"Şunu tutar mısın" dedi.
"Tutarım" dedim.
O önde, ben arkada otobüse bindik.
En arkada boş bir koltuk vardı. Oraya kadar aynı şekilde yürüdük. Herkes bana bakıyordu, utanır gibi oldum. Çünkü elimdeki, adamın iki koltuk değneğinden biriydi.
Umutlandı. Yüzü açık kalmış bir kitap gibiydi, aşk hakkında hiç söylemediği sözler satır satır okunuyordu. Mucizeler her zaman beklenir hayattan. Aşkın kendi varlığından gelen, iyileştirici bir gücü vardır ve kıyaslanacak olursa, aşkla geçen zamanın özgül ağırlığı, saatlerin gösterdiği zamanınkinden kat kat fazladır.
Aşk zamanın yoğunluğunu arttırmaya muktedir olan tek kimyadır.