Hakan Emre Şahin

Hakan Emre Şahin
@poetasaf
Her şeyi, düzeltmeye, kalkışmanın, yok ettiği
Akdeniz üniversitesi/ Sınıf öğretmenliği
Antalya
Adana, 2003
15 okur puanı
Şubat 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Spoiler İçerir!
10/10
·125 syf.··
Beğendi
·
2023 11. kitabı
Öncelikle yazarımız Jhon Stainbeck'in alegori ustası olduğunu belirtmek istiyorum. Ve bu kısa görünümlü kitabın derinlerinde çok fazla mesaj bulunmakta. Kitap Soledad kasabasında, Soledad İspanyolca'da yalnızlık demek, George mılton ve Lennie small isimli iki arkadaşın kendi çiftliklerini kurmak için çalışmaya gitmeleriyle başlıyor. George karakterimiz kısa çelimsiz ama zeki Lennie karakterimiz ise uzun boylu yapılı fakat zihinsel engeli bulunmakta. Lennie, George'nin başına sürekli iş açmakta. Gittikleri her çiftlikten kovulup türlü türlü olumsuzluklara sebep olmakta. Karakterlerimiz hayalleri için uğraşmakta ama bu hayal göründüğü gibi kolay değil hatta sonraları mümkün olmayacağı da anlaşılıyor. Çünkü kitap 1930'lu yıllarda geçiyor ve o zamanlar bütün insanlığın içinde bulunduğu bir durum var: Büyük Buhran. Büyük buhran zamanında işçi kesimi için iş yok, yiyecek yok, kalacak yer yok en kötüsü hayalleri gerçekleştirmeye olan inanç yok. Fakat bu iki arkadaşın motivasyonları var, birbirleri. Çünkü Geogre ve Lennie gibi çiftlik ırgatlığı yapanlar, dünyanın en yalnız insanlarıdır. Ne aileleri vardır, ne de yerleri yurtları. Fakat karakterlerimiz birbirleriyle olan ilişkilerinden güç almakta ve herkesten farklı olduklarını düşünmekte. Karakterlerimiz bir çiftliğe geliyor ve orda da kendileri gibi farklı özelliklere sahip ama aynı şeyleri hisseden insanlarla tanışıyorlar. Çiftlik sahibinin oğlu Curley, tam bir baş belası ve sürekli Lennie ile uğraşıyor en sonunda da Lennie'nin sonuna sebep oluyor. Çiftlikte oldukça yaşlı bir adam da var Candy ve onun gibi olan yaşlı köpeği.. Köpek kör, yürüyemez bir halde ve üstelik kokuyor. Çiftlikteki herkes köpekten rahatsız. Bir akşam Candy'e köpeğinin öldürülmesi, bu şartlar altında yaşamanın ona hiçbir faydası olmadığını
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,9bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
6/10
·%22 (71/318 syf.)·
Kitap dört ana bölümden oluşmakta. İlk iki bölümü okuduktan sonra yarıda bırakmanın daha uygun olacağını düşündüm çünku son iki bölüm kitabın büyüsünü bozacakmış gibi geldi. İlk iki bölümde Ömer Hayyam'ın Semerkant'a gelişini, ara ara aşk hayatını, nizamulmülk tarafından devletin önemli kademelerine getirilişini, Hasan Sabah'ın devletin içine sızıp daha sonra haşhaşiler tarikatının kurulmasını ele alıyor. Son iki bölüm ise Ömer Hayyam'ın rubaiyat adlı eserinin orijinalinin bulunmasının ve titanik kazasında kaybolmasının serüvenini hikayenin anlatıcısı Benjamin Omar Lesege'nin ağzından öğreniyoruz. Beni Ömer Hayyam'ın düşünceleri, dünya görüşleri, çoğunun ona ait olup olmadığının -maalesef- bilinemediği rubaileri etkiledi. Fakat yazarımızın bir Türk düşmanı olduğunun altını da çizmek istiyorum. Belki çok belli etmemiş olsa da gizliden gizliye satırların arasına serpiştirmiş. Bu kitabı yarım bırakıp, Fedailerin Kalesi Alamut kitabını okumanın daha isabetli olacağını düşünüyorum ve tabii ki Dörtlükler olmazsa olmaz. Velhasıl kelam ilk üç bölümü okunmaya değer bir kitap. Alınması gereken mesajlar belli onları alabilsek kâfi.
Edebiyat
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,9bin okunma
NAH KALKINIRIZ!
9/10
·200 syf.··
2023 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2023 00:00
20 adet, olay olarak birbirinden farklı ama ana fikri ortak olan hikayelerden oluşmakta. Ana fikir de şu: Bu ülke nah kalkınır. Çoğu kişi sevmez aziz nesini neden?Doğruları konuştuğu için tabii ki de. Hikayeleri okudukça yahu aynı bu zamanları anlatıyor demekten kendinizi alamıyorsunuz. Alamazsınız tabii çünkü biz böyle gelip böyle giden bir toplumuz. Gerek tipik Anadolu insanının cahilliği ve bu cahillikten faydalanan sözde "aydın" insanlar, gerek din adına hiçbir şey bilmeyip üstüne fütursuzca yapılan işler... Velhasıl bunlar gibi nice örnek. Aziz Bey yazmış, o zamanlarda gözü açılmış ki yazmış, bir şeyler değişir belki diye yazmış, bize de okumak düşer. Okuyalım ki kalkınalım. Bu kitabın çok şeyi değiştirme potansiyeline sahip olduğuna inanıyorum. Umarım okuyup ders çıkarabilen bir toplum oluruz.
İnsan ve Toplum
Nah KalkınırızAziz Nesin · Nesin Yayınları · 20221,969 okunma
Savaş savaş savaş...
9/10
·136 syf.··
2023 10. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2023 00:00
Ne kadar çok duyar oldum şu sıralar bu kelimeyi. Duymamak da elde değil ki... Geçmişimiz geleceğimiz hep bu can acıtan kelime ve getirdikleri ile dolu veya götürdükleri ile... Romanımız 2. dünya savaşı sırasında o zamanların Sovyet Rusya yönetimindeki bir Kırgız köyünde geçiyor. Baş karakterimiz Tolgonay Ana etrafında şekilleniyor bütün olay. Yer yer Toprak Ana ile dertleşiyor Tolgonay. Savaşın bir insandan neler alabileceğine şahit oluyoruz. Yalnız ölenler değil sağ kalanlar için bile geride hiçbir şey bırakmayacağına ant içmiş o savaşın... Kocası Suvankul'u oğulları Maysalbek, Kasım, Caynak'ı savaşta kaybetmiş bir ana. Diğer bütün analar gibi. Ve Kasım'ın biricik eşi Aliman. Diğer bütün gözü yaşlı eşler gibi. Ve Tolganay ile Aliman'ın dayanışması yalnızlığa dayanmaları, evi erkeksiz çekip çevirmek için birbirlerini var güçleriyle desteklemeleri. Böyle metanetli olabilen aileler gibi... Savaşa sebep olan insanlar bu kadar zekiyse madem iddia ettikleri gibi, böyle eserleri hiç okumazlar mı? İnsan öldürmek mevzu bahis olduğunda her türlü şeyi düşünebilen insanlar hiç savaşın görünmeyen yüzünü düşünmezler mi? Tolgonay Ananın dediği gibi: " Eğer dünyadaki bütün insanlar o gün bizim köyde olduğu gibi hep iyi şeyler düşünseydiler, çocuklarını, kardeşlerini babalarını, eşlerini bizim kadar çok sevseydiler belki savaş hiç başlamazdı." Ya da Toprak Ananın şu haykırışını kimse işitmedi mi?: "Ben toprağım, bana bakın! Her biriniz için aynıyım ve siz de benim gözümde eşitsiniz. Benim için önemli olan sizin sözleriniz değildir. Ben sizin dostluğunuza muhtacım, çalışmanıza, beni işleminize! Saban izine bir çekirdek, bir tohum tanesi atın size yüz katını vereyim. Küçük bir fidan dikin kocaman bir çınar vereyim. Derinim yükseğim, büyüğüm, uzun bucağım yok hepinize yeterim
Araştırma-İnceleme
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202277,9bin okunma
Savaşların Görünmeyen Yüzü
Puan vermedi·50 syf.··
Beğendi
·
2023 6. kitabı
Yakın zamanda izlediğim "Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok" filmi ile oldukça bağdaştırdığım bir eserdi. Zira filmi izlemeden önce, savaşın insan canına veya insan psikolojisine ne denli boyutta kast ettiğini, üstünde durarak düşünmemiştim. Filmi izleyip üstüne kitabı okuduktan sonra anladım ki savaş; birkaç insanın çıkarı uğruna milyonlarca insanın ölümüne yol açan ve bu katliama sebep olanların "ama buna mecburuz" gibi söylemlere sığındığı bir vahşetten başka bir şey değilmiş. Stefan Zweıg bu eserini yazmadan önce, savaş sırasında bir devlet dairesinde memur olarak çalışıyor. Savaşın gerçek yüzünü görmediği için her şey güllük gülistanlık gibi geliyor ona. Ta ki cepheden yaralı dönen askerlerin gördüğü ana kadar. O andan itibaren savaşa karşı görüşü tamamen değişiyor ve ardından bu kitabı yazıyor. Kitapta ise karakterimiz Ferdinand savaştan kaçıp karısıyla birlikte İsviçreye sığınıyor. Daha sonra cepheden evine, orduya çağrıldığına dair bir mektup alıyor. Olaylar da bundan sonra başlıyor. Ferdinand'ın iç muhasebesi ve karısının Ferdinand'ı cepheye gitmemesi, buna mecbur olmadığı, kocasının özgür olduğu konusundaki telkinleri ve ikna etme çabasına şahit oluyoruz. Ve bizi ikilemde bırakan bir sona doğru ilerliyor. Bakalım Ferdinand'ın vatan sevgisi mi yoksa aşkı mı galip gelecek?
Savaş
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175,1bin okunma