Tüneldeki ışığım Źiźek
Zizek’i okumak anekdotlar, Kant, popüler sinema, bilim, din, Marx, opera, açık saçık fıkralar, güncel olaylar, modem sanat, Derrida, politikçe doğruluk, kanonik edebiyat, sibermekân vb. arasında, Hegelci diyalektiğin ve Lacancı teorinin virajlarında sarsıntılarla dolu, heyecan veri­ci bir roller-coaster turuna çıkmaya benzer. Sürükleyici bir konuşmacı olan Zizek, aynı zamanda kendini çok iyi anlatan kişidir; onu dinlerken, anlattık­larını sanki daha önce duyduğunuz hissine kapılsanız bile, bu deneyim, yine de karşı koyulamaz derecede uyarıcı olur.
Sayfa 13 - Encore Yayınları·Kitabı okuyor
Din felsefesindeki en çetin problemlerden biri de Tanrı'nın evrene nasıl müdahale ettiğidir (mucizeler, duaların kabulü vb.). Klasik fizikte, Tanrı'nın olaylara müdahale etmesi için doğa yasalarını “kırması” veya “askıya alması” gerekir. Bu da Tanrı ile kendi koyduğu yasalar arasında bir çelişki gibi algılanabilir. Kuantum mekaniği ise burada teizme (Tanrı inancına) ilginç bir imkân sunar, Kuantum olayları olasılıksaldır; örneğin bir atomun ne zaman bozulacağı veya bir elektronun hangi yarıktan geçeceği önceden kesin olarak belli değildir, sadece olasılıklar (yüzde 50 sağ, yüzde 50 sol gibi) bellidir. Bazı çağdaş teologlar ve fizikçiler (örneğin Robert John Russell), Tanrı'nın evrene bu “kuantum belirsizlikleri” üzerinden etkide bulunabileceğini öne sürer. Bu görüşe göre Tanrı, belirli bir kuantum olayının sonucunu (olasılık dağılımını bozmadan) belirleyerek evrenin akışına yön verebilir. Şöyle bir örnek verelim: Bir olayın gerçekleşme ihtimali yüzde 50 ise ve Tanrı o olayın gerçekleşmesini irade ederse, dışarıdan bakan bir bilim insanı için bu hala fizik yasalarına uygun “rastgele” bir olaydır; ancak metafiziksel arka planda bu bir “ilahi eylem”dir. Bu sayede Tanrı, doğa yasalarını ihlal etmeden (mucizevi bir kırılma yaratmadan) evrende aktif bir şekilde iş görebilir. Bu yaklaşım, modern bilim ile ilahi takdir (kader) inancını uzlaştırma çabaları arasında günümüzdeki en popüler ve makul görülen yaklaşımlardan biridir.
Sayfa 293·Kitabı okudu
1000Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Son dönemde bazı popüler yazarlar ve spiritüel çevreler, “Enerji yok olmaz, dönüşür; bilinç de bir enerjidir, o halde ölümden sonra bilinç varlığını sürdürür” şeklinde bir argümanla kuantum fiziğine atıf yapmaktadırlar. Bu yaklaşım, kulağa hoş gelse de fiziksel yasaların yanlış bir analojisine dayanır. Öncelikle, fizikteki “enerjinin korunumu” yasası, enerjinin toplam miktarının değişmediğini söyler; ancak enerjinin formunun veya düzeninin korunacağını garanti etmez. Bir kitap yandığında da enerjisi yok olmaz; ısıya, ışığa ve küle dönüşür. Ancak artık ortada okunacak bir “kitap” (bilgi bütünlüğü) kalmamıştır. Benzer şekilde, bilincimiz nöronların karmaşık bir organizasyonundan doğuyorsa, bu organizasyonun dağılması (ölüm), enerjinin yok olması demek değildir ancak “benliğin” yok olması anlamına gelebilir.
Sayfa 291·Kitabı okudu
1000Kitap
Fikirler ya da kavramlar popüler şekliyle "önseziler" şeklinde zihnimizde belirlendiğinde, bunlar aşağıdaki kavramların bir yada daha fazlasından gelir: 1. Sonsuz akıl 2. Beyne beş duyu yoluyla ulaşan düşünce dalgaları ve duyu izlenimlerinin depolandığı bilinçaltı. 3. Bilinçli düşünce yoluyla bşr fikir ya da kavramı ifade eden başka insanların zihinleri. 4. Başka insanların bilinçaltı depoları.
Sayfa 155 - Altın kitaplar
Alıntı
Bor
Elizabeth dönemi İngiltere'sinde yumurta kabukları ve yağ ile karıştıralarak kozmetik olarak kullanılmış ve o dönemde popüler olan beyaz fondöten olarak yüze sürülmüştür.
Sayfa 20·Kitabı okuyor
Bilim
(...) yeni Türkiye'yi inşa aşamasında Mustafa Kemal derinden etkileyen çalışma, Celâl Nuri'nin tavsiyesi üzerine okuduğu, H.G Wells'in, evrenin oluşumundan Birinci Dünya Harbi'ne uzanan dünya tarihini özetleyen The Outline of History (1919-20) çalışması olmuştur. Wells tarafından yirminci yüzyıl "Encyclopédie"si olma iddiasıyla kaleme alınan bu çalışma, Diderot'nun eserine benzer bir "mega bilgi kaynağı" sunmanın yanı sıra on dokuzuncu asır Alman vülger materyalizmi ile popüler Darwinizmi yirminci yüzyıla taşıyan, insanlığın evrim ve gelişimini bu parametreler dâhilinde analiz eden bir çalışma karakterine sahip olmuştur. Kurgubilim romanlarıyla şöhret kazanmış olan Wells, "opus magnum"u niteliğindeki kitapta, ilginç bir gelecek ütopyası da ortaya koymuştur.
Sayfa 480-481·Kitabı okuyor