları, kayıp, aidiyet ve iktidarın gündelik hayat üzerindeki tahakkümü üzerine kurulmuş çok katmanlı bir metin; burada yalnızca bir hikâye anlatmaz; kültürel hafızayı işler ve dili neredeyse mimari bir unsur gibi kullanır. Sayfa sayısı az ama etkili bir novelladır. Mungan, bu eserinde yeni bir masal türü yaratır. Eser, savaşın ve köktendinciliğin gölgesindeki isimsiz coğrafyada geçer. Yazar kelimeleri birer nakış gibi işlemiştir. Eser de şiirsel, ağdalı ama akıcı bir Türkçe hakim; tasvirleri ile okuru o boğucu, tozlu ve her an denetleniyormuş hissi veren atmosfere hapseder. Cümleler düz anlatımın ötesine geçerek; ritim, metafor ve çağrışım üzerine kurulur. Özellikle karanlık, kapılar, kumaş, gölge gibi imgeler roman boyunca tekrar ederek sembolik bir ağ oluşturur. Yazar, korkunun bir yaşam biçimi haline geldiği, renklerin ve yüzlerin yasaklandığı; her şeyin çador altında gizlendiği bir dünyayı anlatır. Hikâyenin merkezinde, yıllar sonra annesini bulmak için sürgünden dönen Akhbar adlı genç yer alır. Akhbar döndüğü topraklarda hem bir yabancı hem de bir suçlu gibidir. Annesi ve ailesi ile beraber sevgilisini ararken aslında kendi geçmişini ve parçalanmış kimliğini arar. Akhbar da yurtsuzluk duygusu, içe
ÇadorMurathan Mungan · Metis Yayınları · 20241,678 okunma